8. Hukuk Dairesi: Mardinde orman dışı bırakılan arazilerdeki zilyetlik ve hazine iddialarına ilişkin, Yargıtayın görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine gelen taşınmaz tespitine itiraz davası.
Özet: Mardindeki çekişmeli taşınmazların kadastro tespiti ve tescili üzerine açılan davada, Hazinenin belirli parsellerin şahıs adına tespitinin iptali ve kendisine tescili talepleriyle, şahısların zilyetliğe dayalı tescil talepleri; 1985te orman/taşlık, 2016da orman sayılmayan yer olarak belirlenip sonrasında şahıs adına tespit edilen arazilerin kadastro mahkemesince asıl davanın reddi, birleşen davaların kısmen kabul/reddi kararı verilmesi üzerine temyiz edilmiş olup, bu süreçte Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararıyla dosyanın Kadastro Mahkemesine intikali de dahil olmak üzere davanın karmaşık kadastro ve yargılama geçmişi aktarılmaktadır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.KARAR
: Asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüneTaraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın reddine, birleşen ███████ Esas ve ███████ Esas sayılı dosyalar yönünden davaların kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, kararın asıl ve birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davacı Hazine vekili, birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davalı ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:K A R A RÇekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1985 yılında yapılan Genel Arazi Kadastrosunda taşınmazların orman ve taşlık saha olarak tespit dışı bırakıldığı, 2016 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında yapılan Orman Kadastrosunda, orman sayılmayan yer olarak tespit edildiği, yine 2016 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmasında dava konusu taşınmazların şahıs adına tespiti yapıldığı, kadastro tespitinin 09.09.2016 ila 10.10.2016 tarihleri arasında ilan edildiği, Kadastro Mahkemesine dava açıldığından kesinleşmediği anlaşılmıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde; Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... mevkinde kain 1129 ve 1134 parsel olarak sınırlandırılmış olan taşınmazın davalı adına tespit gördüğünü, söz konusu taşınmazın askı ilan cetvelinde yapılan ve Milli Emlak Müdürlüğü tarafından yapılan tespit ve incelemede; davalılar adına tespiti yapılan ... ilçesi ... Mahallesindeki 1129 ve 1134 parsel nolu taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 14. maddesine göre zilyetlikle iktisap şartlarını oluşturmadığını, ayrıca üzerinde imar, ihya çalışması, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallardan olmadıkları anlaşıldığını, tüm bu nedenlerden dolayı açılan davanın kabulü ile Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesinde kâin 1129 ve 1134 nolu parsellerin dava, adına yapılan tespitin iptali ile Hazine adına tespit ve tescilini, birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; Mardin Merkeze bağlı dedesinden kalma devreden zilyetlik yoluyla kendisine intikal eden arazinin bulunduğunu, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları esnasında bu yer kadastro çalışma alanı sınırı dışında bırakılmış tespit harici bırakıldığı tarihten önce müvekkil bu arazinin zilyedi olduğu gibi tespitten sonrada zilyetliği bugüne kadar aralıksız ve nizasız olarak devem ettiği, Mardin ili ... ilçesine ... mevkinde bulunan ölçümü 12.757,25 metrekare diğer ise 24.857,68 metrekare toplam ölçümü 37.614,936 metrekare olan iki parça arazinin müvekkil adına tapuya tescilini, birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi 1146 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı taşınmaz edinim şartları oluşmadığı halde davalı adına tespitinin yapılmış olduğunu iddia ederek taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş; davalılar asıl ve birleşen dosyalarda davanın reddini savunmuşlardır.Dava, asıl ve birleşen dosyalarda kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.03.2015 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan fen bilirkişisi Gökhan İnci'nin 04.07.2014 tarihli raporunda (A1) şeklinde belirtilen 1992.72 metrekarenin, (A2) harfi ile belirtilen 7503.53 metrekaresinin, (A3) harfi ile bilirtilen 17349.20 metrekaresinin, (B) harfi ile belirtilen 1567.12 metrekaresinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalılar Hazine ve Mardin Büyükşehir Belediyesi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesi'nin 22.01.2020 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında, çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği ve taşınmazların 1129 ve 1134 sayılı parsel numaralarını aldıkları belirtildiğinden ayrıca bu tarihte mahkeme kararının henüz kesinleşmemiş olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.Mardin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarih ve █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı uyarınca Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın kararın niteliği gereği görevli ve yetkili Mardin Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup yargılamaya, Mardin Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiş; Mardin Kadastro Mahkemes'nin 22.09.2020 tarih ve ███████ Esas ███████ Karar sayılı kararı ve Mardin Kadastro Mahkemesinin 05.05.2017 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı (Mahkemenin ███████ Esas sayılı dosyadan tefrik edilen) kararı ile, dosyanın Mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen, akabinde tefrik edilen ███████ Esas ███████ Karar sayılı dosyanın ████████ Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, yargılamaya ████████ Esas sayılı dosya üzerinden devamına karar verilmiştir.Mardin Kadastro Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, 27.12.2022 tarih ve ████████ Esas ████████ karar sayılı karar ile; dava konusu 1129 parsel, 1134 parsel ve 1146 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen kısmı yönünden davalı, birleşen dosyada davacı ... lehine zilyetlikten kazanma koşullarının oluştuğu, dava konusu taşınmazlardan 1146 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen kısmı yönünden ise 1973, 1984,1992 ve 2002 yıllarında işlenmediği, tespit tarihinden geriye en az 20 yıl süresiyle ekonomik amaca uygun tarımsal faaliyet yapılmamış olduğu ve malik sıfatıyla hareket edilmemiş olduğu anlaşılmakla asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen mahkememizin ███████ Esas ve ███████ Esas sayılı davalar yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi 1146 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 15392,97 metrekare yüzölçümündeki kısmın taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan aynı krokide (B) harfiyle gösterilen 2327,58 metrekare yüzölçümündeki kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek “Hali arazi" vasfıyla ise Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ekli krokide dere olarak gösterilen 755,75 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile paftasında dere yatağı olarak gösterilmesine, Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi 1129 parsel ve 1134 parsel sayılı taşınmazın tutanaktaki vasıf ve yüzölçümü ile tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karar asıl ve birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davacı Hazine, birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davalı ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davacı Hazine, birleşen ███████ Esas sayılı dosyada davalı ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesi vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50TL'nin temyiz eden davalı ... Büyükşehir Belediyesinde alınmasına,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50TL'nin temyiz eden davalı ... Belediyesinde alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.