Acentelik sözleşmesinin haksız feshi iddiasıyla talep edilen denkleştirme, maddi ve manevi tazminat davasında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Bir acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan denkleştirme, haksız fesih nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerini içeren davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, acentenin sözleşme feshinden sonra kazandırdığı müşterilerle ilgili yenilenmiş poliçe bulunmadığından Türk Ticaret Kanununun 122. maddesindeki denkleştirme tazminatı şartlarının oluşmadığı, ayrıca üç aylık ihbar süresine uyularak fesih yapıldığı ve acentenin başlanmış işlerden doğan zararını ispatlayamadığı gerekçeleriyle tazminat taleplerini reddetmiş olup, Yargıtay da bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
:████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
:İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
:İzmir 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
:████████ E., █████████ KBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 23.02.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirsiz süreli olarak imzalanan acentelik sözleşmesinde müvekkilinin, 23.01.2018 tarihine kadar davalı ... şirketinin yetkili acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, basiretli tacir olarak günden güne kesmiş olduğu poliçe sayısını artırdığını, davalının yükselişine katkı sağladığını, ancak davalının hiçbir sebep belirtmeksizin acentelik sözleşmesini feshettiğini bildirir 23.01.2018 tarihli noter ihtarnamesini gönderdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 121/4 hükmü uyarınca davalının müvekkilinin fesihten kaynaklanan zararlarını karşılamak zorunda olduğunu, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, acente tarafından yeni müşteri kazandırılması ve sözleşmenin devamı durumunda acentenin, işletmeye kazandırdığı yeni müşteriler dolayısıyla ücret almaya hak kazanacak olmasından dolayı sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle acentenin bu ücretleri yitireceğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL denkleştirme tazminatının, haksız fesih nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davacı şirket tarafından davalıya kazandırılan müşterilerle ilgili olarak yenilenmiş bir poliçenin bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesi gereğince koşullarının oluşmaması nedeni ile davacının denkleştirme tazminat talebinin yerinde olmadığı, aynı Kanun'un 121/4 hükmü gereğince haklı bir sebep olmadan veya 3 aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorunda olduğu yönünde yasal düzenlemenin bulunduğu, davalı ... tarafından 17.10.2017 tarihli noter ihtarnamesi ile 3 aylık sürenin sonundan itibaren taraflar arasındaki sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, davacı yanca başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebi ile bir zararın oluştuğuna dair sunulmuş bir delilin de dosyada bulunmadığı, manevi tazminat taleplerinin de bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, acentelik sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi zarar tazmini ile denkleştirme tazminatı istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.