Danıştay 13. Dairenin, mülga 6762 sayılı Ticaret Kanununun 317. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisi olmadığı gerekçesiyle fon alacağına ilişkin ödeme emri sorumluluğunun iptali kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin ödenmeyen banka kredileri nedeniyle eski yönetim kurulu üyesi adına çıkarılan ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı konu almakta olup, mahkemeler, şirketin esas sözleşmesindeki temsil ve ilzam yetkisi paylaşımı uyarınca davacının şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmadığını, bu nedenle mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri kapsamında şahsi sorumluluğuna gidilemeyeceğini tespit ederek, ödeme emrinin dayanağı olan ödemeye çağrı mektubunun ve dolayısıyla ödeme emrinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş ve iptal kararı verilerek bu karar temyizde onanmıştır.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Fonu
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacının yönetim kurulu üyesi olduğu ... Hizmetleri A.Ş.'nin Fon'a devredilen Türkiye İmar Bankası A.Ş.'den kullandığı ve geri ödemediği kredilerinden dolayı ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararı ile kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulması üzerine, adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'nin ödenmeyen borçlarının tahsiline yönelik olarak davacı adına 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesine göre tanzim ve tebliğ edilen dava konusu ödeme emrinin dayanağı ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin ... tarih ve E..., K... sayılı kararıyla anılan ödemeye çağrı mektubunun iptaline karar verildiği, dolayısıyla dayanağı kalmayan dava konusu ödeme emrinde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin █████/2023 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'nin İmar Bankası'ndan kullandığı ve geri ödemediği kredi borcu nedeniyle davacının anılan şirketin kanuni temsilcisi olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, ''davacının 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi gereğince sorumlu olduğu dönem ile sorumluluk tutarı ve/veya 4389 sayılı Kanun uyarınca banka kaynaklarının ne kadarını edindiği veya edindirdiği somut olarak ortaya konulmadan, temlik alınmakla Fon alacağı niteliği kazanan borcun tamamından 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. ve 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddeleri uyarınca sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı' gerekçesi ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay 13. Dairesi'nin █████/2017 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile ''Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 319. maddesinde, anonim şirketlerde, esas mukavelede idare ve temsil işlerinin idare meclisi azaları arasında taksim edilip edilmeyeceğinin ve taksim edilecekse bunun nasıl yapılacağının tespit olunacağı, esas mukavele ile temsil salahiyetinin ve idare işlerinin hepsini veya bazılarını idare meclisi azası olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan müdürlere bırakabilmek için umumi heyete veya idare meclisine salahiyet verilebileceği ve bu gibi kayıtlar bulunmadığı takdirde Kanun'un 317. maddesi hükmünün uygulanacağı belirtildiğinden, ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'nin esas sözleşmesinde idare ve temsil işlerinin taksim edilip edilmeyeceğine, taksim edilecekse bunun nasıl tespit edileceğine ilişkin bir düzenlemeye yer verilip verilmediği, temsil yetkisi ve idare işlerinin devri için yönetim kuruluna bir yetki verilip verilmediği hususları araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar araştırılmadan, eksik incelemeye dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği' gerekçesi ile bozulması üzerine ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, ''davacının yönetim kurulu üyesi olduğu ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'nin esas sözleşmesinde mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 319. maddesine uygun olarak temsil salahiyetinin ve idare işlerinin hepsini veya bazılarını idare meclisi azası olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan müdürlere bırakabilmek için yönetim kuruluna yetki verildiği ve yetkili yönetim kurulunca yapılan görev paylaşımında davacının, adı geçen şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmadığı anlaşıldığından, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle davacının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı'' gerekçesi ile iptaline karar verildiği, bu kararın da Danıştay 13. Dairesi'nin █████/2020 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararı ile onandığı, anılan karara karşı davalı idarece yapılan karar düzeltme başvurusunun ise ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile reddedildiği, dolayısıyla dava konusu ödeme emrine dayanak olan ödemeye çağrı mektubuna ilişkin işlemin iptaline karar verildiğinden, aynı yöndeki işbu davaya konu ödeme emrinin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında da sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, kanuni temsilcilerin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda görev yapan kanuni temsilcilerin amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu oldukları, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi kapsamında takip yapılabilmesi için kamu alacağının asıl borçlunun mal varlığından tahsil edilememiş veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olmasının yeterli olduğu, davacının ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'de yönetim kurulu üyesi olduğu ve şirket bilançolarındaki kredileri ve toplam zararı bilerek bu görevi kabul ettiği, tüm yönetim kurulu üyelerinin yönetimle görevli kişilerin kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı kararlarına uyup uymadığını denetlemekle yükümlü olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, ... Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.'de hiçbir zaman kanuni temsilci ve sorumlu konumunda olmadığı, temsil ve ilzama yetkili kılınmadığı, dava konusu alacağın özel hukuk alacağı olduğu, 6183 sayılı Kanun'a göre takip edilmesinin yasaya ve usule aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!