Davacının sevk ve idaresindeki araçta bulunmayan bandrolsüz sigaralar nedeniyle kesilen ÖTV, KDV ve vergi ziyaı cezalarının iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararı, davacının bulundurma vasfının somut delillerle ispatlanamaması gerekçesiyle Danıştay tarafından onanmıştır.
Özet: Bu hukuki değerlendirme, sevk ve idaresindeki araçta bandrolsüz sigara bulunmamasına rağmen, kaçak sigara sevkiyatına öncülük ettiği iddiasıyla adına özel tüketim vergisi, katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezası tarh edilen bir davacının açtığı iptal davasına ilişkindir; Bölge İdare Mahkemesi, davacının kaçak sigarayı "bulunduran" veya "belgesiz mal bulunduran" sıfatını taşıdığına dair somut ve şüpheye yer bırakmayacak bir tespit yapılamadığı gerekçesiyle tüm tarhiyat ve cezaları iptal etmiş, yapılan temyiz başvurusu üzerine Yüksek Mahkeme de bu kararı usul ve hukuka uygun bularak onamış, davacı aleyhindeki vergi işlemlerinin hukuka aykırılığını kesinleştirmiştir.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacının sevk ve idaresindeki araçta, yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden 2016 yılının Aralık dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bozma kararı üzerine, olayda, davacının sevk ve idaresindeki araçta suç unsuruna rastlanmamasına karşın, kaçak sigara ele geçirilen araca öncülük ettiği ve kaçak sigara sevkiyatını gerçekleştirenlerle birlikte hareket ettiğinden bahisle davacı adına vergi ziyaı cezalı tarhiyatların yapıldığı görülmüş ise de; davacının kullandığı araçta kaçak sigaranın bulunmaması ile ceza yargılamasında alınan ifadesinde sigaraların dava dışı ...'nin aracında ele geçirildiği, kendi aracı ile bu kişiye ait araç arasında 50 km mesafe olduğu, öncü araç olmadığı ve anılan şahsın kaçak sigara taşıdığını bilmediği yolundaki beyanının bir arada değerlendirilmesinden, davacının ele geçirilen sigaralar nedeniyle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda tanımlanan "bulunduran" sıfatını taşıdığına ilişkin somut bir tespitin yapılmadığı anlaşıldığından, davacı adına re'sen salınan özel tüketim vergisi ve bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk görülmediği, davacı adına re'sen salınan katma değer vergisi ve bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezasına gelince; olayda davacının belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan sıfatına haiz olduğu hususunun somut ve herhangi bir şüpheye mahal vermeyecek şekilde ortaya konulamadığı, bu durumda, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tarhiyat yapılabilmesi için gereken koşullar oluşmadığından, vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacının sevk ve idaresindeki araçta bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespiti üzerine tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!