Endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları; tescilli tasarımın başvuru öncesi kamuya sunulması nedeniyle yenilik şartını taşımaması üzerine verilen kararın onanması.
Özet: Davacının tescilli endüstriyel tasarımına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla açtığı asıl davanın yanı sıra, karşı tarafın aynı tasarımın hükümsüzlüğü talebiyle açtığı birleşen davada, davacıya ait tasarımın tescil tarihinden önce bizzat kendisi tarafından kamuya sunulduğu için yenilik vasfını yitirdiği tespit edilerek hükümsüzlüğüne karar verilmiş; bu nedenle tecavüz ve haksız rekabet iddiasının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl dava reddedilmiş olup, ilk derece ve istinaf mahkemelerince verilen bu kararlarda bir isabetsizlik bulunmadığına hükmedilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         ███████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
:████████ Esas, █████████ Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
:İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
:███████ E., ████████ K.
BİRLEŞEN DAVA
:İstanbul Anadolu 2. FSHHM ███████ E.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ait 2006 ... sayılı ile tescilli "..." isimli endüstriyel tasarımını izin almadan üretip satışını yaptığını, tasarımlar arasında belirgin farklılıklar bulunmadığını ileri sürerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 81. maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 55 vd. maddeleri uyarınca tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tescilli tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, haksız tecavüzün önlenmesine ve bu suretle tecavüzü giderilmesine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli, yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımayan 2006/... tescil numaralı tasarımın SMK'nın 77. maddesi gereği hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ürünün tescil tarihinden çok önce internet sitelerinde yer alan ve satışa sunulan ürün olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunduğunu savunarak birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan uzman bilirkişi raporlarında 2006 ... tescil numaralı tasarım ile davalı/birleşen davalıya ait ... isimli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenimde belirgin farklılıkların bulunmaması nedeniyle benzer olarak algılandıkları, ancak tescilli tasarımın tescil tarihinden üç yıl önce 2003 yılında bizzat davacı/birleşen davalı tarafından kamuya sunulduğu, bu nedenle yenilik özelliğinin bulunmadığı gözetilerek birleşen davacı vekilinin hükümsüzlük talebinin yerinde olduğu; birleşen davanın kabulü doğrultusunda asıl davada tecavüz isteminin koşullarının oluşmadığı, yine tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi için mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletme ile bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökeni işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi öte yandan bu tasarımın taklidini üretenlerce karıştırılmaya yol açacak tedbirlerin alınmamasının ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılmaya yol açması hususlarının bulunması, bunun dışında haksız rekabetin dar yorumlanması ve serbest piyasa ekonomisi düzeninin bozulmaması gerektiği yönündeki Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak davaya konu baskı ... ... isimli 2006/... numaralı tasarımın başvuru tarihinden 3 yıl önce kamuya sunulması, davacı şirketçe bu tasarım için ne kadar emek ve sermaye harcandığına ilişkin yeterli delil sunulmaması, davalıya ait ... tanıtımlarının "... ... ..." şeklinde sunulduğu, ayrıca davalı şirkete ait ürünlerin üzerinde ... markasının yer aldığı, davacının ... ... ürünlerinde ise ... markasının basılı bulunduğunun görüldüğü, bu yönüyle de farklılık bulunduğu, tam olarak karıştırılma ihtimalinin olmadığı gerekçesi ile birleşen davanın kabulüne, 2006 ... tescil sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne, asıl davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı/birleşen davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı/birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı/birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması, birleşen dava tasarımın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı/birleşen davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!