Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında açılan marka iptal davasında, tescil kapsamı dışında kalan hizmetlerdeki kullanımın geçerli markasal kullanım teşkil edip etmediğinin tespiti.
Özet: Bu hukuki belge, davacının, davalıya ait "..." ibareli markaların beş yıl kesintisiz kullanılmadığı veya sadece ticari unvan olarak kullanıldığı gerekçesiyle iptalini talep ettiği bir marka iptal davasını ele almaktadır; mahkeme, davalının inşaat danışmanlık hizmetleri için sunduğu faturalardaki kullanımları incelemiş, bir markanın ticaret unvanı içinde markasal nitelik taşıyan kullanımını kabul ederken, diğer markanın tescil kapsamındaki inşaat malzemeleriyle değil de danışmanlık hizmetleriyle ilgili olmasından ötürü kullanımın tescil kapsamına girmediğine hükmetmiş, böylece markanın farklı tescil kapsamları doğrultusunda kullanımın ispatı külfetini değerlendirmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Başvurunun esastan reddiİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/... numaralı “...” ibareli marka başvurusunun davalı tarafın ... ve ... sayılı "..." ibareli markalarına dayalı itirazı üzerine reddedildiğini, davalının “...” ibareli markalarını başvuru tarihinden işbu dava tarihine kadar hiç kullanmadığını, davalının dava konusu "..." ismini faturalarda sadece işletme adı ya da ticaret unvanı olarak kullandığını ileri sürerek ... ve ... sayılı “...+şekil” ve “...” markaların kullanılmamaları ya da kullanımlarına beş yıl kesintisiz ara verilmesi nedeniyle iptallerine ve sicilden terkinlerine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; 6769 sayılı Sinai mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 10.01.2017 olan yürürlük tarihi gözetilerek markanın kullanılmamasına bağlanan sonuçların zaman itibariyle 10.01.2022 tarihinden itibaren mümkün olacağını, müvekkilinin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, ekseriyetle bu alanda müşavirlik hizmeti sunduğunu, müvekkilinin “...” esas unsurlu markalarını tescil ettirdiği mal ve hizmetler bakımından etkin bir şekilde Türkiye’de kullandığını, davacının enerji (elektrik) sektöründe, müvekkilinin ise inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla davacının müvekkiline ait “...” esas unsurlu markaların tescil edildiği bütün mal ve hizmetler bakımından iptalinde hukuki yararının bulunmadığını, davacının “...” ibaresini kullanımının SMK hükümleri uyarınca müvekkili adına tescilli bulunan “...” esas unsurlu markaları bakımından tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, SMK'nın 9. maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalının somut uyuşmazlık açısından 24.07.2014 ve 24.07.2019 tarihleri arasında bu kullanımını ispat etmesinin gerektiği, marka sahibi davalı tarafından kullanım ispatı için sadece bazı fatura örnekleri sunulduğu, bu fatura örneklerinin 31.07.2019-31.01.2014 tarihleri arasında her ay için bir tane ve çeşitli inşaat işleri ile ilgili müşavirlik hizmetlerine ilişkin olduğu, fatura örneklerinin akışından aylık danışmanlık gerçekleştirildiği ve söz konusu hizmetin, davalı tarafından ağırlıklı olarak dava dışı ... İnş. ve Tic. A.Ş.’ye sunulduğu, fatura tutarlarının her birinin 10.000,00 TL'nin üzerinde olması ve temadi göstermeleri göz önüne alındığında inşaat işleri ile ilgili müşavirlik hizmetleri için kullanımın gerçekleştirildiği, söz konusu fatura örneklerinde "... ... ... İth. İhr. Paz. San. Ve Tic. A. Ş.+ Şekil" ibaresinin yer aldığı, belirtilen kullanımda "... ...+şekil" logosunun ticaret unvanının ötesinde markasal nitelik taşıdığı, çekişme konusu markaların ... ibaresini aynen içeren ve ek olarak "...+şekil" ibaresine de yer verilen kullanımlarının davalı şirketin ticaret unvanının kök unsurunun eklenmesiyle, markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden kullanımı olarak kabul edilebileceği, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına ilişkin olarak dosya kapsamına kazandırılmış olan belgelerin, ticari faaliyetler bakımından ve şirketin türünden kaynaklanan zorunlu belgeler olup markasal nitelik içermediği, dava konusu ... tescil numaralı marka kapsamında inşaat işleri için kullanılan çeşitli malların (asfalt, ahşap doğramalar, kontraplak, inşaat için cam ürünleri, dış cephe kaplamaları, yollar için metal işaretler, ziftli kaplamalar gibi) yer aldığı, başka bir ifadeyle davalının belirtilen markasının çeşitli inşaat mallarının üretimi ile ilgili olduğu, üretim nedeniyle her ne kadar tescil kapsamında bulunmasa da üretilen malların satışının da söz konusu olacak olmasından dolayı satış hizmetinin de dolaylı yoldan kabulünün mümkün olduğu, ancak ... tescil numaralı markanın tescil kapsamında çeşitli inşaat işleri ile ilgili müşavirlik hizmetlerinin veya başkaca danışmanlık hizmetinin yer almadığı, bu durumda davalının ... tescil numaralı markasının tescil kapsamına ilişkin olarak 24.07.2019-24.07.2014 tarih aralığında kullanımının ispat edilemediği, kullanımın gerçekleştirilmemesine ilişkin olarak herhangi bir neden ileri sürülmediği, dava konusu ... tescil numaralı marka kapsamında çeşitli alanlarda danışmanlık hizmetlerinin (muhasebe ve mali müşavirlik, iş idaresi ve organizasyonu, iş yönetimi, ticari danışma ve personel yönetimi gibi) tescilli olduğu, dava konusu markanın tescil kapsamındaki danışmanlık hizmetlerinin, işletme yönetimi (bir işletmenin idaresi) ile ilgili olan konulara ilişkin bulunduğu ancak davalının kullanım ispatı için sunduğu belgelerin, çeşitli inşaat işleri ile ilgili inşaat hizmetlerine ve özel bir teknik alana ilişkin olduğu, bununla birlikte delil olarak ibraz edilen faturalar arasında inşaat işleri ile ilgili olarak L/C ödeme işlemleri konusunda müşavirlik hizmetlerinin de yer aldığı, L/C (letter of credit) uluslararası işlemlerde “akreditif” olarak ifade edilen ve ihraç edilen malların bedellerinin ödenmesi konusunda belirli şartların yerine getirilmesinden sonra ödemenin yapılacağına ilişkin bir çeşit teminat anlamına geldiği, şu durumda davalının delillerini oluşturan faturaların bir kısmında geçen “L/C ödeme işlemleri konusunda müşavirlik hizmetleri”, ihracat ile ilgili ödeme işlemleri bakımından verilen danışmanlık hakkında olduğu, bu hizmetin bir yönüyle muhasebe ve iş konusu ile ilgisi olması nedeniyle dava konusu ... tescil numaralı markanın kapsamındaki 35. sınıftaki “Muhasebe, mali müşavirlik, yönetim ve danışma hizmetleri: Hesaplar (hesap hülasası veya yıllık rapor tanzimi), hesapların kontrolü hizmetleri, muhasebecilik, vergilerin hazırlanması, bordroların hazırlanması,” ve ihracat işlemlerine ilişkin verilen danışmanlık hizmetleri, yapılacak işin konusuna (örneğin demir yolu inşaatına) ilişkin olması nedeniyle 35. sınıftaki “iş konusunda danışmanlık,” hizmetleri ile doğrudan ilgili olması karşısında bu hizmetler için kullanım olarak kabul edilebileceği, belirtilenlerin dışındaki hizmetler bakımından kullanımın gerçekleştirilmemesine dair bir neden ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ait ... tescil numaralı "...+şekil" ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, davalıya ait ... tescil numaralı "...+şekil" ibareli markanın 35. sınıftaki "muhasebe, mali müşavirlik, yönetim ve danışma hizmetleri; hesaplar (hesap hülasası veya yıllık rapor tanzimi), hesapların kontrolü hizmetleri, muhasebecilik, vergilerin hazırlanması, bordroların hazırlanması; iş konusunda danışmanlık" mal ve hizmet sınıfları dışında kalan tüm ve mal ve hizmet sınıfları yönünden kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yapılan markaların kullanımına ilişkin zaman aralığının dava tarihinden geriye doğru 5 yıl (24.07.2019-24.07.2014) olarak belirlenmesi suretiyle yapılan değerlendirmede, davalının dosyaya ibraz ettiği fatura örnekleri ile ispatlanan ciddi markasal kullanımın çeşitli inşaat işleri ile ilgili müşavirlik hizmetlerine ilişkin bulunduğu, ancak ... numaralı markanın tescil kapsamında kullanımın ispat edildiği çeşitli inşaat işleri ile ilgili müşavirlik hizmetleri ya da başka herhangi bir danışmanlık hizmetinin yer almadığı, bu durumda davalının ... numaralı markasının tescil kapsamına ilişkin olarak 24.07.2019-24.07.2014 tarih aralığında kullanımının ispat edilemediği ve kullanımın gerçekleştirilmemesine ilişkin olarak herhangi bir haklı neden ileri sürülmediği, dava konusu ... tescil numaralı marka yönünden sunulan kullanım delillerinin, kapsamında bulunan 35. sınıftaki “Muhasebe, mali müşavirlik, yönetim ve danışma hizmetleri: Hesaplar (hesap hülasası veya yıllık rapor tanzimi), hesapların kontrolü hizmetleri, muhasebecilik, vergilerin hazırlanması, bordroların hazırlanması,” ve yine 35. sınıftaki “iş konusunda danışmanlık,” hizmetleri için ciddi kullanım niteliği taşıdığı, bunların dışındaki hizmetler bakımından davalının markasını ciddi surette kullanmamasının haklı bir sebebe dayandığını kanıtlayamadığı, ayrıca kullanım ispat edilmeden, markanın kullanıldığı hizmetlere benzerliği nedeniyle başka mal ve hizmetlerde de kullanılmış sayılamayacağı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.