Yayla Sınır ve Kullanım Hakkı Uyuşmazlığında Köy Tüzel Kişilikleri Arasındaki Kadastro İptali ve Tescil Davasının Yargıtayda Temyiz İncelemesi.
Özet: Davacı köy muhtarlığı ile davalı köy arasında, kadimden beri kullanıldığını iddia ettiği ve komşu köy sınırları içinde kadastro tespiti yapılan bir yaylakiyenin (yaylak kullanım hakkı) kendisine ait olduğu iddiasıyla, taşınmazın bir kısmının iptal edilerek kendi adına orta malı olarak tescili veya terditli olarak müşterek kullanımına karar verilmesi talebiyle açılan davada, mahkemenin davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine yönelik kararı, Yargıtayın önceki bozma ilamına rağmen tekrar aynı yönde karar vermesi üzerine, davacı vekili tarafından yetki, delil değerlendirmesi, adil yargılanma hakkı ihlali ve kadim hak araştırması eksikliği gibi çeşitli gerekçelerle temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı köy muhtarlığı dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, .... Köyü muhtarı olduğunu, köyüne ait olan "... Yaylası’nın bir kısmının komşu ... ilçesine bağlı ... Köyü sınırlarında kalacak şekilde kadastrosunun yapıldığını, ... ada ... parselin bir kısmı olarak, davalı ... köyüne ait ‘yaylakiye’ vasfı ile orta malı olarak tahdit ve tespit edildiğini, yayla sınırında ...'dan başlayıp ... gediğinin batısında sona eren ‘... sırtı’nın esas alınması gerektiğini, dava konusu edilen yerin öncesi bilinmeyen zamandan beri ... köyü halkı tarafından kullanıldığını, Antalya Valiliği İdare Kurulunun 21.11.1968 tarih ve 1177 sayılı kararı ile yaylanın sadece ... köyüne ait olduğunun belirtildiğini bildirerek ... köyü kadastro çalışma alanında bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazda, ...’dan başlayıp ... gediğinin batısında sona eren ve ... Sırtının doğusunda kalan yaylakiye ... köyüne ait olduğundan, ... ada ... parselin kısmen iptali ile ... köyü orta malı olarak tapuya tesciline, terditli olarak dava konusu yerin müşterek yayla olarak kullanılmasına" karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi ile; kadastro tespitinin doğru olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 15.04.2015 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıMahkemenin III No.lu başlıkta belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 07.06.2017 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile; tüzel kişiliği bulunmayan köyler huzurunda yapılan keşif ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğu, kadimlik iddiasında bulunulduğundan bu hususta yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, davacı tarafın dayandığı 15.12.1965 tarihli ve 110 sayılı İl İdare Heyeti Kararının getirtilerek, dava konusu yere uygulanması gerektiği, taşınmazın vasfı tam olarak tespit edilmeden sonuca gidilmesinin doğru görülmediği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde;1. Dava konusu taşınmazın Kumluca ilçesi sınırlarında bulunduğunu, bu nedenle yetkisiz Mahkeme tarafından karar verildiğini,2. Dava konusu parsel ile ilgili olarak Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan tapu iptali ve tescil davasına ilişkin dava dosyası getirtilmeden yetki konusunda değerlendirme yapılmamasın hatalı olduğunu,3. Bozma sonrası yapılan 18.07.2018 tarihli duruşmada tanık bildirme taleplerinin, bozma ilâmına aykırı şekilde, bozma ilâmı öncesinde tanık bildirildiği gerekçesiyle reddedildiğini, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini,4. Dava konusu yerde, .... Köyünün tahsis veya kadim hakkının bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, sırf kadim köy olmasının davanın reddine gerekçe olamayacağını,5. Keşifte dinlenen ve ... köyünde yaşayan mahalli bilirkişi beyanları ile davalı tanık beyanlarını kabul etmediklerini, bu mahalli bilirkişilerin ve tanıkların bozma öncesi yapılan 06.11.2014 tarihli keşifte de dinlenildiklerini,6. Mahkemenin ilçe idare kurulu kararını hükme esas almama gerekçesinin doğru olmadığını, zira ... Köyü ile yine ... Köyü arasında ihtilaf konusu olan dava konumuz ... Yaylasının kullanımına ilişkin olarak zikredilen ‘‘Bilahare bu yaylanın Finike İlçe İdare Kurulunun 18.03.1955 tarih ve 13 sayılı kararı ile ... köyüne terk edildiği, ..., .... ve ..., ... Köyleri muhtarlarının ifadesinden anlaşılmıştır.’’ ifadeleri ile davacı Köyün kadim kullanımının ispatlandığını,7. Dava konusu yerde; keşifte yapılan incelemede ve dosyaya sunulan fotoğraflarda mezarlık bulunduğu yönünde hiç bir emarenin olmadığını, davalılara ait mezarlıkların bulunduğu iddiasının temelsiz olduğunu ileri sürmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; yaylakiyenin bir kısmının yararlanma hakkının davacı köye ait olduğunun tespiti ile köy adına sınırlandırılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.