Danıştay 4. Daire, Bingöl Kılçadır Köyünde gerçekleştirilen toplulaştırma işlemine yönelik itirazları, taşınmazların ekonomik değer ve işlevselliği ilkesi bağlamında değerlendirerek alt mahkeme kararını inceliyor.
Özet: Davacıların, Bingölde uygulanan arazi toplulaştırma işleminin kendilerine ait bazı parseller için ekonomik değer ve işlevsellik kaybı yaratarak hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açtığı davada, ilk derece mahkemesi taşınmazların bir kısmı için işlemi hukuka uygun bulurken, diğer kısmı için parçalanma ve işlevsellik kaybı nedeniyle iptal etmiş; bölge idare mahkemesi ise her iki tarafın istinaf başvurularını reddederek bu kısmen iptal, kısmen ret kararını onamış olup, temyiz eden davacılar kendi arazilerinin parçalı bırakılması ve toplulaştırma hedeflerinin gerçekleşmemesi gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmektedirler.

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
:1- ...2- ...3- ...68- ...69- ...70- ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: █████/2010 tarih ve 27720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan █████/2010 tarih ve ████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Bingöl İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, Leysarın Mevkiinde yapılan toplulaştırma işleminin, davacıların hissedar oldukları ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ..., ... ve ... sayılı parseller yönünden; yapılan uygulamada isteyen maliklerin ayrılması sebebiyle birden fazla yerden tahsis yapılmış ise de, bu parsellerden dağıtım sonucunda yeni üretilen parsellere eski kadastro parsellerinin bulunduğu alandan yer verildiği, taşınmazların tek bir parsel olarak verilmesinin mümkün olmaması durumu için asgari düzeyde aynı bloktan tek bir parça yer verilmesinin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun bir parsel üretimi usulü olduğu, kök parselden üretilen yeni parsellerin toprak, bitki örtüsü, kullanım durumu ve topoğrafyası bakımından aynı özellikte olduğu, bu durumun da toplulaştırma hedefleri ile örtüştüğü neticesine ulaşıldığı, bu durumda, davacılara ait dava konusu taşınmazlar dikkate alındığında, davacılara eş değer yer tahsis edilerek dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun yapıldığı anlaşılan toplulaştırma işleminde davacılara ait ..., ... ve ... sayılı kök parsellere ilişkin kısmı yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, dava konusu ... ve ... sayılı parseller yönünden ise; dava konusu parsellerin toplulaştırma işlemi sonrası parçalandığı, birden fazla ve çok sayıda parsellere dağıtıldığı, bu sebeple taşınmazların ekonomik değerleri ve işlevselliğinin azaldığı, kök parsellerden üretilen yeni parsellerin toprak, bitki örtüsü, kullanım durumu ve topoğrafyası bakımından aynı özellikte olmadığı, bu durumun da toplulaştırma hedefleri ile örtüşmediği neticesine ulaşıldığı, bu durumda, davacılara ait dava konusu taşınmazlar dikkate alındığında, davacılara eş değer yer tahsis edilmeyerek dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun yapılmadığı anlaşılan toplulaştırma işleminde davacılara ait ... ve ... sayılı parsellere ilişkin kısmı yönünden hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen iptaline, kısmen reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kısmen iptaline ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, davacıların istinaf başvuruları yönünden ise, davacılar tarafından "█████/2010 tarih ve 27518 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan █████/2010 tarih ve ████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararında davaya konu taşınmazların bulunduğu Kılçadır Köyünün bulunmadığı" hususu iddia edildiğinden; âdil yargılanma hakkının bir görünümü niteliğinde olan gerekçeli karar hakkının ihlâline sebep olunmaması amacıyla istinaf yoluna başvuran tarafın uyuşmazlığın esasına yönelik bu iddiasının incelendiği ve uyuşmazlıkta, Bingöl İi, Merkez İlçesi, ... Köyünde 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununun 3. maddesi uyarınca █████/2010 tarih ve 27720 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan █████/2010 tarih ve ████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararında uygulama alanı olarak belirlendiği görüldüğünden, davacıların bu iddiasına itibar edilmediği ve istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kısmen reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun açıklama yapılmak suretiyle reddine reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Toplulaştırma işleminin amaçlarından biri de dağınık arazilerin bir araya getirilerek taşınmazın tarıma ve sulamaya elverişli hale getirilmesi olduğu, davacıların dava konusu ... Mevkiinde beş adet taşınmazının dahi bir araya getirilmediği, dava dışı kişilerin taşınmazlarının birçoğu bir araya getirildiği halde davacıların taşınmazlarının bir araya getirilmediği, davacıların davaya konu taşınmazları ile aynı köydeki diğer taşınmazlarının toplulaştırma işleminin amacına aykırı olarak bir araya getirilmediği halde toplulaştırma öncesinde davacılar ile hissedar bulunan ..., ... ile ...'nin taşınmazlardaki hisselerinin bir araya getirildiği, davalı idarenin amacının Bingöl-Genç yolunu kamulaştırmadan genişletmek olduğu, ancak acele kamulaştırma kararı bulunmadığından bahisle kamulaştırma işlemi yapılamadığı, Mahkemenin aynı köyde davacılara ait bir kısım taşınmazlar yönünden toplulaştırma işlemini iptal edip, bir kısım taşınmazlar yönünden toplulaştırma işlemini iptal etmemesi dolayısıyla sorunların çıkacağı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.