Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, sigorta şirketinin banka deposundan izinsiz malzeme çıkışı nedeniyle ödediği tazminatın rücuen tahsili için açtığı itirazın iptali davasını ele alıyor.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısı olan bankanın deposundan izinsiz malzeme çıkarılması sonucu uğradığı zararı (53.351,46 TL) ödeyerek halefiyet ilkesi uyarınca rücuen talep etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazların iptalini istemekte olup, davacının eksper raporları ve ceza davasıyla ispatlandığını iddia ettiği davalıların sorumluluğuna karşın, davalılar zamanaşımı, kusursuzluk, cezaların şahsiliği ve iftira savunmaları ile davanın reddini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2021 tarihinde .... Bankası ..... deposundan izinsiz olarak malzeme çıkışı olduğunu, bu sebeple sigortalı .... Bankası'nın mağdur duruma düştüğünü ve zarara uğradığını, müvekkili sigorta şirketinin zarar kapsamında 53.351,46 TL bedelini sigortalısına ödediğini, halefiyet ilkesi uyarınca tazminatı rücuen talep etme hakkının müvekkili sigorta şirketine geçtiğini, bu bağlamda davalılardan rücuen tazminat talep etme hakkı doğduğunu, davalıların tazminattan sorumlu olduğunun eksper raporları ve yürütülen kamu davası ile ispatlandığını, işbu dava konusu hasarın meydana gelmesinden sonra 09.07.2021 tarihli ve 24.11.2021 tarihli eksper raporlarının düzenlendiğini, ekspertiz bulguları incelendiğinde sigortalı .... Bankası'nın firma yetkilileri tarafından 12.04.2021 tarihinde bankanın .... merkez deposundan saat 18.00'den sonra taşeron firma çalışanlarının dava dışı 3.kişi ..... ve davalı .... tarafından izinsiz malzeme çıkışı yapıldığının (12 adet klima iç ünitesi ve 12 adet klima dış ünitesi ve 1 adet kombi) kamera görüntüleri ve yapılan sayımlardan tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalıların mal varlıklarına uyap sistemi üzerinden ihtiyati tedbir konulmasına, Küçükçekmece .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazların iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, işbu itirazın iptali davasında işçinin yaratmış olduğu zararın da ispatlanmadığını, ceza davasının kesinleşmediğini, suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, kişinin ancak kendi sebebiyet verdiği zarardan sorumlu tutulacağını, müvekkili şirketin diğer davalı işçinin iş yerinde yarattığı zarardan sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, rücu davasına konu edilen eyleme tarafların kusuruyla sebep olması gerektiğini, oysa diğer davalı işçinin söz konusu eyleme kendi kusuruyla sebebiyet vermiş olduğunun bile ispatlanamadığını, söz konusu davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini belirterek, müvekkili aleyhine açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; hakkında yapılan suçlamayı kabul etmediğini, işbu davanın üzerine atılan koca bir iftira olduğunu, burada sorumlu kişilerin ..,... ve eylemi gerçekleştiren iki şahıs olduğunu, bu iki şahsın kimliklerinin 2021 yılından beri tespit edilemediğini, burada görülen eylemle kesinlikle bir ilgisi, bağı ve sorumluluğu olmadığını, kendisi çalıştığı yerde imza yetkilisi olmadığını, temizlik görevlisi olarak hizmet vermekte olduğunu, yapılan suçlamayı, üzerine atılan iftirayı reddettiğini beyan etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE
:
Dava, sigorta şirketinin TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca halefiyet esasına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine İİK'nın 67. Maddesi kapsamında açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının .... Anonim Şirketi olduğu, borçlusunun .... Hizmet A.Ş., .... ve .... olduğu, 53.351,46-TL asıl alacak üzerinden icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlular ... Hizmet A.Ş., ve ...'in borca itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; haksız fiilin meydana geldiği tarih 12.04.2021 tarihi olup, davacı tarafça sigortalısına yapmış olduğu ödemenin halefiyet ilkesi gereğince tahsili istemi ile davalılar aleyhine 26.11.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalıların icra takibine itirazlarının davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, bu halde davanın süresinde açıldığı anlaşılmakla, yargılamaya devam olunmuştur.
TTK 1472 maddesi ; "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Davacı sigorta şirketine abonman sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ... Bankası'nın ... Deposu'nda çalışan taşeron davalı ... Hizmet A.Ş. Firmasının çalışanı diğer davalı ... tarafından depodan izinsiz malzeme çıkışı yapılmak sureti ile gerçekleşen hırsızlık olayı neticesinde meydana gelen hasarın davacı sigorta şirketi tarafından ödendiği, ödenen hasar bedelin TTK'nın 1472.maddesi uyarınca tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalıların itirazı neticesinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacı taraf, 12.04.2021 tarihinde meydana gelen zararın davalı ... Hizmet A.Ş. ve ...'in sorumluluğunda meydana geldiğini, meydana gelen hırsızlık olayı nedeni ile dava dışı sigortalının zarar gördüğünü ve davacı sigorta şirketi tarafından meydana gelen zararın ödenmesi nedeniyle sigortalının haklarına halef olduklarını iddia etmektedir. Buna göre; davacı taraf, davalıların kusur ve sorumluluğunu, dava dışı sigortalının uğradığı zararın ödenmesi sebebiyle sigortalının haklarına halef olduğunu ispat etmekle mükelleftir. TTK.'nın 1472. maddesinde de belirtildiği üzere; sigorta şirketi, meydana gelen zarar sebebiyle sigortalısına ödediği bedel nispetinde hukuken sigortalısının haklarına halef olur. Bu halefiyet, karşı tarafın kusuru ve sigorta şirketinin yaptığı ödeme nispetindedir.
Mahkememiz dosyası 1 güvenlik uzmanı, 1 elektrik elektronik mühendisi ve 1 sigorta bliirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek aldırılan bilirkişi raporunda; " ...1- Davalı .... Hizmet Anonim Şirketi çalışanlarının, Güveni Kötüye kullanmaları neticesinde, hizmet verdikleri kurumun deposundaki emtiaların, kurumun bilgisi olmadan depo dışına çıkarılarak başka bir yere götürülmesini sağladıkları, görevlerini kötüye kullanarak dava dışı sigortalının zarara uğramasına sebebiyet verdikleri, 2- Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 16.07.2021 tarihinde 53.351,46 TL hasar tazminatı ödediği ve davalılara rücu edebileceği, 3-Yukarıda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda 12 adet iç + 12 adet dış klima ünitesi + kombi için talep edilen, davacı tarafın sigortalısına yapmış olduğu 53.351,46 TL. tutarın, piyasaya rayicine uygun, kabul edilebilir olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
...." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun hükme esas almaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu olay nedeni ile davalı ... hakkında görülmekte olan Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davalı ... hakkında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle ceza verildiği, mahkeme kararının ve dolayısıyla verilen bu cezanın █████/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı sigorta şirketine sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalının uğradığı zararı karşılaması üzerine yapmış olduğu ödemenin TTK'nın 1472. Maddesi kapsamında halefiyet ilkesi gereği davalılardan tahsili ile başlatılan icra takibine davalıların itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı sigorta şirketine sigortalı ... Bankası'nın envanterinde olan, çalındığı belirtilen emtianın davalı ... Hizmet A.Ş. personellerinin bilgisi dahilinde depo dışına çıkarılarak başka bir yere götürüldüğü, bu suretle görevlerini kötüye kullanarak dava dışı sigortalının zarara uğramasına sebebiyet verdikleri, davalı .... Hizmet A.Ş.'nin çalışanı olan diğer davalı ... hakkında Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde ...'in hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırıldığı ve verilen cezanın kesinleştiği, bu kapsamda davalı ...'in dava dışı sigortalının uğradığı zarardan sorumlu olduğu, davalı ...'in diğer davalı ... Hizmet A.Ş. çalışanı olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 66.maddesinde; "Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz." hükmü uyarınca davalı ... Hizmet A.Ş. 'nin TBK'nın 66. Maddesi uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, bu halde her iki davalının meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerektiği, dava dışı sigortalının uğramış olduğu zararın olayın meydana geliş şekli ile uyumlu olduğu ve davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin piyasa rayicine uygun ve kabul edilebilir olduğu, 12.04.2021 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayının davacı sigorta şirketi nezdinde tanzim edilen Abonman Sigortası vadesi içerisinde ve teminat kapsamında gerçekleşmiş olduğu, davacı sigorta şirketinin TTK'nın 1472.maddesi uyarınca ödediği bedeli rücu edebileceği, davacı sigorta şirketince 53.351,46-TL hasar tazminatı ödendiği, davacı sigorta şirketinin bu miktar üzerinden icra takibi başlatmakta haklı olduğundan davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; davalıların Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 53.351,46-TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 10.670,29-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 3.644,43-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 644,35-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.000,08-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.132,75-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 17.335,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin ve davalı ...'in yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!