Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen Ticari Hizmet Sözleşmesi Kaynaklı Ödenmeyen Prim Alacağı Davası Yetkisizlik Kararı İle İstanbul Mahkemelerine Aktarıldı.
Özet: Ticari nitelikteki bir hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davacı vekili, davalı ile aralarında imzalanan protokol kapsamında 2022-2024 yılları için hak ettiği toplam 428.331,38 Euro primin ödenmediğini ve davalının iade faturaları düzenleyerek yükümlülüğünden kaçtığını ileri sürerken, davalı ise protokolün yalnızca 2017 yılı için geçerli olduğunu, prim uygulamasının sona erdiğini ve davacının suskunluğunun feragat anlamına geldiğini savunmuştur; mahkeme ise taraflar arasındaki ticari nitelikteki uyuşmazlıkta, HMKnın 17. maddesi uyarınca tarafların tacir olması nedeniyle geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğunu ve bu sözleşmenin İstanbul mahkemelerini yetkili kıldığını tespit ederek, davanın mahkemenin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine karar vermiş, yasal süre içinde yetkili mahkemeye başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağı ihtaratında bulunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı taraf davalıyla arasında imzalanan protokolü kapsamında, yıllık satış cirosu üzerinden prim alma hakkında sahip olduğunu, bu kapsamında 2022 yılı için hak ettiği 123.674,98 Eur tutarındaki primin ödenmediğini; bunun yerine davalı tarafından iade faturası düzenlenerek yükümlülükten kaçıldığını ileri sürdüğü, dosya kapsamında sunulan belgeler, tanık anlatımları ve geçmiş dönem uygulamaları incelediğinde: 20211-2019 yılları arasında ödemelerin protokole uygun şekilde yapıldığı, 2020-2021 döneminde pandemiden ötürü prim yükümlülüğünün doğmadığı ,2022 yılına ilişkin olarak ise taraflar arasında prim tutarının kabul edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bunun yerine iade faturalarının düzenlendiğinin sabit olduğunu, taraflar arasında geçerli olan protokolde, sözlü beyanlarla değişiklik yapılabileceğine dair bir düzenleme bulunmadığını, ödeme yerine iade faturası kesilmesinin protokol hükümleriyle bağdaşmadığını kanaatine varıldığını, bu bağlamda davacının toplamda hak ettiği 428.331,38 EUR tutarındaki primin ödenmediği ve davalının yükümlülüğünü yerine getirmediği, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 01.04.2011 tarihinden itibaren geçerli ve halen yürürlükte olan Standart Yer Hizmetleri Anlaşması Basitleştirilmiş Usul Ocak 2008 Anlaşması’na ek olarak imza edilen geçerli ve yürürlükte olan İş Hacmi ve Hacim Kredisi Şartlarını Belirleme Protokolü kapsamında müvekkiline ödenmesi gereken ancak ödenmeyen 2022, 2023 ve 2024 yılı iş hacim kredileri toplamı 428.331,38 Euro alacağın müvekkilinin fazlaya dair tüm hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 100 Euro’nun tahsili, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle
: 2017/5 protokolün yalnızca 2017 yılı için geçerli olduğunu, takip edilen yıllar için yeni bir protokol yapılmadığını, 2022 yılına ilişkin prim talebinin dayanağının bulunmadığını, ciro prim uygulamasının 2018'den sonra fiilen sona erdiği, davacının bu duruma uzun süre sessiz kaldığı, herhangi bir ihtar göndermediği, bu nedenle mevcut durumun taraflarca zımnen kabul edildiği, 2022 yılında düzenlenen iade faturalarının davacı tarafından başlatıldığını, dolayısıyla davacının prim alacağından feragat ettiğini ve şimdi çelişkili taleplerde ulunduğunu, COVİD-19 salgını sonrası dönemde iş hacminin daraldığı, ekonomik şartların değiştiği ve prim uygulamasının sürdürülebilir olmaktan çıktığı, davanın usulden reddi, esasa girilmesi halinde esastan reddi, yargılama giderinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde tacir veya kamu tüzel kişileri arasında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmalık hakkında bir veya birden fazla mahkemenin sözleşme ile yetkili kılabilecekleri taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılacağı öngörülmüş olduğundan dava dilekçesi ve cevap dilekçesi içeriği ile sunulan deliller kapsamında tarafların tacir sıfatını taşıdığı davacı ve davalıyı bağlayıcı olacak şekilde taraflar arasında HMK 17 maddesi kapsamında yetki sözleşmesi bulunduğu anlaşılmakla davalı yanın yetki itirazı kapsamında HMK 17. Maddesinin son cümlesi uyarınca yetki sözleşmesi nazara alınarak yetkili mahkemenin belirlenmesi gerektiği, yetki şartında İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı, itirazın yerinde olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın usulden reddi ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan tarafların yüzüne karşı karar verildi.█████/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!