Limited şirketin feshini talep eden davacının, ortaklar arası güvenin bozulması, fiziksel saldırı iddiaları, fiktif fatura kesilmesi ve şirketin gayrıfaal kalması gerekçeleriyle açtığı ticari fesih davası.
Özet: Davacı taraf, kurucu ortaklar arasında vaatlerin yerine getirilmemesi, fiziki saldırı ve haksız fatura kesimi gibi eylemlerle sarsılan güven ilişkisi sonucunda şirketin fiilen gayri faal hale gelmesi ve güvenlik endişesiyle şirket merkezine erişim imkanının kalmaması nedeniyle, limited şirketin haklı sebeple feshini veya kendisinin ayrılma akçesi ödenerek şirketten çıkarılmasını talep etmiş, davalı şirket ise davaya cevap vermemiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ........’in şahıs şirketi ile davalı ........ Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti'nin hâkim ortağı dava dışı ......'ın tek pay sahibi olduğu ....... Elektronik Limited Şirketi ile geçmiş yıllarda karşılıklı ticari ilişkide bulunduklarını, .......'ın, aralarındaki ticari ilişkiyi geliştirmeyi ve aynı ortaklık çatısı altında da faaliyet yürütmeyi talep ettiğini ve ilgili talebin müvekkili ........ tarafından kabul gördüğünü, ........, ....... ve .......'in bir araya gelerek ........ Ltd. Şti.’yi, her bir payı 100 TL itibari değere sahip 300.000 TL sermaye ile 15.06.2021 tarihinde kurduklarını, ........ Ltd. Şti.’de müvekkili ........’in 300 payı (%10), .......’in 450 payı (%15) ve .......’in 2250 payı (%75) bulunduğunu, ........ Ltd. Şti. kurulmadan önce ....... tarafından müvekkiline verilen çeşitli vaatlerlerin süreç içerisinde gerçekleşmediğini ve davacı müvekkili ile ....... arasında anlaşmazlıklar başladığını, müvekkili ........'in, verilen vaatlerin gerçekleşmemesi üzerine ....... Ltd. Şti. adına dava dışı .......'den muaccel 4.500.000,00 TL’ye yakın tutardaki alacağını talep ettiğini, müvekkilinin bu talebinin üzerinden çok vakit geçmeden, .......’in yakın ilişkilere sahip olduğu ........ Ltd. Şti.’nin üst katında mukim firma ortakları ve çalışanları tarafından, ortada hiçbir neden yokken bir anda çeşitli bahanelerle davacı ........’in darp edildiğini, can güvenliği açısından korkuya kapılan davacı müvekkilinin şahıs şirketinin faaliyetlerini devam ettirmek için şahıs şirketini fiilen başka bir adrese taşıdığını, ........ Ltd. Şti.’nin de işlerini gereği gibi sürdürebilmek için şirket merkezini başka bir adrese taşıma teklifinin ....... tarafından kabul görmediğini, .......’in tek pay sahibi olduğu ....... Ltd. Şti. tarafından kendi şahıs şirketine, hiçbir alt ilişkiye dayanmayan 13.505.194,40 TL değerinde fatura kesildiğini, TTK md. 21/2 bağlamında öngörülen yasal itiraz süresinin son gününde fark ettiğini ve faturaya iderek, iptal ettiğini, taraflar arasında bulunmayan fiktif nitelikteki bu faturanın, müvekkili ........’e şok yaşattığını ve dava dışı ....... ile aralarındakisındaki tüm güven bağını kopardığını, davacı müvekkilinin ....... Ltd. Şti'nin tek pay sahibi ve ........ Ltd. Şti. hâkim ortağı dava dışı .......'in tek pay sahibi olduğu şirket ....... Elektronik Limited'den alacağının bulunması, davacı müvekkilinin can güvenliği endişesi nedeniyle ........ Ltd. Şti. merkezine erişiminin bulunmaması, davacı müvekkilinin şahıs firmasının fiziken taşıması aşamasında dava dışı .......’in tek pay sahibi olduğu ....... Ltd. Şti. tarafından hiçbir hukuki ve iktisadi temeli olmayan fiktif nitelikte faturanın kendisine tebliği, müvekkilinin ....... ile ortak bir zeminde buluşmak adına defalarca iletişim kurma girişiminde bulunmasına rağmen bu çabasının hiçbir şekilde karşılık görmemesi, davacı müvekkilinin müdürlük görevini sürdürme çabasına rağmen şirket merkezinin taşınmayarak fiili olarak görevi icra etmesinin imkansız hale getirilmesi, şirketin mevcut durumda gayrıfaal hale gelmesi nedenleriyle ortaklar arasında güven ilişkisinin tamamen zedelendiği ve şirket faaliyetlerinin artık hiçbir şekilde gereği gibi sürdürülemeyeceği açıkça ortada olduğunu, mevcut durumda şirketi temsil edecek müdür sıfatını haiz kimse bulunmadığı için işbu davayı yürütmek ve müvekkilinin müdürlükten istifa ettiğini sicile tescil etmek üzere şirkete kayyım atanmasını, şirketin haklı nedenle feshini, şirketin feshinin mümkün olmaması durumunda davacıların ayrılma akçesi ödenmek suretiyle şirketten çıkmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacılar, davalı şirketin hissedarı olduklarını, şirket kurulmadan önce dava dışı şirket ortaklarının verdikleri çeşitli vaatlerin gerçekleşmemesi üzerine anlaşmazlıklar başladığını, hatta davacı ........'in darp edildiğini ve konunun savcılığa yansıdığını, davacıların şirket merkezine can güvenliği sebebiyle gidemediklerini, şirket müdürlüğü görevinden bu sebeple istifa eden davacı ........'in istifasının tescilinin gerektiğini, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalkması ve şirketin hali hazırda müdürsüz kalması nedeniyle şirketin haklı nedenle feshini, olmadığı takdirde ayrılma akçesi ödenmek suretiyle şirketten çıkartılmalarını istemişlerdir.
Davalı şirketin usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.
Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasında alınan 1 numaralı ara karar ile davalı şirkete yönetici kayyımı atanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı şirket kayyımı █████/2025 tarihli dilekçesinde "TTK m.636/3 hükmünde belirtilen şartların oluştuğu gözetildiğinde, şirketin feshi yönünde karar verilebileceği" beyanında bulunmuştur.
Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkemece resen seçilen mali müşavir ve hukukçu bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle; ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, ortakların bir araya gelerek şirket faaliyetlerini sürdürmelerinin olanaklı olmadığı ve ortakların başka şirketler eliyle kendi faaliyetlerine devam etmeleri nedeniyle olayda, TK 636/3 anlamında haklı sebeplerin gerçekleştiği, davacıların paylarının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarının Mahkemenin takdirinde olduğu, dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2023,2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakta, Davalı şirkete ait 2023,2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Mahkeme takdirinde bulunduğu, davalı ........ ELEKTRONİK SAN. ve TİC. LTD. ŞTİ. dosyamıza sunulan 2023 ticari defterleri, mizan ve gelir tablolarına göre davacılar ........, .......'in şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesi hesabı ile ilgili davalı şirketin öz kaynaklarının ayrılma akçesini karşılamaya yetmediğinin değerlendirildiği, davalı ........ Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti'nin dosyaya sunulan 2024 ticari defterinin mizan ve gelir tablolarının hazır olmadığının görüldüğü, bu nedenle 2024 yılı ile ilgili bir değerlendirme yapılamadığı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Limited şirketlerde feshi ve tasfiyeyi düzenleyen TTK'nun 531. Maddesinde haklı sebeplerin varlığı halinde sermayenin en az onda birine sahip olan her ortağın mahkemeden şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin hesaplanarak şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun olabilecek bir çözüme hükmedebileceğinin belirtildiği ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, şirketin feshini isteyen ortağın fesih koşullarının oluşmasında kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerektiği belirtilmiştir. Limited şirket ve anonim şirketlerde; şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Mahkeme, sebepleri haklı bulsa bile fesih kararı vermek zorunda değildir. Mahkemenin feshe karar verebilmesi için, ileri sürülen sebeplerin şirketin feshini gerektirecek nitelikte olması da gerekir. Gerçekten de haklı sebeplerin varlığını tespitte dar bir yorumun yapılması ve bu yolun ancak son çare olarak başvurulacak bir yol olduğunun dikkate alınması zorunludur. Görüldüğü üzere, şirketin feshini haklı kılan sebeplerin varlığına rağmen, yaşatılmasının ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru olacağına kanaat getiren mahkeme, şirketi feshetmek yerine, duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. Bu sebeple bu dava alternatif çözümlüdür. Kaldı ki sebebin mahkemece haklı görülmesi halinde, şirketin feshine hükmedilmesinden önce mahkemece alternatif çözümlerin araştırılıp incelenmesi gerekir. Zira fesih çok ağır bir sonuçtur.
Tüm bu açıklamalar ışığında; davacıların davalı şirketin hissedarı oldukları, davacı ........'in aynı zamanda şirketin yetkilisi olduğu, incelenen davalı şirket ticari defter ve kayıtları uyarınca davalı şirketin öz kaynaklarının davacıların ayrılma akçesini karşılamaya yetmeyeceği, davalı şirketin borç bakiyesinin 566.328,94-TL, geçmiş yıllar zararının ise 1.032.939,64-TL olduğu, toplanan tüm deliller uyarınca ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, ortakların bir araya gelerek şirket faaliyetlerini sürdürmelerinin olanaklı olmadığı ve ortakların başka şirketleriyle kendi faaliyetlerine devam etmeleri nedeniyle TTK 636/3 maddesi gereğince şirketin haklı nedenle feshi sebeplerinin gerçekleştiği ve somut olayda en uygun çözümün davalı şirketin feshi ve tasfiyesi olduğu anlaşıldığından davanın bu kapsamda kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
- İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ...... sicil sırasında kayıtlı Davalı ........ Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Tasfiye Memuru olarak davacı .......'in görevlendirilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar harcının, daha önce yatırılan 269,85-TL harçtan indirilmesiyle bakiye 345,55‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacılar tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 539,7‬0-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde AAÜT üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacılara verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan toplam (posta, müzekkere, bilirkişi, kayyım) yargılama gideri olan 36.112,75‬-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan .....
e-imzalıdır ....
e-imzalıdır
Üye .....
e-imzalıdır
Katip .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!