Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, mera vasfının tespiti ve tapu iptali davasında, taşınmazın yeterli ve detaylı araştırılmaması üzerine verilen kararı hatalı buldu.
Özet: Uyuşmazlık konusu taşınmazın mera vasfında olup olmadığına ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin taşınmazın tapu kaydının iptaliyle hazine adına mera olarak tesciline dair kararının temyiz incelemesinde, meraların özel mülkiyete geçirilemeyen ve zamanaşımı ile kazanılamayan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler olduğu belirtilerek, bir taşınmazın mera vasfının kesin tespiti için gerekli kapsamlı araştırmaların, komşu kayıtların, haritaların, uzman bilirkişi raporlarının ve yerel bilirkişilerin detaylı incelemelerinin yapılması gerektiği vurgulanmıştır; ancak somut olayda yapılan keşifte yerel bilirkişilerin taşınmazın öncesi hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması ve jeoloji bilirkişisinin refakat etmemesi gibi delil toplama sürecindeki eksikliklere dikkat çekilmektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı temsilcisi dava dilekçesinde; dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, kadastro çalışmaları sonucunda davalı adına tescil edildiğini, taşınmazın Of Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile İl Mera Komisyonunun 2 Numaralı Teknik Ekip mera tespit dosyası tutanakları doğrultusunda mera vasfında olduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı, davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya içeriğine göre taşınmazın mera vasfında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına mera vasfıyla özel siciline tesciline karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fiziki ve coğrafi özellikleri itibarıyla mera vasfını haiz olmadığını, bu yönüyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istemine ilişkindir.4342 sayılı Mera Kanunu'nun 3. maddesinde yapılan tanıma göre mera; hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için yetkili mercilerce tahsisi yapılan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Meraların tahsisi, verimlilik ve sosyal adalet ilkelerine uygun şekilde münferiden ya da müştereken yararlanmak üzere bir veya birkaç köy ya da belediyeye bırakılabilir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan meralar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz ve zamanaşımı zilyetliğiyle kazanılamaz.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesinde, orta malları, hizmet malları, ormanlar ve devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz malların, tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceği belirtilmiştir.3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerlerini orta malları niteliğinde kabul etmiş, tutanakların düzenlenip kesinleşmeleri hâlinde mülkiyet sicillerine değil de ayrı şekilde tutulacak özel sicile yazılacağını öngörmüştür.Bir yerin mera veya yayla olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliği ya da Hazine tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açabilir. Gerçek kişilerin bu davayı açma hakları bulunmamaktadır.Bu davalarda, taşınmazın mera vasfında olup olmadığı kesin olarak saptanmalıdır. Öncelikle dava konusu yere ait tahsis, idari men kararı, mahkeme hükmü vs. kayıt ve belgeler olup olmadığı araştırmalı, komşu taşınmazlara ait tapu kayıtları ve dayanakları getirtilmeli; amenajman, memleket haritası ve hava fotoğrafları, orman kadastrosu var ise tespit evrakları getirtilmeli, mera komisyonunun tespite ilişkin evraklar getirtilmeli ve kesinleşip kesinleşmediği tespit edilmeli, tarafların delilleri var ise toplanmalı, gösterilecek taraf tanıkları ve yöreyi iyi bilen mahalli bilirkişiler ve konularında uzman olan teknik bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılmalı, kayıtlardaki her sınır bilirkişilere sorularak arazi üzerinde tespit ettirilmeli, dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığı duraksamasız belirlenmeli, saptanan sınırlar teknik bilirkişinin çizeceği krokide işaret ettirilmeli, diğer yandan mahalli bilirkişilerin söylediklerinin denetimi açısından komşu taşınmaz revizyon tapu veya vergi kayıtlarının nizalı taşınmaz yönünü ne şekilde nitelendirdiği üzerinde durulmalıdır.Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; kadastro işlemleri sırasında 1.928,67 metrekare yüz ölçümündeki ... ada ... parsel sayılı taşınmaz, senetsizden tarla vasfı ile davalı adına tespit ve tescil edilmiştir.Mahkemece deliller toplanarak taşınmaz başında 16.07.2012 tarihinde keşif yapılmış, ziraat bilirkişi tarafından davaya konu taşınmazın mera vasfında olduğuna ilişkin rapor sunulmuş ise de, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalle ve belediyeden belirlenen mahalli bilirkişilerin taşınmazın öncesi hakkında bilgileri olmadığı, dava konusu taşınmazın mera olup olmadığı hakkında beyanda bulunamadıkları, mahallinde yapılan keşfe jeoloji bilirkişisinin refakat etmediği, davacı tarafın delil olarak sunduğu Of Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.01.1968 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hüküm sonucunda belirtilen sınırların zeminde yerleri belirlenerek dava konusu taşınmazın bu sınırlar içerisinde kalıp kalmadığının belirlenmediği, fen bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlardan mera olarak sınırlandırıp kesinleşen parsellerle toprak yapısı itibarıyla bütünlük arz edip etmediği ve komşu taşınmazların oluşumlarına dayanak kayıtlar getirtilip mahallinde uygulanarak, bu kayıtların davaya konu taşınmaz yönünü ne şekilde okuduğunun belirlenmediği anlaşılmaktadır.Doğru sonuca varılabilmesi için; komşu belediyelerden, başkaca yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişiler ve kadastro tespit bilirkişileri huzuruyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında tarafsız mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, tamamının veya bir bölümünün mera niteliği taşıyıp taşımadığı, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup açıklattırılmalı, Of Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.01.1968 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hüküm sonucunda belirtilen sınırlar mahalli bilirkişi ve tanıklara sorularak bu sınırların zeminde yerleri belirlenmeli, dava konusu taşınmazın bu sınırlar içerisinde kalıp kalmadığı saptanmalı, ziraat ve jeoloji mühendisi bilirkişiden arazinin niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe elverişli kroki düzenlettirilmelidir. Ayrıca kadastro tutanağında adı geçen tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenmeli, dava konusu taşınmazın tarla vasfıyla tescil edildiği de gözetilerek komşu taşınmazlardan mera olarak sınırlandırılıp kesinleşen parsellerle toprak yapısı itibarıyla bütünlük arz edip etmediği, ayırıcı unsurlar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.