7. Ceza Dairesi, usulsüz tebligat sonrası eski hale getirme talebinin kabulüyle incelenen kaçakçılık davasında, olağan zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kamu davalarının düşmesine karar verdi.
Özet: Gıyabi mahkûmiyet hükmünün usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle sanığın temyiz talebi öğrenme üzerine süresinde kabul edilmişse de, dosya esasen incelendiğinde 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararına ilişkin olarak olağan 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, hükümlerin bozulmasına ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş, suça konu kaçak eşyanın ise müsaderesi yönünde hüküm kurulmuştur.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama, kısmî bozmaGıyabi kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi gereği dosya kapsamına göre sanık ...'un bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen adresine tebliğe çıkartılması, bu adreste tebligatın bila-tebliğ iade edilmesi halinde ise, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca güncel MERNİS adresinde tebliği yerine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına uygun tebligat çıkartılmadan, doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle, gıyabi mahkûmiyet hükmüne ilişkin yapılan tebligat usulsüz olup, sanığın eski hale getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanık ... müdafi olduğunu beyan eden Av. ...'ın 22.10.2015 tarihli dilekçesinin; gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğundan bahisle infazın durdurularak kararın yeniden tebliğ edilmesine ilişkin olduğu ve dilekçede temyiz talebinin bulunmadığı, sanık ...'un23.10.2015 tarihli temyiz başvuru dilekçesinin dosya kapsamında yer aldığı hususu da dikkate alınarak Tebliğname'de belirtilen 1 numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 26.05.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.