Kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacının imza inkarı iddialarına karşın, arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi istinafta onandı.
Özet: Davacı, ev hanımı olduğunu ve aleyhine kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takibindeki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek, hukuki bilgisizliği nedeniyle itiraz sürelerini kaçırdığını, bu sebeple borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini talep etmiş, ayrıca icra işlemlerinin durdurulması için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiş; ancak mahkeme, taraflar arasındaki konusu belirli bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlık kapsamında dava şartı olan arabuluculuk sürecinin tamamlanmamış olması gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C.
İZMİR2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkilinin ev hanımı olduğunu, davalı tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı icra takibi ile davalılar ... … Ltd.Şti tarafından müvekkilinin aleyhine icra takibine başlandığını, takibe konu senetlerdeki imza ve yazılardan hiç birisinin müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin aleyhine başlatılan takipte icra mahkemesi nezdinde itirazda bulunmak için yasal süreleri sehven kaçırdıklarını, müvekkilin ev hanımı olduğunu ve hukukla ve mahkemelerle ilgili hiçbir bilgisi bulunmadığını, bilgisizliği nedeniyle süreleri kaçırdığını, takibe konu çekteki imzaların müvekkili şirketin yetkililerine ait olmaması ve asıl borcun geçersiz olması nedeniyle müvekkilinin icra dosyasına itiraz edince davalılardan icra takibini açan şirketin kötü niyetlice icra dosyasını davalılardan ...’ye temlik ettiğini, davanın devamı süresince icra baskısı altında müvekkilinin malının ihale yolu satılması, gerek icra dosyasına ödeme yapılması durumunda veya cebri icra yöntemleri kullanılarak icra dosyasına ödeme yapılması durumunda bu ödemelerin de alacaklı tarafından alınmaması için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, dava süresince müvekkili aleyhine yapılacak icra işlemleri nedeniyle müvekkilinin mağdur olmaması için, dava sonuna kadar bila teminat ihtiyati tedbir kararı verilerek müvekkili hakkındaki icra takibinin iş bu dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını, ancak teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde ve müvekkilinin teminatı ödeyememesi durumunda icra dosyasına gerek taraflarınca cebri icra baskısı altında ödeme yapılması gerek cebri icra yöntemleri kullanılarak cebri tahsilât yapılması durumunda bu ödemelerin davalıya ödenmemesi bakımından ayrıca ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve müvekkili aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... e Sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibinde, takibe konu senetdeki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilinin davalıya belirtilen icra takibi bakımından her hangi bir borcunun bulunmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; ilgili icra takibinde öngörülen usullere bağlı olarak borca itiraz etmeyen davacı tarafın işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Müvekkili Şirket lehine, davacı tarafça düzenlenen dört adet bononun bedellerinin tahsili amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile bir icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibinin, Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip türünde olup İlamsız İcra niteliği taşıdığını, ilgili ilamsız icra takibinin başlatılmasının ardından █████/2015 tarihinde usulüne uygun şekilde davacı (borçlu) tarafa bir ödeme emri gönderildiğini, davacı tarafça öne sürülen iddialar ilgili icra takibinin konusu olduğunu, davaya konu senetlerden doğan borcun davacı tarafından ödenmiş olup işbu dava konusuz kaldığını, zamanında yapılmayan imzaya itirazın kötü niyetli olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;Mahkememizin █████/2019 tarih ve ... karar sayılı kararı istinaf edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih,...Karar sayılı kararı ile "...Dava; davacı aleyhine başlatılan kambiyo senedine dayalı takibe esas senet yönünden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece; davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili ve davalı ... ...şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekilinin istinaf istemi sadece vekalet ücretine ilişkin olup, esasa yönelik bir istinaf başvurusu bulunmamaktadır.1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;█████/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen TTK.'nun 5/A maddesinde;"(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesinde;"(1)İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2)Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükümleri düzenlenmiştir.TTK.'nun 5/A maddesi uyarınca; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Anılan hükümde menfi tespit davaları sayılmamıştır. Yorum yolu ile de, menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu sonucuna varılamaz.Kural olarak, [alacak ve tazminat] talep hakkının yerine getirilmesini sağlamak amacıyla bir dava açıldığı zaman, bu bir edim (eda, ifa) davası (...r ki, bütün dâvalar, edim dâvası gibi, karşı tarafın bir şey yapmaya ("verme"yi de içine alacak biçimde geniş anlamda kullanılıyor) veya yapmamaya mahkûmiyetini sağlamak amacıyla açılmaz. Bir tespit dâvasında veya yenilik doğurucu dâvada da dâvacının Usul Hukuku anlamında bir talebi vardır (örneğin bir sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunun mahkemece tespit edilmesi veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptali isteniyor). Fakat bu dâvalar (edim davasından farklı olarak) Maddi Hukuk (Medeni Hukuk) anlamında bir talep hakkına dayanmazlar. Ortada sadece usule ilişkin bir talep vardır. Zira, maddî hukuk (Medenî Hukuk) yönünden, bir sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespitini veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptalini sağlamak isteyen kişi, karşı taraftan bir şeyin yapılmasına veya yapılmamasına ilişkin istemde bulunmamaktadır. (Borçlar Hukuku Genel Bölüm Birinci Cilt [Kocayusufpaşaoğlu/Hatemi/ Serozan/Arpacı], Dr. Necip Kocayusufpaşaoğlu, 7. Bası, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2017, s:40)Menfi tespit davalarında da bir talep var ise de bu talep maddi hukuk anlamında bir talep değildir. Başka bir söyleyişle, menfi tespit davalarında bir alacağın tahsili talep edilmediği gibi bu davanın sonucunda verilecek hüküm de bir alacağın tahsili sonucunu doğuran eda hükmü niteliğinde değildir.Açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat olmadığından ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarında; dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Menfi tespit istemiyle açılan davada, bir miktar alacağın tahsili talebi yoktur. Davanın konusuna ve niteliğine göre, davanın açıldığı tarih itibariyle arabuluculuk dava şartı olmadığından ilk derece mahkemesinin karar gerekçesi bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.2-Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun ise, kararın kaldırılması sebep ve şekline göre sonuca etkili olmadığından bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının, HMK m.353/1-a-4 uyarınca esası incelenmeksizin tamamen kaldırılmasına ve dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kararın kaldırılması sebep ve şekline göre incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılan dosyanın yapılan yargılaması sonunda;Grafoloji alanında uzman bilirkişiden alınan █████/2024 tarihli rapora göre; "1- “... NAK.TEKS.İNŞ.GIDA MADENCİLİK TURZ. SAN. ve TİC. LTF.ŞTİ”, ödeyecek “...” olan, 27.09.2014 düzenleme ve 30.12.2014 ödeme tarihli, 11.000 (ONBİRBİN) TL. değerli (1) adet senet aslında, “...” adına atılı bulunan iki adet ödeyecek imzasının,2- “... NAK.TEKS.İNŞ.GIDA MADENCİLİK TURZ. SAN. ve TİC. LTF.ŞTİ”, ödeyecek “...” olan, 27.09.2014 düzenleme ve 30.01.2015 ödeme tarihli, 11.000 (ONBİRBİN) TL. değerli (1) adet senet aslında, “...” adına atılı bulunan iki adet ödeyecek imzasının,3- “... NAK.TEKS.İNŞ.GIDA MADENCİLİK TURZ. SAN. ve TİC. LTF.ŞTİ”, ödeyecek “...” olan, 27.09.2014 düzenleme ve 28.02.2015 ödeme tarihli, 16.000 (ONALTIBİN) TL. değerli (1) adet senet aslında, “...” adına atılı bulunan iki adet ödeyecek imzasının,4- “... NAK.TEKS.İNŞ.GIDA MADENCİLİK TURZ. SAN. ve TİC. LTF.ŞTİ”, ödeyecek “...” olan, 27.09.2014 düzenleme ve 30.03.2015 ödeme tarihli, 16.000 (ONALTIBİN) TL. değerli (1) adet senet aslında, “...” adına atılı bulunan iki adet ödeyecek imzasının,Mevcut mukayeseye esas belgelerdeki örnek imzalarına atfen, ... (özellikle, imza girişlerindeki “F” harflerinin kişiye özgü tersim tarzı, imzaların meyilleri ile bitirilişleri yönünden), eli mahsulü olmayıp, bu şahsın hakiki (orijinal) imza/imzalarından model alınarak atılmış sahte imzalar oldukları, kanaat ve görüşündeyim." şeklinde rapor sunulmuştur.Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan █████/2025 tarihli rapora göre; "6.1. İnceleme konusu senetlerdede ... adına atılı borçlu imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı,6.2. İnceleme konusu senetlerdeki ''...'' isim yazıları ile ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı,6.3. Diğer yazılar hakkında mukayeseye esas yeterli yazı örneği bulunmadığından değerlendirme yapılamadığı,huzurda senet içeriklerinin yazdırılması halinde değerlendirme yapılabileceği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.Tüm bu açıklamalara göre,1-Dava İİK 72. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılmış menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen her biri 11.000,00-TL bedelli 4 adet bonoda yer alan keşideci imzalarının davacı eli ürünü olup olmadığı noktasında toplanmıştır.3-Kural olarak bir hukuki işlemde ispat külfeti, o hukuki işlem nedeniyle lehine sonuç elde eden taraf üzerindedir. Takip ve dava konusu bonolara dayalı olarak davalı tarafça bir alacak talep edildiği dikkate alındığında bonolarda yer alan imzaların davacının eli ürünü olduğu noktasında ispat külfeti davalı alacaklı üzerinde bulunmaktadır.4-Mahkememizce davacının mukayeseye elverişli imza ve yazı örnekleri dosyada toplanmış ve grafoloji alanında uzman bilirkişiden alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda takip ve dava konusu 4 adet bonoda yer alan keşideci imzalarının davacı eli ürünü olmadıkları ve davacının iimzaları model alınarak atılmış sahte imzalar oldukları yönünde görüş bildirilmiştir.Rapora karşı davalı tarafça sair itirazlar ileri sürülmüş olup mahkememizce itirazlar dikkate alınarak dosya ATK Fizik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiştir. ATK Fizik İhtisas Dairesi'nce dosyaya sunulan █████/2025 tarihli heyet raporunda takip ve dava konusu bonolarda yer alan imzaların davacı ...'in eli ürünü olmadıkları ve bonolarda yer alan "..." yazılarının davacı ... eli ürünü olmadıkları yönünde oy çokluğuyla görüş bildirilmiştir.Rapora karşı davalı vekilince özellikle raporun oy çokluğuyla ve 1 heyet üyesinin muhalefet şerhiyle rapor düzenlenmiş olması nedeniyle yeni bir rapor alınması talep edilmiş ise de, rapor içeriğinin incelenmesinde dosyaya daha önce sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile ATK Fizik İhtisas Dairesi raporunun birbirlerini doğruladıkları, ATK Fizik İhtisas Dairesi raporunda muhalif kalan üyenin imzaların davacı eli ürünü olduğu yönünde görüş bildirmeyip imzaların basit teslimli olması nedeniyle imzaların davacı eli ürünü olup olmadığı yönünde tespite gidilemediğine dair şerh düştüğü, bu yöndeki şerhin de esasen ispat külfeti davalı üzerinde olduğu dikkate alındığında imza aidiyetine yönelik olmaması nedeniyle davacı lehine olduğu, bu haliyle dairenin 3 üyesi ve mahkememizce alınan grafoloji bilirkişisi görüşüne göre imzaların davacı eli ürünü olmadığı ve yine "..." yazılarının da davacı eli ürünü olmadıklarının anlaşıldığı, 1 muhalif Fizik İhtisas Dairesi üyesi bulunmakta ise de karşı oyda imzaların davacı eli ürünü olduğuna dair bir görüş sunulmadığı ve imzanın davacı eli ürünü olup olmadığına yönelik tespit yapılamadığı görüşünün bir çelişki olarak görülemeyeceği gibi bu yöndeki görüşün de yine ispat külfeti üzerinde olan davalı aleyhinde olacağı dikkate alınarak yeniden rapor alınması gerekli görülmemiş ve davacının takip ve dava konusu olan, ayrıntıları hükümde gösterilen toplam bedelleri 44.000,00-TL olan 4 adet bonodan dolayı borçlu olmadığı kabul edilmiştir.5-Yargılama aşamasında ihtiyati tedbir uygulanmamış olması nedeniyle takip borcu davalı alacaklı vekiline ödenmiş olduğundan davacı vekilinin █████/2023 tarihli beyanı doğrultusunda yargılamaya istirdat davası olarak devam olunmuş, davacıya ait taşınmaz satışından elde edilen satış bedelinden davalı alacaklı vekiline ödenen █████/2022 tarihli 63.569,70-TL, 19.247,65-TL ve 2.362,02-TL olmak üzere toplam 85.179,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik hüküm kurulmuştur. Kural olarak davalı alacaklıya ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte borçlu davacıya iadesi gerekmekte ise de taleple bağlılık kuralı gereğince mahkememizce ancak talep doğrultusunda hüküm kurulabileceği, yargılama aşamalarında davacı tarafça istirdadı talep edilen paraya faiz işletilmesine yönelik bir talepte bulunulmadığı ve yalnızca ödenen paranın istirdadının talep edildiği gözetilerek faiz yönünden bir hüküm kurulmamıştır.6-2008 sayılı İİK'nın 72/5. Maddesi "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." şeklinde düzenlenmiş olup kötü niyet tazminatına ancak borçlunun talebi doğrultusunda hükmedilebileceği, dava dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep edildiğine dair bir ibare bulunmadığı gözetilerek talep yönünden yasal şartları oluşmadığından davacı lehine tazminata hükmedilmemiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,İzmir...İcra Dairesi'nin...Esas sayılı takip dosyasında takip dayanağı olarak yer alan-Keşidecisi davacı ..., lehtar...Nakliyat Tekstil İnşaat Gıda Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, █████/2014 keşide, █████/2014 ödeme tarihli 11.000,00-TL bedelli,-Keşidecisi davacı ..., lehtarı ...Tekstil İnşaat Gıda Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, █████/2014 keşide, █████/2015 ödeme tarihli 11.000,00-TL bedelli,-Keşidecisi davacı ..., lehtarı ... Nakliyat Tekstil İnşaat Gıda Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, █████/2014 keşide, █████/2015 ödeme tarihli 11.000,00-TL bedelli,-Keşidecisi davacı ..., lehtarı... Nakliyat Tekstil İnşaat Gıda Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan, █████/2014 keşide, █████/2015 ödeme tarihli 11.000,00-TL bedelli,Bonolar nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, yargılama sırasında davalı alacaklı ...'ye ödenen 85.179,37-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.005,64-TL harçtan peşin olarak alınan 922,18-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.083,46-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 922,18-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafça sarf edilen 44,40-TL. başvuru harcı, 148,60-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 700,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.750,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 4.643,00-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Davalıların sarf ettiği yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla, davalı vekilinin doğrudan yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır