Kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında irade sakatlığı ve dolandırıcılık iddialarıyla açılan davada tarafların sulh anlaşmasına vardığına dair karar.
Özet: Davacı şirket, lojistik sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirketle herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, şirket yetkilisinin üçüncü bir şahsın dolandırıcılık faaliyetleriyle iradesi sakatlanarak toplam 700.000 TL bedelli iki adet çekin keşide edildiğini ve davalıya teslim edildiğini, bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini ve ödeme yasağı tedbiri verilmesini talep etmiş; ancak yapılan açık yargılamada, tarafların davadaki uyuşmazlıklarını sona erdirmek amacıyla bir sulh protokolü hazırlayarak mahkemeye sundukları anlaşılmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
K.YAZIM TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVADA TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin lojistik sektöründe faaliyet göstermekte olup, davalı şirket ile herhangi bir ticari veya iş ilişkisinin bulunmadığını, Davalı Şirketin yetkilileri ile müvekkili Şirket yetkililerinin herhangi bir münasebeti ve tanışıklığının bulunmadığını, davacı Şirket Yetkilisi tarafından Suriye Uyruklu .... isimli şahsın dolandırıcılık niteliğindeki faaliyetleriyle, iradesi sakatlanarak davaya konu ... Bankası ... Şubesi, 15.06.2025 keşide tarihli .... Seri No'lu, 350.000 -TL bedelli çekin imzalandığını, keşide edildiğini ve davalıya çekin teslim edildiğini, çekin vadesinin yaklaştığını ve davalı şirket tarafından çek bankaya ibraz edildiği anda ödenmesinin söz konusu olabileceğini bu nedenle ödeme yasağı tedbirine dair karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket lojistik sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile herhangi bir ticari veya iş ilişkisi bulunmadığını, davalı şirket yetkilileri ile müvekkili Şirket yetkililerinin herhangi bir münasebeti ve tanışıklığı bulunmadığını, davacı şirket yetkilisi tarafından Suriye Uyruklu ... isimli şahsın dolandırıcılık niteliğindeki faaliyetleriyle, iradesi sakatlanarak davaya konu ... Bankası ... Şubesi, 15.07.2025 keşide tarihli ... Seri No'lu, 350.000 -TL bedelli çek imzalanmış, keşide edilmiş ve davalıya çek teslim edildiğini, konuya ilişkin söz konusu şahıs ve davalı şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda da bulunulduğunu, şüpheliler ... ’in, şüpheli ... liderliğinde, sayısı ve mağduru belli olmayacak şekilde dolandırıcılık suçunu işlemek için bir araya geldiklerini, amaç suç olan dolandırıcılığı gerçekleştirmek için şüpheli .... ’ın emir ve talimatlarıyla hareket etmek suretiyle aralarında gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişki kurulduğunu, amaç suç olan dolandırıcılığı gerçekleştirmeye dönük elverişli araç ve gereçlere de sahip oldukları iddiasıyla "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, üye olma ve dolandırıcılık suçu" nedeniyle yapılan Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusu dilekçesinde olay ayrıntılı olarak anlatıldığını, ; (Gebze CBS ... sayılı dosyası) çekin vade tarihi █████/2025 tarihi olduğu, bu nedenle aciliyet nedeniyle menfi tespit davası açma yoluna gidildiğini, ileri tarihli olarak keşide edilen bu çeke karşılık müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, buna karşın çek, halen davalı şirkette olduğunu ve müvekkili şirket yetkililerince sürekli olarak görüşmelerine rağmen ve sözlü olarak defaten kendilerine söylenmesine rağmen, çeki iadeye de yanaşmadığını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında gelinen aşamada tarafların arasında yaptıkları mal alım satımına dair ticari ilişki bulunmaması ve irade sakatlığı bulunması ve ticari ilişkiye ilişkin hiçbir belgenin olmaması ile durumun ortada olduğunu, zaman kaybetmeden menfi tespit davası açma yoluna başvurma gereği hasıl olduğunu, zira çekin vadesi yaklaştığını ve davalı şirket tarafından çek bankaya ibraz edildiği anda ödenmesi söz konusu olabileceğini, davaya konu çekin karşılığında davacıya verilmesi gereken malların teslim edilmediği, böylece çekin bedelsiz kaldığı, bedelsizlik def'inin çeki temlik alan davalı Faktoring Şirketi'ne karşı da ileri sürülebileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, davalı şirketle herhangi bir hukuki ilişkilerinin bulunmadığına dair iddianın ceza soruşturması aşamasında olduğunu beyanla davanın kabulünü, müvekkili şirket tarafından davalı ...'ne keşide edilen; ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 15.07.2025 keşide tarihli, ... seri no'lu, 350.000 -TL bedelli çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, dolayı borçlu olmadığının tespitini, dava konusu çek hakkında, gerekirse bedelin tamamının teminat olarak depo edilmesi karşılığında, ödemeden men talimatı verilmesini ve bankaya bildirilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Huzurda görülen asıl ve birleşen dava menfi tespit davasıdır.
Davacı vekilinin sunduğu █████/2025 havale tarihli dilekçesi ile taraflar arasında sulh anlaşması yapıldığı belirtilerek dilekçe ekinde sulh protokolü sunulmuştur.
HMK'nın 313. maddesi hükmü; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." şeklindedir.
HMK'nın 314. hükmü; "Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." şeklindedir.
HMK'nın 315. maddesi hükmü; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukukisonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre kararverilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhegöre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2)İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanmahâllerinde sulhun iptali istenebilir." şeklindedir.
Dosya ve tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından asıl ve birleşen davada dava konusu çekler nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespiti talep ve dava edilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 havale tarihli dilekçesi ile taraflar arasında sulh anlaşması yapıldığı belirtilerek dilekçe ekinde sulh protokolü sunulmuştur. Sulh protokolü kapsamında HMK'nın 313. maddesi uyarınca tarafların sulh oldukları anlaşılmakla mahkememizce asıl ve birleşen davada sulh nedeniyle davanın esası hakkında karar verilemesine yer olamadığına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan aynı dilekçe herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı belirtildiğinden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiştir. Sulh protokolü incelendiğinde dava konusu çeklerin davacıya iade edildiği anlaşıldığından HMK'nın 331. Maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle sulh nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar tesisine yer olmadığına; davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına; davacı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA TARAFLARIN SULH OLMASI NEDENİYLE DAVALARIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Asıl davada sulh yargılamanın ilk celsesinden önce vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 1/3'üne tekabül eden 205,14 TL'in peşin yatırılan 5.977,13 TL harçtan mahsubuna, fazla yatan 5.771,99 TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
3-Birleşen davada sulh yargılamanın ilk celsesinden önce vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 1/3'üne tekabül eden 205,14 TL'in peşin yatırılan 5.977,13 TL harçtan mahsubuna, fazla yatan 5.771,99 TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
4-Asıl ve Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
5-Asıl ve Birleşen davada davacı vekili tarafından vekalet ücreti talep edilmediğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Asıl ve birleşen davada 6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!