İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesindeki itirazın iptali davası, COVID-19 döneminde geciken ticari ürün teslimatı ve ön ödeme iadesi uyuşmazlığını inceliyor.
Özet: Davacı, COVID-19 salgını döneminde dezenfektan üretimi için sipariş ettiği kimyasal ürünün kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi üzerine ön ödeme olarak yaptığı 63.000 USDnin iadesi talebiyle başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep ederken; davalı, davacının proforma faturadaki ön ödeme tutarının altında ödeme yaptığını, kesin bir teslim tarihi olmadığını, davacının malı teslim almaktan imtina ettiğini, bu durum karşısında malı başkalarına satmak zorunda kaldığını, uğradığı zararların davacının alacağından takas edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, kimya sanayi sektöründe ticaret işi ile iştigal olduğunu, iştigal olduğu iş kapsamında davalıdan mal sipariş etmiş olduğunu, müvekkili şirketin, vermiş olduğu sipariş kapsamında 50 ton -------- karşılığında 27.03.2020 tarihinde davalıya 63.000 USD (20.000USD+43.000-USD) ödeme yapmış olduğunu, siparişin müvekkili şirkete teslimi hususunda ise gönderilen mailde ürünün 10 Nisan 2020 tarihinde geleceğinin bildirilmiş olmasına rağmen ürünü zamanında müvekkili şirkete teslim edememiş olduğunu, ülkemizde ve dünyada gerçekleşen COVID-19 virüs salgını kapsamında dezenfektan ürünlerine ihtiyaç artmış ve müvekkili şirketin de bu kapsamda ticaretini arttırmak için bahsi geçen ürünün temini için girişimde bulunduğunu, sektörde ana tedarikçi hakkında ürün tedarikinde durdurma/gecikme yaşanacağı üzerine çıkan haberler doğrultusunda müvekkili şirketin tedbiren belirtilen ürünü değerinin çok daha fazlasına acil olarak davalıdan talep etmiş olduğunu, ürünün müvekkiline zamanında teslim edilmesi ve müvekkili şirketin dezenfektan yatırımının dönemsel bir ticari ilişki olduğunu, ürünün bahsi geçen dönemde teslim edilmemesi halinde ehemmiyetinin kalmayacağının sektör içerisinde ana kural niteliğinde olduğunu, davalının, müvekkili şirketin sipariş vermiş olduğu ürünleri zamanında teslim edememesi üzerine müvekkili şirket için artık bir önemi kalmayan ürünlerin iptal edildiğinin davalıya, bildirilmiş ve yapılan ödemenin iadesinin talep edilmiş olduğunu, davalı hakkında --------- İcra Müdürlüğü nezdinde --------- E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının bu takibi de hiçbir sebep göstermeksizin, kötü niyetle itiraz etmiş ve takibi durdurmuş olduğunu, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, icra dosyasına yapılan itirazın, ödemeyi geciktirmek amaçlı, haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile % 20'den az olmamak şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten 50 ton --------- siparişi üzerine müvekkili şirket tarafından 24.03.2020 tarihli, proforma fatura tanzim edildiğini, ilgili ticaretin % 40 ön ödemesi 82.600,00 USD olmasına rağmen davacı tarafından yapılan ödemenin 63.000,00 USD olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında malın teslim tarihine ilişkin bir anlaşma olmadığını, dava dilekçesinde atıf yapılan mail yazışmasında da "...-------- bağlantımız hayırlı olsun. Ürün dün yüklendi, 10 Nisan'da burada olması bekleniyor” şeklinde bir beyan söz konusu olduğunu, bahsi geçen ürünün ---------- menşeili ve deniz taşımacılığı ile gelmekte olduğunu, uluslararası ticarette malın ülkeye gireceği tarihi tam isabet zikretmenin mümkün olmadığını, proforma faturası ile malın son çekim tarihinin belirlenmiş olduğunu ve malın son çekim tarihinin de 30.04.2020 olduğunu, bu tarihe kadar da davacının sipariş ettiği malı hiçbir şekilde teslim alma iradesinin söz konusu olmadığını, ilgili mala 10 Nisan'da var olan ihtiyaç ve talebin, 13 Nisan'da son bulduğuna inanmanın mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının iddiasına göre 3 gün teslim süresinin geçtiği gerekçesiyle sözleşmeden dönerek iade talebinin, basiretli bir tacirden de beklenmeyecek bir davranış olduğunu, ticari hayatın örf ve adetleri ve TMK dikkate alındığında, davacının sözleşmeden dönme iradesinin dürüstlük ve iyi niyet ilkeleriyle de bağdaşır bir yanı olmadığını, 13.04.2020'de --------- tank'a yüklenen ve teslime hazır olan malın, tankta depolama azami süresinin 1 ay olduğunu, en azından işbu 1 ay içerisinde davacının sipariş ettiği malı teslim alması için defaatle uyarıldığını ancak davacının hiçbir şekilde sipariş ettiği malı teslim almak istemediğini, 1 aylık tank depolama süresi içerisinde de malın satılıp, tankın boşaltılması gerektiğinden müvekkili şirketin, malı başka müşterilere satmak zorunda kaldığını, davacının, müvekkili şirkete 50 ton ---------- siparişini 24.03.2020 tarihli proforma fatura şartları çerçevesinde, bakiye 143,500,00 USD ödemesini de yapması neticesinde teslim etmeye hazır olduklarını, ancak siparişini teslim alıp, bakiye 143.500,00 USD'yi ödemekten imtina etmesi halinde davacının, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararı da tazmin etme mükellefiyeti olduğunu, davacı nedeniyle uğradıkları zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin talep haklarını saklı tutarak toplamda 67.415,05 USD olan zararlarından 63.000,00 USD kadarını davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği miktar ile takas ettiklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava; sözleşmeden dönme nedeniyle yapılan ön ödemenin iadesi istemli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık konusu; davacı tarafından davalıdan mal sipariş edildiği, taraflar arasında bu şekilde satım sözleşmesinin akdedildiği, davacı tarafından davalıya satış sözleşmesi gereğince ön ödeme mahiyetinde 63.000 USD ödendiği hususlarında çekişmenin bulunmadığı çekişmenin sipariş edilen malların tesliminin gecikmeli olup olmadığı, gecikmeli teslim söz konusu ise davacı tarafından sözleşmeden haklı nedenle dönülüp dönülmediği, satış avans bedelinin davacıya iade şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının mahsup definin dinlenilebilir olup olmadığı bu noktada davalının uğramış olduğunu bildirdiği zararların davacı ön ödemesinde tenzili şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine hususlarında olduğu belirlenmiştir.
Davacının --------- Noterliği █████/2020 tarih--------- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile Covid salgın dönemi olması nedeniyle acil olarak davalıdan tedarik etmeye çalıştıkları anlaşma konusu --------- ürünün zamanında teslim edilmemesi nedeniyle tebliğden itibaren 5 iş günü içerisinde 63.000 USD ön ödemenin iadesini talep ettiği, davalının--------- Noterliğinin █████/2020 tarih --------- yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ile ürünün taahhüt edilen tarihte hazırlandığı teslim alma yükümlülüğüne uymayanın davacı olduğu, 50 ton ürünü teslim etmeye hazır olduklarını beyan ettikleri görülmüştür. --------- İcra Müdürlüğü nezdinde ---------- E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; █████/2020 tarihinde dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısı aleyhine 63.000 USD asıl alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçlunun süresinde borca yaptığı itiraz ile takibin durduğu anlaşılmıştır.Mahkemece dosyasının bir mali müşavir, bir ---------, --------- konusunda uzman kimya mühendisi, bir nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyeti █████/2021 tarihli raporunda özetle;'' Taraflarca karşılıklı kabul edilen ve davalı tarafından hazırlanan proforma faturanın davacı şirket tarafından kabul edildiği ve kabul edildiğinin göstergesi olarak 27.03.2020 tarihinde 63.000 $ ödeme yapıldığı, son çekim tarihi 30.04.2020 olarak belirtildiği, dosyada mevcut gümrük beyannamesinde ürünün gümrüğe geliş tarihi 13.04.2020 ve gümrükten çekiliş tarihi ise 15.04.2020 olarak göründüğü, dolayısıyla teslimatta gecikme görünmediği, ---------- Müdürlüğüne ait beyannamede, çıkış /ihracat ülkesi bölümünde --------, dökme sıvı 309863 kilogram ve ticari tanımlı -------- '---------' görülmekte, fakat proforma faturada Menşei ---------- olarak belirtildiği, yani menşey konusu beyannamede yazılmamış boş bırakılmış olduğu, davalı dilekçesinde davacının ürünün geç tesliminden bahsederek ön ödemesini yaptığı ----------- almadığını söylemesine rağmen ürünün 24 tonunu ürünü millileştirdikten 1 gün sonra ihraç etmek, 34,96 tonunu da ortalama 14 gün içerisinde iç piyasada sattığı, toplam satış miktarları 58,96 ton olmasına rağmen 17.02.2021 tarihli dilekçelerinde 40 ton satış gösterilerek ve bu satışlardan toplam 67.414,98USD$ zarar ettiklerini gösterdiklerini, hesaplamalarda ve satış faturalarının fiyatlarında tutarsızlık olduğu — davalının 29.04.2020 tarihli bir faturada 10,88 ton ürünü 3200$/tondan fatura ederken aynı günkü faturada 9,94 tonu ise 1070$/tondan fatura ettiği, - --------- serbest bölgeden 24 ton --------- sattıkları dosyada mevcut 16.04.2020 tarihli fatura ve Serbest Dolaşım belgesi ile anlaşılmasına rağmen zararına satılan miktar bölümünde 5,04 ton olarak hesap edildiği, bu tür çelişkiler ve menşeyi bilinmeyen ---------- davacı tarafından alınmamasının nedeninin piyasadaki alkol fiyatlarından kaynaklandığı kanaatinde olduklarını, davalının dilekçelerinde 38 ton --------- sattıklarını, 12 ton içinde fiyat indirimi yaptıklarından bahsettiği fakat dosyada bu konu ile ilgili belgeye rastlanmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede kesin vade değil belirli vade söz konusu olduğundan, yine davalının temerrüdü söz konusu olmadığından davacının sözleşmeden dönme beyanına sonuç bağlanması mümkün olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğunun, davalının mal teslim borcu altında olduğunun kabulü gereceği, dolayısıyla davacının kısmi ödemenin iadesini talep etmesi mümkün olmadığı, davalı tarafın alacaklı temerrüdü hükümlerinden yararlanmaksızın malları üçüncü kişilere sattığı, bu nedenle zararlarını talep etmesinin mümkün olmadığını, diğer yandan söz konusu mal cins borcu niteliğinde olduğundan, davalının malları teslim etme yükümlülüğünün devam ettiği '' yönünde sonuç ve kanaat bildirmiştir.Tarafların rapora itirazları üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, █████/2022 tarihli ek raporda ''Kök raporda yapılan değerlendirmelerin aynen geçerli olduğu, somut olayda davalı temerrüdünün söz konusu olmadığı, bu nedenle davacının sözleşmeden dönme beyanına sonuç bağlanmasının mümkün olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme geçerli olduğu kabul edildiğinde, davalının hali hazırda mal teslim borcu altında olduğu, dolayısıyla davacının kısmi ödemenin iadesini talep etmesinin mümkün olmadığı, '' yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece davacının itirazları doğrultusunda yurt dışından ithal edilen --------- ürünün menşeinin önemli olup olmadığı hususunda dava dışı konusunda uzman şirketlere görüş sorulmuş, dava konusu malın ithalatına ilişkin fatura dosya kapsamına alınmış, dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek davalı yanın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle davacıya proforma fatura ile satışı yapılan davaya konu 50 ton ---------- ürünün davalı yanca ithalatı için ödenen bedelin ve davaya konu 50 ton-------- ürününün başka müşterilere satışı sonrası elde ettiği bedelin belirlenmesi, davacı yanın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle yaptığını iddia ettiği ön ödeme iadelerine konu siparişlerin dava konusu ürünle ilgisinin bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenlemesi istenmiş, bilirkişi █████/2024 tarihli raporunda '' Tarafların 2020-2021-2022 yıllına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı şirketin lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı şirketten 407.551,25TL tutarında alacaklı olduğu, Davalı şirketin lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı şirkette 416.270,02TL / 62.997,97 USD tutarında borç olduğu, Tarafların ticari defter uyuşmazlığı; 2019 açılıştan kaynaklı fark 4.474,27 TL iken, Davacı şirketin -------- Kuru dikkate alınmamasından kaynaklı fark 4.127,01 TL olduğu, Tarafların arasında akdedilen proforma sözleşme gereğince Davalı şirket 50 Ton -------- malı 3,5 dolar 175.000,00 USD ( *KDV 31.500 USD) — 206.500 USD satış yapılması gerekirken, 3. Kişilere 50 ton malı 3,20-1,70-2,-2,099 USD birim fiyattan satış yaptığı, Davalı şirketin dava konusu maldan kaynaklı (175.000,00-116.003,38-)58.996,62 USD ( KDV Hariç) zarar ettiği, Davacı şirketin 63.000,00 USD ödeme yaptığı göz önünde bulundurulduğunda, Davalı şirketin aldığı ödemeden zararının takas mahsup talebi ile karşılanması durumunda 4.003,38 USD tutarında Davacıya iade etmesi gereken tutar olduğu hesaplandığı, Diğer bir ifade ile Davalının aldığı ürünleri Davacı şirkete satması durumunda 175.000 USD gelir elde etmesi gerekirken 3. Kişilere satışından 116.003,38 USD gelir elde ettiği ve 58.996,63 USD zararının Davacıdan aldığı 63.000 USD avanstan düşülmesi sonrasında Davacı şirkete 4.003,38 USD ( 28.997,28 TL ) iade etmesi halinde, 14,35 USD (103,94 TL ) faiz talep edebileceği, ancak Davacı şirketin sipariş ettiği ürünün aynı ürün olup olmadığı, menşei farklılığı olsa dahi sipariş edilen ürünle aynı kaliteyi ve niteliği bakımdan aynı olup olmadığı itirazı bakımından haklı bulunması halinde, Davacı şirketin 15.06.2020 tarihinde ---------nolu ihtarnamesinde (5 iş günü sonrası) 29.06.2020 tarihinde 63.000,00 USD asıl alacağı temerrütte düşürdüğü, 11.08.2020 icra tarihine kadar 225,94 USD mevduat kamu bankalarınca fiilen uygulana azmi yılık faiz hesaplandığı, ancak talebe bağlı kalmak kaydıyla 51,78 USD talep edebileceği,'' şeklinde değerlendirme yapmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalı tarafından davacı adına █████/2020 tarihli 50 ton --------- ürünü için 3,5-USD Fiyat üzerinden toplam 175.000-USD Mal Bedeli ve 31.500-USD KDV olmak üzere KDV Dahil 206.500-USD toplam bedel üzerinden proforma faturanın düzenlenmesi ile başladığı, fatura üzerindeki açıklamada -teslim şekli; --------- teslimi, ödeme şekli: %40 ön ödeme 27.03.2020, menşei; ---------, son çekim tarihi; 30.04.2020, iade kabul edilmemektedir- hususlarının belirlendiği, davacının bu faturadaki tüm hususları kabulle davalıya 27.03.2020 tarihinde 63.000 USD ön ödeme yaptığı sabit olup, davacı davalıya gönderdiği 15.06.2020 tarihli ihtarname ile ürünün zamanında hazır edilememesi gerekçesiyle sözleşmeden dönme iradesini ortaya koyarak yaptığı ön ödemenin iadesini talep etmiş ise de bilirkişi incelemesinde dosya kapsamındaki gümrük belgelerinden ürünün 15.04.2020 günü millileştirildiğinin anlaşıldığı, proforma faturada son çekim tarihi 30.04.2020 olduğuna göre teslimatta gecikmeden ve davalı satıcının temerrüdünden bahsedilemeyeceği, teslime hazır olan ürünü teslimden kaçınan davacı alacaklının TBK 106. Madde uyarınca temerrüdünün söz konusu olduğu ve sözleşmeden dönemeyeceği, anlaşma konusu ürünü belirli vadesinde hazır eden davalının, alacaklının temerrütü nedeniyle TBK 107. Madde kapsamında mahkemeden tevdi mahali belirlenmesini talep etmesi veya TBK 108. Madde kapsamında sözleşme konusu ürünün niteliği gereği hakim izniyle açık artırma yoluyla satılarak bedelini tevdi etmesi gerekirken davalının 50 Ton --------- malı 3. Kişilere kendi belirlediği 3,20- 1,70- 2,-2,099 USD birim fiyatlardan satışını yaptığı anlaşılmakla davalının bu satışlardan doğan zararlarının davacı ön ödemesinden takas mahsubunu istemekte hukuki dayanağının olmadığı, neticeten davacının ürünün vadesinde teslime hazır hale getirilmediği iddiasıyla davalıdan yaptığı ödemeyi iade istemekte haklı olmadığı, ürünü teslim almayarak temerrüde düştüğünden sözleşme konusu ürünün menşei hususuna ilişkin değerlendirmeleri Mahkememizdeki yargılama aşamasında itirazına konu yapmayacağı kanaatine varılarak davacının davasının reddine davalının davacıya 63.000,00 USD karşılığı 15,25 ton --------- menşeili ----------- teslim borcunun devam ettiğinin tespitine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının takas mahsp talebinin reddi ile davacıya 63.000,00 USD karşılığı 15,25 ton -------- menşeili ---------- teslim borcunun devam ettiğinin tespitine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harçtan, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 6.171,24-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 5.555,84‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin DAVACININ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
5-Davalı vekili lehine AAÜT tarifesine göre hesaplanan 77.145,42-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile DAVALIYA ÖDENMESİNE,
6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen yatıran tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!