Kredi hayat sigortası tazminat davasında, sigortalının poliçe düzenlendikten sonra ortaya çıkan hastalığını sigortacıya bildirmemesine dayalı teminat ödememe ve davanın reddi kararı.
Özet: Müteveffanın kredi hayat sigortası poliçesi kapsamında vefat etmesi üzerine mirasçılarının sigorta şirketinden talep ettiği tazminat davasında, sigorta şirketinin, sigortalının poliçe akdedildikten sonra teşhis edilen hastalığını bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği savunması üzerine, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, sigortalının poliçe süresi içinde kanser tanısı almasına rağmen bu durumu sigortacıya bildirmemesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığına hükmederek davanın reddine karar vermiştir.
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı olan ...'ın, dava dışı ... Bankası nezdinde kredi kullandığını, krediye ilişkin müteveffaya davalı sigorta şirketinde hayat sigortası yaptırıldığını, daha sonra müteveffanın poliçenin yürürlükte olduğu 03.02.2019 tarihinde vefat ettiğini, rizikonun gerçekleştiğini ve davalı sigorta şirketinin poliçede bahsedilen teminat bedelini müvekkili mirasçılara ödemekle yükümlü olduğunu ancak müvekkillerinin davalı sigorta şirketine yapmış oldukları başvurunun 21.02.2019 tarihinde haksız gerekçeler ile reddedildiğini, sigorta şirketince başvurunun reddedilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı sigorta şirketi ile müteveffa arasında akdedilen hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan rizikoya bağlı vefat tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan ikame edildiğinden usulden reddedilmesi gerektiğini, dain-i mürtehin kaydı bulunan ... Bankası A.Ş.'ye müzekkere yazılarak davaya kayıtsız şartsız muvafakat edilip edilmediğinin sorulması gerektiğini, muvafakatin sağlanmaması durumunda davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davacıların davayı kısmi dava olarak ikame etmesinde herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, sigortalı ile müvekkili arasında, sigortalının talebi ve imzalı onayı doğrultusunda, ... başvuru numaralı, 13.04.2017 başlangıç tarihli ve 107.410,71 TL vefat teminatı bedelli kredi hayat sigortası akdedildiğini, sigortalıya multipl miyelom (kemik iliği kanseri) tanısının sigorta sözleşmesinin akdedilmesinden önce konulduğunu, davacıların talebinin teminat dışında kaldığını, sigortalının TTK'nın 1435. madde hükmüne göre, sözleşmenin yapılmaması veya daha ağır şartlarla yapılmasını gerektiren hususları bildirme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, TTK'nın 1435. maddesi ile getirilen beyan yükümlülüğünün ihlali halinde TTK'nın 1439. maddesi ile getirilen yaptırımın söz konusu olduğunu, sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığını, kredi kullanırken hayat sigortası yapılmasında sigortalının menfaati olduğunun kuşkusuz olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle faiz oranı ile birlikte tüm faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, dosyanın hayat sigortası hukuku konusunda uzman bir hukukçu, hayat sigortası konusunda uzman bir sigortacı ve onkoloji uzmanı doktorun bulunduğu bilirkişi heyetine tevdiini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; adli tıp raporunda müteveffaya kanser tanısının kesin olarak 12.05.2017 tarihinde konulduğu dikkate alındığında, dava konusu poliçenin tanzim tarihinin hastalığının kesin tanısının konulduğu tarihten önce olduğu, bu anlamda sözleşme sırasındaki beyan yükümlülüğüne aykırı hareket edildiğinden söz edilemeyeceği, davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, her ne kadar poliçenin düzenlendiği tarihte müteveffanın tanısı konulmuş bir hastalığı bulunmasa da poliçelerin geçerli olduğu tarih aralığında tanı konulduğu, müteveffa sigortalının bu durumu sigortacı davalıya bildirmesi gerektiği, ancak, bildirimde bulunulduğuna dair davacı tarafça sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığı, bu anlamda davalı sigorta şirketinin poliçelerde bahsi geçen teminat tutarları bakımından davacılara karşı sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilinin istinaf yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz sebebleri;
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın "84 ay" vadeli olarak "130.000,00 TL" konut kredisi aldığını, hayat sigortası yapıldığını, ...'ın 03.02.2019 tarihinde hayatını kaybettiğini, davalı ...'de Uzun Süreli Kredi Hayat Sigortası ile vefat halini teminat altına aldığını sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ...'ın beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve rahatsızlığını kasten gizlemiş olduğundan bahis ile yükümlülüklerini yerine getirmediğini, hayat sigortası sözleşmelerinin, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun gereğince tüketici sözleşmesi niteliğinde olup; iş bu Kanunun 4. maddesi gereği 12 puntonun altında bir yazı karakteri ile yazılamayacağını, kredi sözleşmesi ile birlikte yapılan hayat sigortası poliçesinin, müteveffa tarafından kendi sözleşmesinin bir parçası olarak algılanmış ve okunmasına fırsat dahi verilmeden müteveffaya hızlıca imzalattırıldığını, yapılan bu sigorta poliçelerinin maktu olarak düzenlenip, kredi sözleşmesinin bir eki olarak imzalattırıldığını ve sağlık hususunda poliçede yer alan sorumlulukların hiç birinin müteveffaya sorulmadığını, sigorta şirketinin öncelik ile davalının, poliçenin tanzimi sırasında basiretli bir tacir gibi davranarak sigortalıya bu hususlarda gerekli soruları yöneltip, cevaplarını alması gerektiğini, müteveffanın kredi çekebilmek amacıyla; istemediği halde bir de sigorta sözleşmesinin gerçekleştirildiğini, prim ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, ayrıca merhum vefat edene kadar sigortasının tüm primlerini ödediğini, kendisinin tüm primleri aksatmadan ödemesi ve sigorta sözleşmesinin rızası ile gerçekleştirmemiş olmasının; onun kötü niyetli olmadığını ortaya koyan deliller olduğunu, aydınlatma yükümlülüğüne uygun davranıldığının ispatının sigortacıya ait olduğunu, ancak bu hususta hiçbir delilin dosya kapsamında mevcut olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!