Borca batık tereke nedeniyle mirasın hükmen reddi talebinde, dava değeri istinaf kesinlik sınırının altında kaldığından usulden reddeden Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının, kanun yolu kapatılamayacağı gerekçesiyle Yargıtay tarafından kaldırılarak esasının incelenmesi.
Özet: Yargıtay, mirasın hükmen reddi davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin dava değerinin istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf dilekçesini usulden reddetme ve bu usuli ret kararını kanun yolu kapalı olacak şekilde kesinleştirme işleminin hatalı olduğuna hükmetmiştir; zira usule ilişkin bu tür kararların kanun yolu açık bırakılarak verilmesi gerektiği belirtilmiş, bu sebeple bölge adliye mahkemesinin ek kararı kaldırılarak dosyanın esasının incelenmesine karar verilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve 30.07.2024 tarihli ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'nın davacıların babası olup 07.01.2010 tarihinde vefat ettiğini, vefat tarihi itibarı ile murisin terekesinde bilinen herhangi bir mal varlığı olmadığını, terekenin borca batık olduğunı belirterek; murise ait terekenin borca batık olduğunun tespiti ile davacılar yönünden mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların mirasın gerçek reddi talebinde bulunmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından mirasın reddedilmiş sayıldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: dava değeri 22.226,40 TL olup, karar tarihi olan 23.05.2024 tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında kaldığı gerekçesiyle istinaf eden davalı bakımından istinafı kabil bir karar olmaması sebebiyle istinaf başvuru dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 ve 352/1 hükümleri uyarınca miktar yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
V. EK KARAR
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, 30.07.2024 tarihli ek karar ile; kararın, karar tarihi itibariyle geçerli olan 378.290,00 TL'lik temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından bahisle, miktar itibariyle kesin olan karara karşı yapılan temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
VI. EK KARAR TEMYİZİ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Ek Karar Temyiz Sebepleri
Davalı vekili terekenin pasifi hesaplanırken murisin ölüm tarihinin dikkate alındığı, terekenin ayrıntılı olarak hesaplanmadığı, aradan geçen on dört yılda terekenin pasifinin artmış olduğu, davanın tespit davası olup değere bakılmaması gerektiğini belirterek ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; istinaf başvuru dilekçesinin miktardan red kararının kesin olup olmadığı ile dava değerinin istinaf inceleme sınırı üstünde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Ek karara yönelik temyiz incelemesinde; 6100 sayılı Kanun'un 346. maddesinde; "istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.
Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar" düzenlemesi mevcuttur.
Aynı Kanun 366. maddesi ise; "Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352. maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf dilekçesinin dava değerinin istinaf inceleme sınırı üzerinde olmadığı değerlendirilerek dilekçenin miktardan reddine dair karar verilmiş ise de, bu karar usule ilişkin bir karar olup, yukarıda ayrıntılı açıklanan ilgili kanun hükümlerine göre iki haftalık temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilmesi gerekirken, kanun yolu kapatılmak suretiyle kesin nitelikte olacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 30.07.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
2.Miktar veya değeri istinaf kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun’un 341/2 hükmü uyarınca istinaf edilemez. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 346/1 hükmü uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 341. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un Ek 1/2 hükmünde yer alan “hükmün verildiği” ibaresi “davanın açıldığı” şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmî Gazete’de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6100 sayılı Kanun'un “Zaman bakımından uygulanma” kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkanının bulunmadığı kuşkusuzdur.
Tüm bu açıklamalara göre eldeki davada; İlk Derece Mahkemesince 23.05.2024 tarihinde nihai kararın verildiği ve bu tarih itibarıyla usul işlemlerinin tamamlandığı, 7550 sayılı Kanunla getirilen "davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların uygulanacağına" ilişkin düzenlemenin 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, yeni düzenlemenin eldeki davaya uygulanma imkanının bulunmadığı, kesinlik sınırının tespitinde kararın verildiği 2024 yılındaki 28.250,00 TL değerindeki parasal sınırın esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu kapsamda yapılan incelemeye ve dosya içeriğine göre; Mahkemece reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktarın 22.226,00 TL olduğu ve İlk Derece Mahkemesinin karar verdiği tarihteki kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle kararın kesin olduğu kabul edilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 30.07.2024 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan 01.07.2024 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Dava, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; dava değeri olarak belirlenen 22.226,40 TL'nin kararın verildiği 2024 yılı itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında olduğu için istinaf isteminin kesinlikten reddine karar verilmiş, davacının bu kararı temyizi üzerine ek karar ile temyiz istemi reddedilmiş, ek kararın da temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından ek karar kaldırılarak hüküm onanmıştır.
24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir.
04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmi Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 2023 yılında istinaf sınırı 17.830,00 TL'dir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu göz ardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak " ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibariyle 6100 sayılı Kanun'un parasal sınırlara ilişkin Ek 1/2 hükmü yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir.
Açıklanan gerekçeyle, miktar yönünden dava tarihi itibariyle istinaf incelemesi mümkün hâle geldiği için Bölge Adliye Mahkeme kararının işin esasının incelenmesi yönünde bozulması gerekirken, yazılı gerekçeyle onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
K A R Ş I O Y
Davalı vekilinin istinaf başvurusu Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 01.07.2024 tarihli kararı ile, temyize konu miktarın istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesi ile reddedilmiş, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu ise Dairemizin çoğunluk görüşü ile onanmıştır.
Davacıların talebi; mirasın hükmen reddine ilişkindir. Dava, niteliği itibarıyla bir tespit davasıdır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi ve temyiz kesinlik sınırının dikkate alınmaması gerekir.
Bu sebeple; Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, Dairemiz onama görüşüne katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!