Hizmet Tespiti Davasında Bir Günlük Çalışma Üzerinden Sigortalılık Başlangıç Tarihi Tespitinde Eylemli Çalışma ve İşyeri Varlığının Eksik Araştırılması Gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Bozulması
Özet: Bu uyuşmazlık, davacının 01.01.1989 tarihinde 1 günlük sigortalı çalışmasının ve sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesinin kabul kararının ve istinafın onamasının, Yargıtay tarafından işe giriş bildirgesinin yanı sıra eylemli çalışmanın varlığının, iş yerinin faaliyet durumu, vergi kayıtları, bordro sunulmaması ve tanık ifadelerindeki çelişkiler gibi hususlar yeterince araştırılmadığı için eksik incelemeye dayalı bulunarak bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıya ait ... ünvanlı iş yerinde 01.01.1989-15.09.1989 tarihleri arasında hizmetinin tespitini talep etmiş; 01.07.2021 tarihli duruşmada talebini daraltarak çalışmaya başladığı 01.01.1989 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini istemiştir.II. CEVAPDavalı SGK vekili cevap dilekçesinde, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, çalışma olgusunun yöntemine göre kanıtlanması gerektiğini, davanın hak düşürücü süreye uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.01.1989 tarihinde 1 gün süreyle asgari ücretle 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60-G maddesine göre davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 10.05.1989 tarihi olduğunun tespitine, 01.01.1989 tarihindeki (1) günlük çalışmasına ait primin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, davalı işverene yönelik açılan davanın takipsiz bırakılması sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 6, 60. maddenin (G) bendi, 79., 108. madde hükümleridir.Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-549-555, ███████-437-448 ve ███████-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden 01.01.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, konfeksiyon mahiyetli iş yerinin 01.11.1982-30.03.1987 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işverenin konfeksiyon faaliyet alanında vergi mükellefiyet döneminin ise 09.04.1979-20.05.1990 tarihleri arasında olduğu, iş yerinden 1989 ve 1990 yıllarında dönem bordrosu verilmediğinin anlaşıldığı, geniş çaplı yapılan komşu iş yeri araştırmasında komşu iş yeri tespit edilemediği, davacı tanığı olarak işveren ..., ilk sigortalılığı 2000 yılında başladığı anlaşılan ... ve 2011 yılından itibaren kuaför alanında vergi kaydı olduğu analaşılan ...'in dinlendiği, tanıklardan ...'ın dava konusu dönemde butik iş yerinde yanında çalıştığını beyan ettiği işvereni ... ile butikte işin başında durduğunu beyan ettiği ...'nun araştırılarak beyanlarına başvurulmadığı, böylelikle dava konusu dönemde sigortalılıkları ya da vergi kayıtları olmayan tanıkların beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.4.Buna göre Mahkemece, davacı tanığı ...'in beyanında bahsettiği ve dava konusu iş yerine bitişik olduğunu beyan ettiği butiğin sahibi ve eşi olarak belirttiği ... ile ...'nun beyanlarına başvurulmalı, o dönemde iş yerlerinin komşu iş yeri niteliğinde olup olmadığı da vergi kayıtları, iş yeri tescil bilgileri ile araştırılmalı, böylelikle ...'ın da beyanı denetlenmeli, bu araştırmalardan bir sonuç alınamaması halinde taraflardan davacının dava konusu dönemde çalışmasını bilebilecek kişiler sorularak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları getirtilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VII. KARARAçıklanan sebeple,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.