Patlayıcı madde nakleden sanığın terör örgütüne silah sağlama eylemi olarak değerlendirilmesi gerekirken yanlış vasıflandırma ve ek savunma hakkı ihlalleriyle hükmün bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütü üyesi olmayan sanığın, örgütün faaliyetlerinde kullanılmak üzere patlayıcı madde taşıması eyleminin, TCKnın 315. maddesindeki örgüte silah sağlama suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, yerel mahkemece suç vasfında yanılgıya düşülerek üyelik suçundan hüküm kurulması; ayrıca, iddianamede yer almayan bir maddeye göre ceza tayini yapılırken sanığa ek savunma hakkı tanınmaması ve hükmün gerekçesi ile fıkrası arasında çelişki bulunması gibi usuli ve esasa ilişkin hatalar nedeniyle, sanık hakkındaki mahkumiyet kararının bozulmasına oybirliğiyle hükmedilmiştir.
9. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

    Suç
    : Silahlı örgüt üyesi olma, Patlayıcı madde nakletme
    Hüküm
    : TCK'nın 314/3, 220/7. maddesi delaletiyle 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 53, 58/9, 174/1, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 62, 52/2, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
    Dosya incelenerek gereği düşünüldü
    :
    Tayin olunan cezanın süresi itibariyle şartları oluşmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
    Silahlı terör örgütü üyesi olmayan sanığın örgütün faaliyetinde kullanılmak maksadıyla ve örgütün amacını bilerek patlayıcı maddeyi naklederken yakalandığının anlaşılması karşısında eylemin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK'nın 315. maddesinde tanımlanan örgüte silah sağlama suçunu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
    2- Kabul ve uygulamaya göre de;
    a) İddianamede ve Cumhuriyet savcısının esas hakkında görüşünde örgüte yardım suçunu düzenleyen TCK’nın 314/3, 220/7. maddeleri delaletiyle aynı Kanunun 314/2. maddesinin uygulanmasının talep edilmemesi karşısında, ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında anılan maddenin uygulanması suretiyle CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
    b) Hükmün gerekçesinde sanığın örgüte yardım suçundan cezalandırılacağı belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında örgüt üyesi olmak suçunun sabit görüldüğü belirtilmek suretiyle hükümde çelişkiye düşülmesi,
    Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, ceza süresinde kazanılmış hak saklı tutulmak suretiyle hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 07.07.2010. tarihinde oybirliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!