Mala zarar verme suçundan mahkumiyet ile saldırgan sarhoşluktan idari para cezası kararlarında, uzlaşma ve usuli eksiklikler nedeniyle Yargıtay tarafından hükmün bozulması.
Özet: Sanık hakkında mala zarar verme ve saldırgan sarhoşluk suçlarından verilen hükmün temyiz incelemesinde, saldırgan sarhoşluktan verilen idari para cezasının niteliği gereği temyize tabi olmaması nedeniyle bu kısım incelenmemiştir; ancak mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararı, gerekçeli kararda suçun işlendiği yer ve zamanın belirtilmemesi ile şikayete bağlı bir suçta uzlaşma imkanının araştırılmaması gibi usuli eksiklikler sebebiyle bozulmuştur; ayrıca mağdurun zararının giderilmemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşmadığı da tespit edilmiştir.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
: Mala zarar verme, Saldırgan sarhoşlukHüküm
: 1- Mala zarar verme suçundan;765 sayılı TCK’nın 516/ilk, 522, 72, 647 sayılı Kanunun 4- 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet,2- Saldırgan sarhoşluk suçundan; 5326 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca 50 TL idari para cezasıDosya incelenerek gereği düşünüldü
:Sanık hakkında saldırgan sarhoşluk eyleminden tayin olunan idari para cezasının niteliği itibariyle 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 29. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, bu suç yönünden inceleme yapılmasına yer olmadığına ve gereğinin merciince yapılmasına,Katılanın zararının giderilmemiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" şartları oluşmadığından, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.Sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;1-Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,2-Sanığa atılı suçun 765 sayılı TCK.nun 516/ilk maddesi kapsamında takibinin şikayete bağlı olması karşısında sanık ile şikayetçi arasında uzlaşma olup olmayacağı konusunda tarafların beyanı alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 13.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.