Yargıtay, hükümlü ziyaretçi bildiriminde yönetmelik hükmünü esas alarak adres bilinmemesi durumunda sadece isim bildirimini yeterli saydı ve kanun yararına bozma talebini reddetti.
Özet: Yüksek Mahkeme, bir hükümlü ve tutuklunun cezaevine kabulünde, mevzuatta belirtilen on günlük süre geçtikten sonra ve ziyaretçilerinin adreslerini bilmediği gerekçesiyle sadece isim ve soyisimlerini bildirdiği ziyaretçi listesinin idarece işleme konulmamasına yönelik itirazın kabulüne dair alt mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan kanun yararına bozma talebini reddetmiştir; zira ilgili yasa ve yönetmelik, hükümlülerin adresleri bildirme yükümlülüğünü yalnızca bilmeleri halinde şart koşmakta, bu durumda ise adres bilgisi olmaksızın sadece isim-soyisim bildiriminin yeterli ve hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.

Mahkemesi :Ağır Ceza
Karar Tarihi
: 23.06.2009Esas-Karar No
: ███████ değişik işSilâhlı terör örgütüne üye olma, mala zarar verme suçlarından tutuklu ve 23 yıl 21 ay hapis cezasına hüküm özlü ...'ın, Ermenek M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutukluluk kararının infazı sırasında. Yönetmelikte sayılanlar dışında kalan 3 ziyaretçinin adı, soyadı ve bilmesi halinde adresini 10 gün içinde idareye bildirmesi hususunda yapılan tebliğe süresi geçtikten sonra cevap verilmesi sebebiyle dilekçesinin işleme konulmamasına ilişkin Ermenek M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün işlemine yapılan itirazın kabulüne dair Ermenek İnfaz Hakimliğinin █████/2009 tarihli ve ███████ dosya, ███████ sayılı kararma itirazın reddine ilişkin Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2009 tarihli ve ███████ değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;Hükümlülerin ziyaretinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 83. maddesinde düzenlendiği, tutuklular yönünden de anılan Kanun'un 116. maddesinde hükümlülerle ilgili düzenlemelere atıf yapıldığı, tutuklu ve 23 yıl 21 ay hapis cezasına hüküm özlü ...'ın, █████/2009 tarihinde Ermenek M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna kabulü sırasında, 5275 sayılı Kanun'un 83/1. maddesinde yer alan yakınları dışındaki üç kişinin isim ve adreslerinin bildirilmesinin hatırlatıldığı, kanundaki "kuruma kabulü" hususundaki açık düzenlemenin yönetmelik hükmü ile genişletilerek 10 günlük süre olarak belirlenen tarihe kadar bildirmesinin cezaevi idaresince tebliğ edildiği, ilgilinin süre geçtikten sonra yaptığı bildirimin işleme konulmamasının kanun hükmüne uygun olduğu gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 08.04.2010 gün ve 22025 sayılı kanunun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2010 gün ve 95532 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;Dosya incelenerek gereği düşünüldü
:5271 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 83. maddesinde, hükümlülerin ihtiyarı ziyaretçi bildirimi sırasında ziyaretçilerin adlarını ve adreslerini bildirmeleri zorunlu tutulmuş isede, Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin konuyu düzenleyen 9. maddesinde, hükümlünün bilmesi halinde adresleri bildirmesinden söz edilmesi karşısında; aksi kanıtlanamayan 14.05.2009 tarihli şikayet dilekçesi içeriği ve dosyadaki belgelere göre hükümlünün on günlük süre içinde adreslerini bilemediği için ihtiyari ziyaretçilerinin sadece ad ve soyadlarını bildirmesi yeterli olup bildirimin anılan kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu anlaşılmış olup kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.