İş kazası sonucu tünel inşaatında vefat eden işçinin ailesinin maddi ve manevi tazminat talepli davasında, ilk ve istinaf mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: Tünel inşaatında meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden işçinin eşi ve çocukları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi hem asıl hem de birleşen davayı kısmen kabul ederek, mirasçılara kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte önemli miktarda maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir; davalının istinaf başvurusu reddedilirken, davacı itirazları kısmen kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesi de kararı onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 18. İş Mahkemesi
SAYISI
: 2023/1 E., ████████ K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in eşi, diğer davacıların babası olan ... ... ...'in davalı şirketin yüklenicisi olduğu ...'ın ... kenti ile ... ilçesi yolu üzerinde bulunan ... inşaatında çalışmaktayken tünel inşaatının giriş kısmında inşaat demirlerinin bağlanması sırasında bağlanan demir bloğunun çökmesi sonucu blok altında kalarak 28.12.2014 tarihinde vefat ettiğini, genç yaşta eşini kaybeden davacı ... ...'in büyük bir acı ve üzüntü duyduğunu, eşinin maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını, küçük yaşta babalarını kaybeden .. ve ...'in büyük bir acı ve üzüntü duyduklarını, hem maddi hem manevi açıdan büyük zarar gördüklerini, davacıların yaşamları boyunca duyacakları acı ve üzüntünün biraz olsun giderilmesi için her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatı ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ayrı ayrı 5.000 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili Ankara 14. İş Mahkemesine verdiği 01.11.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ... için fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak bakiye 2.367.755,44 TL, davacı ... için fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak bakiye 514.613,82 TL ve davacı ... için fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak bakiye 423.318,86 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş. Ankara 14. İş Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli kararıyla işbu dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bu davanın ülke mevzuatına göre uygulama olanağı bulunmadığını, olayın 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası sayılamayacağını, müvekkili şirket ile dava dışı İlyap şirketi arasında organik bağ bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin mevzuat ile kendisine yüklenen iş sağlığı ve güvenliği konusundaki tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, müteveffanın ağır kusuru sebebiyle illiyet bağının kesildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..asıl davada davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 949.146,13 TL maddi, 90.000 TL manevi, davacı ... için 65.295,37 TL maddi, 80.000 TL manevi, davacı ... için 39.397,27 TL maddi, 80.000 TL manevi tazminatın, birleşen davada davanın kabulü ile davacı ... için 2.367.755,44 TL maddi, davacı ... için 514.613,82 TL maddi, davacı ... için 423.318,86 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ".1-Davalının ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine,
2-Davacının yargılama giderlerine yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2. maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden KALDIRILMASINA,
3-Mahkemenin 2023/1 Esas sayılı asıl dava dosyası yönünden;
Davanın kısmen kabulü ile
Davacı ... için 949.146,13 TL maddi, 90.000 TL manevi
Davacı ... için 65.295,37 TL maddi, 80.000 TL manevi
Davacı ... için 39.397,27 TL maddi 80.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
Manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin istemlerin reddine, .." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bakiye ömrün kaza tarihi itibariyle değil fiili durumu yansıtan rapor tarihi itibariyle hesaplanması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, müvekkilleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından her bir davacı için maddi - manevi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, müteveffanın ağır kusuru sebebi ile illiyet bağının kesildiğini, ek davaya konu olan bilirkişi raporunda PMF-1931 yaşam tablosu yerine TRH- 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak bakiye ömür süresi ve tazminat hesaplaması yapıldığını, aktif çalışılan dönem hesabında agi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu savunarak temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1- Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!