Kasko poliçesi düzenlenmeden önce meydana gelen biçerdöver yangını hasarını sahte belgelerle dolandırıcılıkla tahsil eden sigortalının, ceza mahkemesi kararıyla sigorta şirketine ödenen tazminatı faiziyle iadeye mahkum edilmesi ve icra inkar tazminatı davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, kasko poliçesi ile sigortalı biçerdöverin yanması üzerine ödediği tazminatın, yangının poliçe düzenlenmeden önce meydana geldiği ve sigortalının resmi belgede sahtecilik ile dolandırıcılık suçlarından mahkum olduğu tespit edildikten sonra geri alınması için icra takibi başlatmıştır. Sigortalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, hem ilk derece hem de istinaf mahkemeleri, sigortalının dolandırıcılıkla haksız yere aldığı bedelin faiziyle iadesine ve icra inkar tazminatına hükmederek, sigortalının zamanaşımı dahil tüm itirazlarını reddetmiştir. Karar, sigortalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki bulunduğu biçerdöverin müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, söz konusu biçerdöverin 09.08.2007 tarihinde yanması üzerine sigortalı davalının müvekkili şirkete başvurduğunu, 106.590,00 TL tazminat bedelinin 26.11.2007 tarihinde kendisine ödendiğini, daha sonra yapılan incelemeler neticesinde sigortalının biçerdöverinin gerçekte 17.07.2007 tarihinde yandığı ve yandıktan sonra 25.07.2007 tarihinde kasko yaptırılıp daha sonra 09.08.2007 tarihinde sanki yeni yanmış gibi tutanak tutturularak kasko bedelinin alındığının tespit edildiğini, şikayetleri üzerine Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı dosyasında davalının yargılandığını, mahkumiyet kararı verildiğini, davalı sigortalının müvekkili şirketi dolandırarak sigorta bedelini almış bulunduğundan ve suçu da sabit bulunduğundan dolayı müvekkili şirket tarafından 26.11.2007 tarihinde ödenmiş bulunan tazminatın faizi ile iadesi için davalı hakkında ... 23.İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hem sigorta ettiren hem de sigortalı sıfatını haiz olup davacının müvekkiline karşı rücu hakkı olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı sigortacı şirketi tarafından talebe konu hasar ödemesinin 2007 yılında yapıldığını, bu nedenle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ceza yargılamasında verilen kararın temyiz aşamasında olduğunu, 17.07.2007 tarihinde biçerdöverin yandığı iddiası ortaya atılmışsa da buna ilişkin ... Jandarma Bölük Komutanlığınca düzenlenen hiçbir tutanak olmadığını, 09.08.2007 tarihinde biçerdöverin gerçekten yandığını, kullanılmaz hale geldiğini, davacı ... şirketinin de müfettişleri aracılığı ile araştırma yaptıktan sonra müvekkiline ödeme yaptığını, müvekkilinin ikametgahı ... olup, ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu beyanla, davanın reddine, takibin iptaline ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile dosyanın davalısı hakkında memuru resmi belgede sahtecilik suçuna azmettirme suçunu işlediğinden bahisle 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yine sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçundan da 2 yıl 1 ay hapis ve 1000 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sigorta poliçesinde teminat altına alınan riziko, poliçe düzenlenme tarihinden önce meydana geldiğinden davacının davalıya ödemiş olduğu asıl alacak 106.590,00 TL ile mahkemece denetime elverişli ve açık olan bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği faiz de 59.503,50 TL olarak hesaplanmış, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunduğundan ve davalı almaması gerektiğini bildiği bedeli aldığından davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun ... 23. İcra Diaresinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile davalı borçlu yönünden takibin 106.590,00 TL asıl alacak, 59.503,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 166.093,50 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 166.093,50 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının resmi tutanaklara istinaden davacıdan sigorta ödemesi almış olduğu ve kamu görevlileriyle birlikte davalı hakkında ceza davası açılmış olduğu anlaşıldığından, sözkonusu ceza yargılaması süreci, ödemenin teminat kapsamında olup olmadığının tespitinde ceza dosyası kararının etkisi dikkate alındığında davalı vekilinin zamanaşımı itirazının kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta ettiren hem de sigortalı sıfatına haiz müvekkiline rücu edilemeyeceğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta ödemesinin 2007 yılında yapıldığını, TBK 82.madde gereğince iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, icra takibinin 06.02.2014'de yapıldığını, kabul etmemekle birlikte sebepsiz zenginleşme var ise bile ceza davasının açılmasıyla bunun öğrenildiğinin kabulü gerektiğini, davacının ceza davası sonucunu beklemesine gerek olmadığını, davanın bu nedenle zamanaşımından reddi gerektiğini, davaya konu icra takibinin İİK 50.madde uyarınca müvekkilinin ikametgahı olan Denizli'de görülmesi gerektiğini, davacı ... şirketinin kendi müfettişleri bünyesinde araştırma yaptırıp ödeme yaptığını, bu nedenle eğer yanlış bir araştırma var ise ilgili görevliye rücu edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kasko sigortacısı tarafından ödenen tazminat bedelinin iadesi için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve ceza davasının kesinleşme süresi içinde takip başlatıldığından zamanaşımı süresinin dolmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!