Defter Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçunda, Yeterli Şüpheye Rağmen İddianamenin İadesi Kararına Yapılan İtirazın Reddi Üzerine Kanun Yararına Bozma İsteminin Değerlendirilmesi.
Özet: Defter kayıt ve belgeleri gizleme suçlamasıyla düzenlenen bir iddianamenin, suç tarihinin yeterince açık belirtilmediği ve olayların delillerle ilişkilendirilmediği gerekçeleriyle iadesi yönündeki karara yapılan itirazın reddedilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu iade nedenlerinin Ceza Muhakemesi Kanununun 174/1 maddesindeki yasal şartlara uymadığı, kamu davası açılması için yeterli şüphenin mevcut olduğu ve eksikliklerin yargılama aşamasında giderilmesi gerektiği gerekçeleriyle kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Değişik İş
SUÇ
: Defter kayıt ve belgeleri gizleme
İNCELEME KONUSU KARAR
: İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 23.01.2024 tarihli ve ███████████ Soruşturma, █████████ Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2024 tarihli ve ████████ İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.03.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli kararı ile "Şüphelinin üzerine atılı bulunan suç bakımından iddianamede suça konu tebligat tarihinin bildirilmediği gibi suç tarihinin de sadece 2023 olarak belirtildiği, bu haliyle iddianamede yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmaksızın iddianamenin tanzim edildiğinden" bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin █████/2022 tarihli ve █████████ esas, ██████████ karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde belirtildiği üzere;
Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında bulunan İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen █████/2023 tarihli vergi suçu raporunun, █████/2023 tarihli vergi inceleme raporu ile █████/2023 tarihli mütalaa formunun bulunması, iddianame anlatımının olay ve deliller ile ilişkilendirilmiş olması karşısında şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, bununla birlikte iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi;
“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik
:█████/2019-███████ md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
...“
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin beşinci fıkrasında;
"Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır."
Denilmektedir.
4. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2024 tarihli ve ████████ İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...şüphelinin üzerine atılı bulunan suç bakımından iddianamede suça konu tebligat tarihinin bildirilmediği gibi suç tarihinin de sadece 2023 olarak belirtildiği, bu haliyle iddianamede yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmaksızın iddianamenin tanzim edildiği..." gerekçesiyle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2024 tarihli ve ███████████ Soruşturma, █████████ Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 170/4. maddesi uyarınca iadesine karar verilmiştir.
5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğünün 827 047 6104 vergi kimlik numaralı mükellefi olan şüpheli hakkında, "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçunu işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 22.10.2023 tarihli ve 2023-(2014-2-746)/41 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın, 07.06.2023 tarihli ve E-12178747-000-2014-2-746-50333 sayılı isteme yazısı ile 12.062023 tarihli tebliğ mazbatasının mevcut bulunduğu, defter kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiği; şüphelinin .. .. .. .. .. Polis Merkezi Amirliğinde alınan 12.01.2024 tarihli ifadesinde, isteme yazısından haberdar olmadığını, dükkana ait defter ve belgelerin kendisinde bulunmadığını beyan etmesi ile iddianamede suç tarihinin "2023" olarak yazıldığının belirlenmesi karşısında; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2024 tarihli ve ████████ İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen iade gerekçelerinin, 5271 sayılı Kanun‘un 170/4 ve 174/1-a maddelerine uygun olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve 213 sayılı Kanun'un 102/5. maddesi de dikkate alınarak gerek görülecek diğer araştırmaların yargılama sırasında Mahkemece de yapılabileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!