Önceki tescilsiz kullanım iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasında, turizm sektöründeki "büyük medeniyetlerin" ibareli markanın 39. sınıftaki emtialar için hükümsüzlüğüne dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Yüksek mahkeme, davacının önceki tescilsiz kullanımıyla piyasada tanınır hale getirdiği "büyük medeniyetlerin ...+şekil" ibareli markanın davalı tarafından tescil edilmesi üzerine açılan hükümsüzlük davasında, davacının öncelik hakkı bulunduğu ve dolayısıyla markanın bazı hizmet grupları için kısmen hükümsüzlüğüne karar veren bölge adliye mahkemesi kararını, davacının davalının kötü niyetli olduğuna dair iddiasını istinaf aşamasında yeterince dile getirmemesine rağmen usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekeçsinde özetle, davalı ...'in 2014/... başvuru numarası ile "büyük medeniyetlerin ...+şekil" ibareli markayı 39 . sınıf kapsamında tescil ettirdiğini, dava konusu "büyük medeniyetlerin ...+şekil" ibareli markanın müvekkili tarafından Rusya'daki turistlere pazarlanmak amacıyla oluşturulduğunu, davalının müvekkilinin eski tur rehberlerinden olduğunu, davalının çalıştığı yeni şirket bünyesinde tur programlarının ismini ve şeklini kopyalayarak karışıklığa neden olduğunu ileri sürerek markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkin edilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin 2000 yılından beri turizm sektöründe çalıştığını, davaya konu gezi programının müvekkili tarafından oluşturulup geliştirildiğini, müvekkili tarafından tescil ve ilan ettirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli bulunan 2014/... nolu "..." markanın davalının tescil tarihinden yıllar önce davacı şirket ile ortaklık bağı bulunan dava dışı şirket tarafından ve davacı tarafından markasal anlamda (tur düzenleme, ... için yer ayarlama, ... ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri dahil) kullanıldığı, piyasada tanınır ve bilinir hale getirildiği gerekçesi davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka üzerinde davacının hak sahibi olduğuna yönelik tespitte hukuka aykırılık bulunmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu bu nedenle markanın kullanım alanı olan 39. Sınıftaki "...ve hava taşımacılığı hizmetleri ve ...ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri" emtialarında hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraflarca temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava konusu uyuşmazlık, davacının önceki tescilsiz kullanım nedeniyle hükümsüzlüğü istenen davalı markalarının esas unsurunu oluşturan ibare üzerinde öncelik hakkı bulunup bulunmadığı ve dava konusu markaların hükümsüzlükleri koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle davacının, davalının kötüniyetli olduğuna dair iddiasını istinaf aşamasında dile getirmemiş olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,16.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.