Samsun Bölge Adliye Mahkemesi hukuk daireleri arasındaki, maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terk eden sigortalıya rücu meselesi uyuşmazlığının giderilmesi talebi.
Özet: Bu hukuki evrak, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında sigortalı sürücünün olay yerini terk etmesi halinde zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B.4/f bendine dayalı olarak sigortacı lehine rücu davası açılıp açılamayacağı hususundaki çelişkili kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi talebini incelemektedir. Uyuşmazlık, olay yerini terk etmenin tek başına rücu sebebi olup olmadığı, ispat külfetinin yer değiştirip değiştirmediği ve ilgili genel şart hükmünün maddi hasara sebep olan kazalarda da uygulanıp uygulanmayacağı konularında yoğunlaşmakta olup, bu çelişkili içtihatların giderilmesi, benzer hukuki durumlarda yeknesak bir uygulamanın sağlanması amacıyla talep edilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR
I. BAŞVURU
Başvurucu vekili dilekçesinde; salt maddi hasarlı trafik kazalarında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/f bendine dayalı olarak sigorta akidi aleyhine dava açılıp açılamayacağı hususunda Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin kendi içerisinde kararlarının çeliştiğini belirterek 5235 Sayılı Kanunun 35/3. maddesi gereğince uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.
II. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
A. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 05.04.2021 Tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar Sayılı Kararı
İlk derece mahkemesince eldeki ZMSS içe rücu davasında salt maddi hasarlı trafik kazası sonrası olay yerini terk eden sigortalı araç sürücüsünün zorunlu nedenlerle olay yerini terk ettiğini kanıtlayamadığı, kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun bölge adliye mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2023 Tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar Sayılı Kararı
İlk derece mahkemesince eldeki ZMSS içe rücu davasında davacının sigortaladığı araç sürücüsünün salt maddi hasarlı trafik kazasından sonra olay mahallini terk etmesinin tek başına davacı sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebilmesine yeterli olmadığı, bu sebeple zararın artmasına neden olunmasının gerektiği, davacı yanın sürücünün olay yerini terk etmesinin zararını arttığının iddia ve ispat edemediği, kaldı ki olay tutanağında belirtildiği üzere kamyonun damperinin açık kaldığı, mobese kameralarında meydana gelen zararın ihbar olunanın olay yerini terk etmesi sebebiyle arttığına dair dosyada delil bulunmadığı gibi işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti ya da ağır kusuru sonucunda meydana geldiği yönünde ispata yarar bir delil bulunmadığı, ayrıca sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat külfetinin sigortacıya ait olduğu, tek başına sürücünün olay yerini terk etmiş olmasının davacı sigorta şirketinin rücu sebebi olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun bölge adliye mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarına göre trafik kazalarında olay yerinin terk edilmesinin başlı başına rücu sebebi olup olmadığı, olay yerini terk halinde ispat külfetinin yer değiştirerek sigortalıya geçip geçmediği ve kanun ibaresinde sadece bedeni hasardan bahsedilmiş olmakla, düzenlemenin maddi hasara sebep olan trafik kazalarında da uygulanıp uygulanmayacağına yönelik Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin yukarıda belirtilen kararları arasında uyuşmazlık bulunduğuna karar verilmiştir.
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Bölge adliye mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesinde yer alan düzenlemedir.
5235 sayılı Kanun'un 35. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan düzenlemeye göre; “Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek” bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
5235 sayılı Kanun’un 35. maddesinin ikinci fıkrası ise şu şekildedir:"...(Değişik fıkra: █████/2017–KHK-██████ md.; Aynen kabul:1/2/2018-███████md.) (3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir...”
Adli yargı alanındaki içtihatların birleştirilmesi görevi, esas olarak Yargıtay'ın kararları aracılığıyla yerine getirilir. Çünkü, Yargıtay'ın asli görevi, bir kuralın anlamı konusunda ülke genelinde yorum birliği ve içtihat birliğini sağlamaktır (Güzel, Ali, "İçtihat Uyuşmazlığı Nedeniyle Adil Yargılanma Hakkının İhlali", Çalışma ve Toplum, C.3, S.78, 2023, s.1999).
5235 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile Yargıtay'a verilen görevlerden birisi de bölge adliye mahkemelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkindir. Söz konusu Kanun hükmüne göre, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi başkanlar kurulunca, Yargıtayın ilgili hukuk dairesinden bu konuda bir karar verilmesi istenir.
Bilindiği gibi Kanun'un 35. maddesinin ilk şeklinde, Yargıtay Birinci Başkanlığından uyuşmazlığın giderilmesi hakkında bir karar verilmesinin isteneceği öngörülmüşken, 20.11.2017 tarihli 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (aynen kabul: 01.02.2018-███████) 92. maddesi ile yapılan değişiklikle birlikte uyuşmazlığın giderilmesine yönelik istemlerin hukuk davalarında ilgili hukuk dairesine iletileceği hükme bağlanmıştır. Böylece, bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulunca uyuşmazlığın giderilmesine yönelik taleplerin Yargıtay Birinci Başkanlığı yerine ilgili hukuk dairesine iletilmesi kural hâline gelmiştir.
Sonuç olarak yukarıda yer verilen yasal düzenlemeye göre hukuk davalarında bölge adliye mahkemesi başkanlar kurulunun uyuşmazlığın giderilmesi talepleri bakımından karar verme yetkisi, Yargıtayın ilgili hukuk dairesine ait olup bu yetkinin kapsamı, bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar ile sınırlıdır.
Kanun koyucu, 2797 sayılı Kanun'dan farklı olarak 5235 sayılı Kanun'da, aynı bölge adliye mahkemesinin aynı dairesinin farklı yöndeki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi yönünde bir seçeneğe yer vermemiştir. Kanunun açık hükmü karşısında, aynı bölge adliye mahkemesinin aynı dairesinin farklı yöndeki kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın Yargıtay'ın ilgili hukuk dairesince giderilmesi mümkün değildir.
Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunca 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince Dairemize iletilen uyuşmazlığın, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin iki farklı kararına ilişkin olduğu görülmektedir. Aynı mahkemenin aynı dairesinin benzer olaylardaki farklı kararları arasındaki çelişkilerin 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesi bağlamında giderilmesi mümkün olmadığından uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 24.11.2023 tarihli ve 2023/5 Esas-2023/5 Karar sayılı kararına istinaden iletilen mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine YER OLMADIĞINA,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!