Yaşlılık aylığı bağlama oranının hatalı belirlenmesi sebebiyle aylığın yeniden hesaplanması ve fark ödemelerin tahsili davasında temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, yaşlılık aylığının prim gün sayısı, aylık bağlama oranı, sosyal yardım zammı ve aylık artış oranlarındaki hatalar nedeniyle eksik hesaplandığını iddia ederek yeniden hesaplanmasını ve fark aylıkların yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı kurum, dava şartı eksikliği ve zamanaşımı savunması yapmıştır. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak aylık hesaplamasında hatalar olduğunu, özellikle sosyal yardım zammı ve aylık artışlarının yanlış uygulandığını tespit ederek davanın kısmen kabulüne ve belirlenen farkın davalıdan tahsiline karar vermiştir. Davalı kurum, bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 29. İş MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı aylık bağlama oranının hatalı belirlendiği iddiasıyla yaşlılık aylığı yeniden hesaplanarak fark aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVAYargılamanın devamı sırasında vefat eden davacı ...'ın vekili dava dilekçesinde özetle; 03.07.2000 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden 13.09.2000 tarihli Aylık/Gelir Bağlama kararında prim gün sayısının hatalı tespit edilerek 5678 gün üzerinden %54,90 aylık bağlama oranı ile yaşlılık aylığının hatalı hesaplandığı, yaşlılık aylığının tekrardan hesaplanması talebine karşılık olarak 26.04.2010 tarihli yaşlılık aylığı değişik kararı ile prim gün sayısının 6098 olarak güncellenerek %55,80 aylık bağlama oranı üzerinden aylığının güncellendiği, ancak davalı Kurumun ilk aylık tahsisinden itibaren %64,45 aylık bağlama oranı ile aylığının hesaplanması gerekirken aylığının eksik hesaplandığı iddiasıyla yaşlılık aylığı tahsis talep tarihinden itibaren aylığının tespit edilerek her bir aylığının hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 11.09.2014 tarihinden sonra açılacak davalarda Kuruma başvuru yapılması dava şartı olup davacının Kuruma başvurusu bulunmadığı taktirde davanın dava şartı eksikliğinden reddedilmesi gerektiği, davacının bu hususu ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında Kuruma başvurulduğuna ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, davacının iddialarına göre söz konusu eksikliği 26.04.2010 tarihinde öğrendiği, ancak bu zamana kadar hiçbir işlem yapmadığı ve bu nedenle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacının yapılan aylık hesabında 01.08.2000 tarihi itibariyle 0,02 kuruşluk bir fark olmakla birlikte dava tarihine kadar 2004 yılı Ocak ayına kadar her ay açıklanan TÜFE artışı kadar 2004 yılı Ocak ayından itibaren yıl Ocak ve Temmuz aylarında açıklanan aylık artış oranları ile güncellenmesi durumunda eksik ödenen farkın artarak devam ettiği, diğer taraftan Kurumca düzenlenen Aylık/Gelir Değişiklik Kararı ve eklerinden görüldüğü üzere, 2008 yılı Ekim ayına kadar her yıl 4,96 TL Sosyal Yardım Zammı ödenirken 2008 yılı Ekim ay itibariyle 4,69 TL Sosyal Yardım Zammının Ekim aylığına eklenerek bu aydan itibaren 0,04 oranında ek ödeme verilmeye başlanması gerektiği halde 2008 Ekim ayında 4,69 TL Sosyal Yardım Zammı aylığa eklenmeden 2009 Ocak ayı aylık artış oranı ile güncellenerek ödemeye devam edildiği, 2010 yılı Ocak ayı aylık artışı için "5951 sayılı Kanun ile 1.298,70 TL ve daha az olanlara 60,00 TL tutarında, üzerinde ise %4,62 oranında artış yapılır" hükmü uyarınca davacının aylığının Ocak 2010 itibariyle 712,86 TL olduğu ve 60 TL ilave edilerek 772,86 TL olarak ödenmesi gerekirken %4,62 oranında güncellenerek 745,75 TL olarak ödenmeye devam edildiği, hal böyle iken davacının aylık artışının bu yönden hatalı yapılmış olduğu ve yapılan hesaplama doğrultusunda 60,43 TL aylık tutarı ve dava tarihine kadar işlemiş 548,31TL işlemiş yasal faizi ile Kurumdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı yana ödenmesi gereken 60,43 TL aylık farkı ile işbu aylık farkına dava tarihine kadar işlemiş yasal faizi olan 548,33 TL olmak üzere toplam 608,74 TL'nin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu doğrultusunda verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediği, davacının taleplerinin 5510 sayılı Kanun'un 97. maddesinde belirtilen sürede istenmediği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, yaşlılık aylığı aylık bağlama oranının hatalı belirlendiği iddiasıyla yaşlılık aylığı yeniden hesaplanarak fark aylıkların tahsiline ilişkindir.1.04.08.1957 doğumlu davacıya, 11.06.1980 sigorta başlangıcı ile 03.07.2000 tarihli tahsis talebine istinaden 01.08.2000 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Davacı, aylık bağlama oranında hata olduğu ve 26.04.2010 tarihli yaşlılık aylığı değişiklik kararı ile prim gün sayısının değiştirildiği gerekçesiyle yaşlılık aylığı tutarının eksik hesaplandığını iddia ederek yeniden hesaplanarak fark aylıkların tahsilini talep etmektedir.2.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 61 ve geçici 82. maddeleridir. 506 sayılı Kanun'un 61. maddesine göre yaşlılık aylıklarının hesabında 31.12.1999 tarihine kadar katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanmakta iken 4447 sayılı Kanun ile anılan maddede değişiklik yapılması sonucu, 01.01.2000 tarihinden itibaren katsayı esasına dayalı gösterge sistemi yürürlükten kaldırılmış, sigortalının her takvim yılına ait prime esas kazancı, kazancın ait olduğu takvim yılından itibaren aylık talep tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak bulunan yıllık kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama günlük kazancın 360 katı, aylığın hesaplanmasına esas ortalama yıllık kazancı oluşturması esası getirilmiştir. Ancak bu sistem, 01.01.2000 tarihinden sonra sigortalı olarak çalışmaya başlayıp, emekli olanlara uygulanacağından, 506 sayılı Kanun'a 4447 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile eklenen geçici 82. maddesi ile 01.01.2000 tarihinden önce çalışmaya başlayıp, bu tarih sonrası da çalışmaya devam edenler için eski ve yeni sistemin birleşiminden oluşan karma sisteme göre aylık bağlanacağı hükme bağlanmıştır.3.506 sayılı Kanun'un geçici 82/a bendi, “a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar prim ödeme sürelerine ait aylığı aşağıdaki şekilde belirlenir.Sigortalının aylık talep tarihine kadarki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, bu Kanun'un yürürlük tarihi itibariyle ve bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önceki hükümlere göre hesaplanacak aylığının sigortalının bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı ile orantılı bölümü, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren aylık başlangıç tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak hesaplanır.Hesaplanan yaşlılık aylığı, aylık bağlanması için yazılı başvurunun yapıldığı yılın Ocak ayı ile aylığın başladığı takvim yılının başlangıç tarihi arasında geçen her ay için Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranları kadar artırılır.” hükmünü getirmiş, 4447 sayılı Kanun ile mülga 506 sayılı Kanun'un 2422 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 61. maddesinin birinci fıkrasının A bendinin a alt bendinde 5000 günden fazla primi ödenen her 240 gün için % 60 oranına ilave olarak 1’er puan arttırılarak yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı oranının tespit edileceği hüküm altına alınmış, Ek 20. maddede de “Bu Kanuna göre gelir ve aylıkların hesaplanmasında katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanır.Göstergeler, derece ve kademeler halinde, gösterge ve üst gösterge tablolarında belirtilir.506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların hesaplanmasında 657 sayılı Kanuna tabi Devlet memurlarının aylıklarına uygulanan katsayı uygulanır.Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir ve aylıkların hesaplanmasına esas gösterge ve üst gösterge tabloları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tesbit edilir.” hükmüne yer verilmiştir.4.Bu çerçevede, 01.01.2000 öncesi ve sonrasında fiili çalışmaları bulunan sigortalı yönünden 2000 yılı öncesi aylığı için davacının 01.01.2000 tarihi öncesindeki prime esas kazançlarına göre anılan tarih öncesi aylık miktarının hesabında, 506 sayılı Kanun'un Ek 34. maddesinin “Malullük, yaşlılık ve ölüm aylıklarının hesabına esas alınacak üst gösterge, sigortalının işten ayrıldığı veya öldüğü tarihten önceki malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş son on takvim yılının prim hesabına esas tutulan kazanç tutarlarına göre bulunacak ortalama yıllık kazanç esas alınarak tespit edilir.” düzenlemesi ile Ek 35. maddede belirtilen, üst gösterge tablolarının tavan göstergesine göre hesaplanacak aylıkların aylık bağlama oranının % 50 olduğu, anılan maddenin 2. fıkrası ile üst gösterge tablosunun tavan göstergesi ile gösterge tablosunun tavan göstergesi arasında bağlanacak aylıklarda aylık bağlama oranını belirleme yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmiş olup Bakanlar Kurulunun ██████████ sayılı Kararı ile üst göstergelerin taban aylık bağlama oranının % 50 olarak belirlendiği, bilahare █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile üst gösterge tablosunda her bir göstergenin taban aylık bağlama oranının ayrı ayrı olmak üzere % 50 ila % 59,9 arasında belirlendiği gözetilerek, 2000 yılından önceki primi ödenmiş son 10 yıllık kazancı alınarak bu yılların ortalama kazancının karşılığının üst gösterge tablosunda 2000 ve daha sonraki yıllarda tahsis talebinde bulunan sigortalılar ve kamu sektörü için hazırlanan üst gösterge tespit tablosunda ortalama yıllık kazanca eşit ya da en yakın sayının karşılığı belirlenecek, 10 yıla bölünerek bulunan ortalama kazancın karşılığının üst gösterge tablosunda bulunmaması halinde bu defa sigortalının 2000 yılından önceki 5 yıllık kazancı alınarak kamu sektörü için hazırlanan 2000 yılı gösterge tespit tablosundan gösterge tespiti yapılacaktır. Sonrasında bulunan gösterge x katsayı x aylık bağlama oranı formülü ile 2000 yılı öncesi aylığı belirlenerek, 506 sayılı Kanun'un 4447 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 96. maddesinin, “Bu Kanuna göre malullük ve yaşlılık sigortalarından bağlanacak aylıklar ile ölüm sigortasından hak sahibi kimselere bağlanacak aylıkların hesabına esas tutulan aylığın alt sınırı, gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının %70'den az olamaz” hükmü gereği, alt sınır aylığının 9475 x 12000 x %70 = 79.590.000 TL (yeni 79,59 TL) olduğu gözetilerek, bulunan aylık miktarı 79,59 TL'den az ise öncelikle bu miktara yükseltilecek ve 2000 öncesi hizmetine oranlanarak kısmi yaşlılık aylığı belirlenerek, Türkiye İstatistik Kurumundan, celp edilecek tüketici fiyat endeksi artış oranı ile gelişme hızı oranları (ait oldukları yıllarda geçerli olan yönteme göre hesaplanan ve ait oldukları yılların akabinde yayınlanan) nazara alınarak, bulunan aylık 1999/Aralık ayı TÜFE ve Gelişme Hızı ile 2000 yılına taşınacak ve tahsis talep tarihinin Ocak ayına kadar her yıl TÜFE ve Gelişme Hızı ile çarpılmak suretiyle güncellenecektir. Yine 1999 Aralık ayında hesaplanan tam aylığı da Ocak ayına kadar TÜFE ile güncellenecektir.5.Davacının 01.01.2000 sonrası hizmeti ise 506 sayılı Kanun'un geçici 82. maddesinin (b) bendine göre hesap edilir. Anılan bentte, “b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki prim ödeme sürelerine ait aylığı ise, sigortalının aylık talep tarihine kadar toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden bu Kanun'un 61 inci maddesi hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanun'un yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır.” hükmü getirilmiştir.6.4447 sayılı Kanun ile değişik 506 sayılı Kanun'un 61. maddesi hükmüne göre, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde 2000 ve sonrası her takvim yılına ait prime esas kazancı, tahsis talep tarihine kadar TÜFE ve Gelişme Hızı ile güncellenecektir. Ayrı ayrı güncellenen toplam miktarın ortalaması (OYK=Ortalama Yıllık Kazanç) toplam gün sayısı üzerinden tespit edilen aylık bağlama oranı çarpımının 12'de biri üzerinden (OYK X ABO / 12) üzerinden bulunan tutar, 2000 sonrası gün sayısına orantılı bölümü alınarak yeni kısmi aylık hesap edilecektir.7.Güncellenen kazançlar toplamı 2000 sonrası gün sayısına bölünerek günlük ve daha sonra yıllık kazanç bulunur. Aylık bağlama oranı, 4447 sayılı Kanun'la getirilen düzenlemeye göre sigortalının tahsis talep tarihi itibariyle tespit edilen toplam prim ödeme gün sayısının ilk 3600 gününün her 360 günü için %3.5, sonraki 5400 günün her 360 günü için %2 ve daha sonraki her 360 gün için %1.5 oranlarının toplamı alınarak bulunmaktadır. Buna göre tahsis talep tarihi itibarıyla tam aylığı belirlendikten sonra 4447 sayılı Kanun ile değiştirilen 96. maddede belirtilen alt sınır kontrolü yapılacak, her iki aylık mukayese edilerek yüksek olan aylık belirlenerek hesaplamaya devam edilecektir. 4447 sayılı Kanun ile değişik 96. maddeye göre alt sınır ise tahsis talep tarihi Ocak ayında geçerli günlük asgari kazancın 30 katının %35'inden az olamaz. Alt sınır kontrolü yapıldıktan sonra, kısmi aylık miktarı hesap edilerek her iki kısmi aylık toplanacak ve bulunan bu aylık iki miktar ile mukayese edilecektir.1-İki kısmi aylığın toplamı, öncelikle sigortalının 1999 yılı tam aylığının tahsis talep yılı Ocak ayına kadar TÜFE rakamı ile güncellenerek bulunan aylığından daha az olamayacaktır.2-Diğer bir mukayese ise bulunan aylık, 506 sayılı Kanun'un geçici 89. maddesine göre 4447 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 96. maddeye göre hesaplanıp, bu tarihten sonra gelir ve aylıklarda yapılan artışların eklenmesi sonucunda tahsis talep tarihine kadar getirilen miktarın altında olamaz.8.Bu açıklamalar ışığında tahsis talebinde bulunulan yılın ocak ayı itibariyle bulunacak yaşlılık aylığı miktarı, anılan Kanun'un Ek 38. maddesinin “Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar ile geçici 76. maddeye göre yapılan telafi edici ödemeler, her ay ödeme tarihlerinde bir önceki aya göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksi artış oranı kadar artırılarak belirlenir.” hükmü gözetilerek yıllara göre belirlenmeli, ancak Kanun Koyucunun 01.01.2003 sonrası yaptığı yasal düzenlemelerle (4784, 5073, 5282, 5454, 5565 sayılı Kanunlar gibi) anılan maddenin uygulamasını bertaraf ederek farklı artış oranları belirlediği gözetilmeli ve bu çerçevede yıllara göre ödenmesi gereken aylık tutarları belirlenmelidir.9.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Sosyal Güvenlik Kurumu verileriyle bir karşılaştırma yapılmamıştır. Bu nedenle, hazırlanan raporun Kuruma gönderilerek, özellikle davacının verilen kararı temyiz etmediği de dikkate alınarak, Kurumun hesaplanan tutara ilişkin herhangi bir itirazının olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Diğer yandan, Kurumun 16.04.2010 tarihli güncelleme işlemiyle 1985, 1987, 1991, 1992 ve 1998 yıllarına ait kazanç ve gün sayılarını güncellediği, ayrıca derece, kademe, gösterge ve aylık bağlama oranlarını yeniden belirleyerek bu doğrultuda ikinci bir aylık bağlama işlemi gerçekleştirdiği beyan edilmiştir. Bu kapsamda, Kurumun söz konusu ikinci aylık bağlama işlemine ilişkin verileri esas alınarak, bilirkişi tarafından Kurum verilerinden hangi yönlerden ayrıldığının ve bunun nedenlerinin ayrıntılı şekilde açıklanması gerekmektedir. Bu itibarla, Mahkemece öncelikle Kurum tarafından yapılan aylık hesaplama yöntemi incelenmeli ve Kurum verileri ile bilirkişi hesaplamaları karşılaştırılarak çelişkiler ortaya konulmalıdır. Açıklanan ilkeler çerçevesinde, alanında uzman bir bilirkişi veya bilirkişi kurulu marifetiyle aylık hesabına ilişkin denetime elverişli nitelikte bir rapor temin edilmeli, bu rapor irdelenerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir. Mevzuata aykırı şekilde düzenlenen mevcut bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.