Danıştay Dördüncü Dairesi, bir bakanlık ile genel müdürlük arasındaki 2.5 milyon TLlik ödenmeyen süt teşvik primi alacağı ve yasal faiz talebi davasında temyiz istemini reddederek bölge idare mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bir genel müdürlüğün, ilgili bakanlıktan geçmiş yıllara ait ödenmeyen süt teşvik primlerinin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak 2.558.474,99 TL tutarındaki prim ve 2006 yılından itibaren işleyecek faizin ödenmesine hükmetmiş, bu karar bölge idare mahkemesince istinaf başvurusunun reddiyle hukuka uygun bulunarak kesinleşmiş, ancak bakanlığın davanın süre aşımından reddedilmesi gerektiği ve kamu kurumlarının teşviklerden yararlanmasının haksız rekabete yol açacağı yönündeki temyiz itirazları hukuken yeterli görülmeyerek bölge idare mahkemesinin kararı oyçokluğuyla onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı Bakanlık tarafından, 70.808,772 litre süte ait 2.364.881,04 TL'lik (ıslah edilmiş haliyle 2.558.474,99 TL) ödenmeyen süt teşvik primi alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmesi için davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemece 2002, 2003, ve 2004 yıllarına ait ödenmeyen süt teşvik priminin hesaplanması amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hesaplanan toplam prim tutarı ile faiz tutarı olan 5.173.488,89 TL'nin yeniden Mahkemece hesaplanması ile 5.588.348,87 TL olduğu, söz konusu düzeltme ile bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği anlaşıldığından, davacı vekilinin █████/2020 tarihinde Mahkeme kaydına giren ıslah dilekçesi ile dava değerinin 193.663,95 TL artırılarak 2.558.474,99 TL'ye yükseltildiği ve her ne kadar bilirkişi raporunda faiz hesaplaması yapılmış ise de, davacının talebinin, 70.808,772 litre süte ait 2.364.881,04 TL'lik ödenmeyen süt teşvik primi alacağı ile █████/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açıldığı ve dava değerinin ıslah edilmiş haliyle net tutarının 2.558.474,99 TL olduğu görüldüğünden, Mahkemece dava değeri olarak 2.558.474,99 TL üzerinden hüküm kurularak, bu tutara davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2006 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizin davalı idarece ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından, davanın usul yönünden süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, esas yönünden ise, süt teşvikinden yararlanılması için 2002 ve 2003 yıllarında yapılan yazılı bir müracaatın bulunmadığı, devlet kaynağından karşılanan desteklemelerden kamu kurum ve kuruluşlarının da yararlanabilmesinin üreticiler/çiftçiler açısından haksız rekabete yol açacağı, bu durumun da tarımsal desteklemelerin amacına ve ruhuna aykırı olacağından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun şekilde tesis edildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY
:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlığını taşıyan 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği; 6. fıkrasında ilk incelemeye ilişkin hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; ''İlk inceleme üzerine verilecek karar'' başlığını taşıyan 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı yönünden yapılan incelemede Kanun'a aykırılık görülürse davanın reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır.Anayasanın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinde; "... idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "... süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." aynı Kanunun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür" hükmüne, 11. maddesinde de, “İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne yer verilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarenin, Yetiştirici Birliği olsun veya olmasın tüm illerdeki kamu kurum ve kuruluşlarının süt teşvik primi uygulamasından yararlanamayacağına ilişkin █████/2002 tarih ve 13 sayılı Tamiminin ve bu Tamime karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 10. Dairesinin █████/2006 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile anılan Tamimin ve bu Tamime karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, davacı idarece █████/2006 tarihinde davalı idareye başvurarak 2002,2003,2004 yıllarına ait süt teşvik priminin ödenmesinin talep edildiği ancak davalı idarece yargılama sürecinin halen devam ettiği ileri sürülerek talebin reddedildiği, █████/2011 tarihinde davalı idareye tekrar başvuruda bulunulması üzerine dava sonucu ve yapılması gereken işlemler ile ilgili bir yazı ulaşmadığı gerekçesi ile herhangi bir işlemin yapılamayacağının bildirildiği, daha sonra anılan Danıştay Kararının temyiz edildiği ve temyiz başvurusu üzerine karar düzeltme talebine ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2014 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararın davacı idareye █████/2014 tarihinde tebliğ edildiği, yargılama sürecinin kesinleşmesi üzerine de █████/2015 tarihinde idareye yapılan başvuru ile süt teşvik priminin ödenmesinin talep edildiği ancak, davalı idarenin ödeme yapmaması üzerine, davacı idarece, 70.808,772 litre süte ait 2.364.881,04 TL'lik ödenmeyen süt teşvik primi alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ödenmesi istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayısına kayden açılan davada, Uyuşmazlık Mahkemesinin █████/2017 tarih ve K:████████ sayılı kararı ile davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuna karar verildiği, bunun üzerine davacı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından, 70.808,772 litre süte ait 2.364.881,04 TL'lik ödenmeyen süt teşvik primi alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmesi için davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Dava konusu işlem tesis edilmeden önce █████/2002 tarih ve 13 sayılı Tamimin ve bu Tamime karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın █████/2014 tarihinde kesinleştiği ve söz konusu karar düzeltme kararının █████/2014 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, kesinleşen iptal kararının uygulanması için ödenmeyen süt teşvik primi alacağına ilişkin idareye █████/2015 tarihinde başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.Bu durumda; yasal dava açma süresi olan altmış gün içerisinde dava açılması ya da bu sürede 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında idareye başvurularak taleplerinin reddi halinde kalan sürede dava açılması gerekirken, karar düzeltme kararının tebliğ edildiği █████/2014 tarihinden çok sonra █████/2015 tarihinde yapılan başvuru üzerine tesis olunan işlem esas alınarak açılan davanın, esasının inceleme olanağı bulunmadığı ve süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.