Davacının ticari ilişki ve borç olmadığını iddia ederek teminat senedi niteliğinde sayılmasını talep ettiği bonolar hakkındaki menfi tespit davasının ispat yükü nedeniyle reddedilerek onanması.
Özet: Davacı, davalıya verdiği senetlerin teminat amaçlı olduğunu ve taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır; ancak ilk derece mahkemesi, ispat yükünün davacıda olduğu, senetlerin teminat olduğuna dair yazılı delil sunulamadığı ve bilirkişi raporlarıyla ticari ilişkinin varlığının tespit edildiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bu ret kararı istinaf mahkemesi tarafından da onanmış, davacının temyiz başvurusu Yargıtay tarafından değerlendirilerek alt mahkemelerin kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmedilerek temyiz itirazları reddedilmiş ve bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM :Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının, davaya konu senetleri teminat senedi olarak davalıya verdiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, iki adet senedin İstanbul Anadolu Adliyesi 23. İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiğini ileri sürerek müvekkilinin icra dosyasında borcu bulunmadığının tespitine, icra takibini açmakta kötüniyetli olan davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, taraflar arasında hukuki ilişkinin mevcut olduğunu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının takip konusu senetlerdeki imzanın kendisine ait olduğunu açıkça ikrar ettiğini, senetleri ödediğine dair herhangi bir iddiada bulunmadığını, ileri sürülen iddiaların yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden davacı tarafa ait olduğu, davacının takibe konu bonolardaki imzaları inkar etmediği, senet sebepten mücerret olduğundan, senetlerin teminat senedi olduklarına dair herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, bilirkişi raporlarında davalı alacaklının davacı borçluya toplam 1.325.670,62 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, buna göre taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığına dair davacı iddiasının da gerçeğe uygun olmadığı, ispat yükü kendisine ait olan davacının senede karşı borçlu olmadığı iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, menfi tespit istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 615,40 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.