Müşterek ve müteselsil kefilin ödediği kredi borcunun asıl borçlu ve diğer kefilden %49,50 faizle rücuen tahsiline ilişkin ticari alacak davası.
Özet: Ticari bir krediye müşterek ve müteselsil kefil olan davacı, asıl borçlu borcunu ödemediği için bankaya yaptığı ödeme sonrası, ödediği miktarı asıl borçludan ve diğer kefilden rücuen tahsil etmek amacıyla alacak davası açmıştır; davacı, 6098 sayılı Borçlar Kanununun ilgili maddeleri uyarınca alacaklının haklarına halef olduğunu ve diğer kefile karşı rücu hakkı doğduğunu belirterek, ödenen anaparanın ve yüksek faizin davalılardan tahsilini talep etmektedir.

T.C.
ANTALYA4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2020Antalya ... . Tüketici Mahkemesinin .../... Esas ve .../... Karar sayılı dosyası görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş olup, yukarıdaki esasa kaydı yapılmakla, Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili ...'ın, davalı ...'ın dava dışı ... ..'den .... ... tarihinde kullandığı .... TL tutarlı krediye diğer davalı ... ile birlikte müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, dava dışı bankanın asıl borçluya çekmiş olduğu ihtara rağmen borcunu ödemediğini, bunun üzerine bankanın alacağını tahsil için Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile asıl borçluya ve kefillere icra takibi başlattığını, yine borcunu ödemeyen davalı yüzünden müvekkil ...'ın Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasındaki alacağına haciz konulduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu bu dosyaya ... ... ... tarafından ödeme yapıldığını ve bu ödemeden ... TL'nin Antalya ... . İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına aktarıldığını, böylece asıl kredi borçlusu ...'ın borcunun müvekkili tarafından .... tarihinde ödenerek kapatıldığını, bu duruma ilişkin resmi yazının Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nden alındığını, ayrıca ...'ın alacaklısı şirket vekilinden de borcun müvekkili ... tarafından ödendiğine dair yazı ile ibraname alındığını, bu belgelerle Antalya .... . İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile rücuen tahsil amacıyla ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalılardan ...'a ... tarihinde tebliğ edildiğini ve davalının borca itiraz ederek ... tarihinde durdurulduğunu, itirazın kaldırılması için ... tarihinde Antalya .... . İcra Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile itirazın kaldırılması davası açıldığını ve ... tarihinde .../... Karar sayılı kararı ile davanın kabul edilerek itirazın kaldırılmasına karar verildiğini, bu kararın da davalı ... vekilince temyiz edildiğini, Yargıtay ... . HD sinin ... tarih .../... Esas ve .../... Karar sayılı kararı ile icra takibine dayanak ... A.Ş. tarafından ... tarihinde düzenlenen ibranamenin İİK madde 68'de sayılan belgelerden olmadığı, kredi borcu nedeniyle ödemek zorunda kaldığı miktarın ne kadarı için sözleşmenin diğer müşterek ve müteselsil kefillere ve asıl borçlusuna rücu edilebileceğinin yargılama gerektirdiği gerekçesi ile bozulduğunu, sonrasında Antalya ... . İcra Mahkemesinin .../... Esas ve .../...0 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak ... tarihinde davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkili ...'ın dava dışı ...'tan kullanılan krediyi müteselsil kefil sıfatıyla ödediğini ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu madde 596 uyarınca asıl alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde asıl alacaklının alacaklarına halef olduğunu, Borçlar Kanunu madde 587/2 uyarınca kabul edilen birlikte kefalet hükümleri uyarınca diğer kefil olan davalı ...'a da kendi payını ödediği ölçüde rücu hakkı doğduğunu, müvekkili ...'ın kefil sıfatıyla ödemiş olduğu kredi borcunun, ödendiği tarihten itibaren bankanın haklarına halef olduğu için, dava dışı ...'ın Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasında asıl borçlu ve kefiller aleyhine başlattığı takipte gösterdiği yıllık %49,50 faiz oranı yürütülerek davalılardan tahsilinin gerektiğini, bu nedenle de davalı asıl kredi borçlusu ...'dan .... TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yıllık %49,50 faiz ile birlikte alınarak davacı müvekkile ödenmesine, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı diğer kefil ...'dan ... TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek yıllık %49,50 faiz ile birlikte alınarak davacı müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı ...'ın mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, esas borçlunun davalı ... olduğunu, kendisinin borçla hiçbir ilgisinin olmadığını, davacıyı tanımadığını, bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı ...'ın ... tarihli cevap dilekçesinde özele; Antalya .... . İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasının ve borçlu olduğu diğer icra dosyalarının icra dairelerinden sorgulanarak getirtilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... . İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası, Antalya .... . İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası Antalya ... . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu .../.../... tarihli raporda,Davacının davalılara rücu edebileceği tutarların hesaplanması:1- Asıl borçlu ... için
:_... İcra dosyasına yapılan ödeme ......-... 1554 gün %9 yasal faiz ...... Dava tarihi itibariyle rücu edebileceği tutar ...2- Diğer kefil ... için
:... İcra dosyasına yapılan ödemenin % si ......-... 1554 gün %9 yasal faiz ...... Dava tarihi itibariyle rücu edebileceği tutar ... TL olduğunu bildirir rapor sunmuştur.Dosya daha sonra ek rapor aldırılmak üzere tekrar bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu .../.../... tarihli raporda,Kök raporumuzda örnekleri verilen Yargıtay kararlan gereği davacı yasal faiz talep edebileceğinden, .... tarihinde takip dosyasına yaptığı, ... TL üzerinden takip ve dava tarihi itibariyle seçenekli hesaplama yapılacaktır.Takip tarihi itibariyle;1- Asıl borçlu ... için takip tarihi itibariyle hesaplama:... 1 İcra dosyasına yapılan ödeme ...... - ...204 gün %9 yasal faiz ...... 1 Dava tarihi itibariyle rücu edebileceği tutar . ..2- Diğer kefil ... İçin takip tarihi itibariyle hesaplama:... İcra dosyasına yapılan ödemenin yi si ...... -... 204 gün %9 yasal faiz ...... ,Dava tarihi itibariyle rücu edebileceği tutar ...Dava tarihi itibariyle;3- Asıl borçlu ... için dava tarihi itibariyle hesaplama:... İcra dosyasına yapılan ödeme ...... -... 1554 gün %9 yasal faiz ...... Dava tarihi İtibariyle rücu edebileceği tutar ...4- Diğer kefil ... için dava tarihi itibariyle hesaplama:... 1 İcra dosyasına yapılan ödemenin Vı si ...... -... 1554 gün %9 yasal fai2 ...... Dava tarihi itibariyle rücu edebileceği tutar ... TL olduğunu bildirir rapor sunmuştur.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Eldeki dava ticari krediye kefil olan davacının kredi borcunu ödemesi üzerine asıl borçlu ve diğer müteselsil kefile açtığı rücu davasıdırTaraflar arasındaki uyuşmazlık , davacının davalılara rücuen alacak istemlerinin yerindeliğine ve doğarsa rücuen alacak miktarına ve faize ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 581 ve devamı maddelerinde kefalet sözleşmesi düzenlemiş olup kanunun 581. Maddesinde; " Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir." hükmü, 586. Maddesinin 1. fıkrasında " (1) Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. " hükmü yer almaktadır.TBK'nın 587. Maddesinde; " (1) Birden çok kişi, aynı borca birlikte kefil oldukları takdirde, her biri kendi payı için adi kefil gibi, diğerlerinin payı için de kefile kefil gibi sorumlu olur. (2) Borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olur. Ancak, bir kefil, kendisiyle birlikte daha önce veya aynı zamanda müteselsilen yükümlü bulunan ve Türkiye'de takip edilebilen bütün kefillere karşı takibe girişilmiş olmadıkça, kendi payından fazlasını ödemekten kaçınabilir. Bir kefil, bu hakkı, diğer kefillerin kendi paylarını ödemiş veya ayni güvence sağlamış olmaları durumunda da kullanabilir. Aksine anlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olmaları ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir. Bu hak, borçluya rücudan önce de kullanılabilir. (3) Alacaklı, kefilin aynı alacak için başka kişilerin de kefil olduğunu veya olacağını varsayarak kefalet ettiğini biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, bu varsayımın sonradan gerçekleşmemesi veya kefillerden birinin alacaklı tarafından kefalet borcundan kurtarılması ya da kefaletinin hükümsüz olduğuna karar verilmesi durumunda kefil, kefalet borcundan kurtulur. (4) Birbirlerinden bağımsız olarak aynı borç için kefil olanlardan her biri, kefalet borcunun tamamından sorumlu olur. Ancak, borcu ödeyen kefil aksine anlaşma olmadıkça, diğerlerine toplam kefalet miktarındaki payı oranında rücu hakkına sahiptir." hükmü yer almaktadır.Yine 6098 Sayılı TBK'nın 596. maddesinde kefilin alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olacağı düzenlenmiştir.Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ██████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında: " Borçlar Kanunun 488. Maddesi (şimdiki 587. Madde) gereğince kendi payından fazla ödeme yapan kefilin , diğer birlikte kefile, halefiyet yoluyla rücu hakkı bulunmaktadır" denmektedir.Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ██████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında: "Borçlu alacaklıya karşı ne şekilde sorumlu ise halef olan kefil karşısında da aynı şekilde sorumlu olmaya devam eder. Bu nedenle , kefil alacaklıya ödeme yaptığı tarihten itibaren asıl borçludan faiz isteyebilir" denmektedir.Tüm dosya kapsamı yukarıdaki kanun maddeleri ve emsal kararlar ışığında değerlendirildiğinde sonuç olarak; davacının TBK 587. ve 596. maddeleri gereği davalılardan rücuen alacak isteminin yerinde olduğu anlaşıldığından, hüküm kurmaya ve denetime elverişli, hukuka ve oluşa ve uygun ek bilirkişi raporunda belirtilen hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;1-Davacının davasının KABULÜNE,Buna göre ... TL rücuen alacağın davalı ...' dan .../.../... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,Tahsilde tekerrür olmaması kaydı ile ... TL rücuen alacağın 1/2 si olan ... TL nin davalı ...' dan .../.../... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve alınmayan ... TL nin ve alınmayan başvurma harcı ... TL nin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KADINA,3-Davacının yapmış olduğu posta ve müzekkere ücreti ve bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,4-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde TARAFLARA İADESİNE,Dair, davacı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2020Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır