3402 Sayılı Kanun Kapsamında Zilyetlikle Taşınmaz Edinme İddialı Kadastro Davasında Tekrarlanan Bozmalar Sonrası Delil Eksiklikleri İncelemesi.
Özet: Tapusuz bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle tescili talebini içeren kadastro tespitine itiraz davasında, Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin davayı kabul kararını bozmuştur; bozma gerekçesi olarak çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin, orman vasfının ve eski belgelerdeki durumunun yeterince araştırılmaması, komşu parsel kayıtlarının getirtilmemesi ve bu eksikliklerin giderilmesi için kapsamlı bir keşif ile uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
ASIL-BİRLEŞEN DAVA SAYISI
: ███████ E.,2023/5 E.- ███████ KKARAR
: Asıl dosya yönünden asli müdahil Hazinenin davasının reddi, birleşen dosya yönünden davanın kabulüTaraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi kapsamında yapılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dosya yönünden asli müdahil Hazinenin davasının reddine, birleşen dosya yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RBirleşen davanın davacısı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Mersin ili ... ilçesi ... Köyü ... mevkinde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği tahmini 11 dönüm miktarındaki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğunu iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın davacı adına kayıt ve tescilini talep etmiştir.Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 19.06.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla, "taşınmazın ziraat alanında olduğu, zilyetlik koşullarının sağlandığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 8.127 metrekare yüzölçümündeki dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.10.2017 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; "... ve Mersin Büyükşehir Belediyesinin de davaya dahil edilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, 21.03.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararla; "... taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, zilyetlik koşullarının gerçekleştiği ..." gerekçesiyle davanın kabulü ile bilirkişi raporları ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen ve Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi 435 nolu parselin güney ve aynı yer 394 nolu parselin batısına isabet eden 8.127 metrekare yüzölçümündeki tapusuz alanın yeni bir parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.11.2021 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamıyla; "... çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılmadığı, taşınmazın eski tarihli belgelerde ne şekilde göründüğü ve orman kadastrosuna göre konumunun belirlenmediği, komşu parsel kayıtlarının getirtilerek uygulanmadığı açıklanarak, taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiğinin tespit edilmesi halinde eldeki dava dosyası hakkında görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine devredilmesi, taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğinin belirlenmesi halinde ise çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin dosyaya getirtilmesi, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları, mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örneklerinin ilgili yerlerden getirtilmesi, taşınmazın neden tespit harici bırakıldığının Kadastro Müdürlüğünden sorularak belirlenmesi, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmesi, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle araştırma yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama neticesinde, Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla, "... dava konusu taşınmazın bulunduğu Mezitli ilçesi Kuzucu Mahallesinde ilk tesis kadastrosu tapulama çalışmalarının yapıldığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.Görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği İlk Derece (Mersin Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 28.09.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararla; "... dava konusu taşınmazın ... tarafından ...'a satıldığı, taşınmazın uzun süredir bahçe olarak kullanıldığı, taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sayılmayan yerlerden olduğu, bir kısmının üzerinde 30-35 yaşlarında armut bahçesi, bir kısmının üzerinde 20-25 yaşlarında elma bahçesi, 20-25 yaşlarında zeytinlik olduğu, bahçe olmadan önce tarla olarak kullanıldığı, taşınmazda imar-ihyanın 1960 yılında tamamlandığı, davacı adına senetsizden tespit gören taşınmazlar bulunduğu, 40 dönümlük sınırın aşılmadığı, dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddesindeki zilyetlik ve imar-ihya koşuluyla edinim şartlarının davacı lehine oluştuğu, birleşen dosyada yapılan keşifte taşınmazın 8.127,00 metrekare olarak ölçüldüğü, kadastro tespiti sırasında taşınmazın 6.052,35 metrekare olarak belirlendiği, yüzölçüm arasındaki farkın Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında orman sınır noktasının bilirkişi tarafından farklı alınmasından kaynaklandığı, kadastro tespiti sırasında alınan orman sınır noktalarının doğru olduğu ..." gerekçesiyle, tespit edilen yüz ölçümü üzerinden dava konusu Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi 119 ada 44 parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit ve tesciline, Hazinenin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, birleşen davanın davacısı ... vekili tarafından, "taşınmazın yüzölçümünün Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesince 8127 metrekare olarak ölçüldüğü, ancak Kadastro Mahkemesince 6.052,35 metrekareye hükmedildiği, 124 nolu OS noktasının daha önceki rapordan farklı yerde tespit edildiği, gerçek yüzölçümü üzerinden karar verilmesi gerektiği, ayrıca İlk Derece Mahkemesince tarafları lehine hükmedilen vekalet ücretinin hakkaniyete uygun düşmeyecek kadar düşük olduğu" iddiasıyla; ... vekili tarafından, "İdare yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği imar-ihya koşullarının oluşmadığı, yasal hasım olan İdare aleyhine yargılama gideri harç, vekalet ücretine hükmedilemeyeceği" iddiasıyla; müdahil - davalı Hazine vekili tarafından, "dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, taşınmazın boş, hali arazi niteliğinde olması nedeniyle tapulama dışı bırakıldığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile mülk edinebilme koşullarının gerçekleşmediği" iddiasıyla ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından, "zilyetlik koşullarının gerçekleşmediği, İdarenin yasal hasım olduğu, taraflarına harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği" iddiasıyla temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.