Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçunda cif değer çelişkisi giderilmeden etkin pişmanlık uygulanan HAGB kararını bozarken, kanun değişikliği sonrası temyiz/istinaf yolunu değerlendirdi.
Özet: Yargıtay, kaçakçılık suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını, sanığın suçluluğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görmemekle birlikte, kaçak eşyanın CIF değerleri arasındaki çelişki giderilmeksizin ve gümrük idaresinden yeni bir varaka düzenlettirilmeksizin gümrük vergileri ve gümrüklenmiş değer tutarının eksik belirlenmesi sonucu, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında yapılan ceza indirimini hatalı bularak bozmuştur; ayrıca, kararın yeni yasal düzenlemeler uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olması gerektiğini savunan bir karşı oy kullanılmıştır.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetKARAR
: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ██████. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;Dosyada bulunan KEMT varakasında eşyanın CIF değerinin 435,00 TL, bilirkişi raporunda ise CIF değerin 232,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, CIF değerler arasındaki çelişki giderilerek Gümrük İdaresine yeni bir ..............varakası düzenlettirilmek suretiyle gümrük vergileri ve gümrüklenmiş değertutarının belirlenmesi ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi kapsamında yapılacak etkin pişmanlık ihtaratına esas alınması gerekirken, CIF değerler arasındaki çelişki giderilmeden, bilirkişi raporunda belirlenen gümrüklenmiş değer lehe kabul edilmek suretiyle yapılan ihtarat sonucu, kamu zararının giderildiğinden bahisle sanığın cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince indirim yapılarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.(K.D.)KARŞI DÜŞÜNCEKaçakçılık suçundan sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, katılan İdare vekilinin temyizi üzerine, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle incelenmeksizin iadesi yerine sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;14.03.2024 tarih ve 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında değişikliğe gidilmiştir. Bu fıkrada “272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir.” hükmü getirilmiştir. 12 nci fıkra ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıkça belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanacaktır. Yani şartlarının varlığı halinde bölge adliye mahkemesinin kararı temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. Yine, 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde de temyiz kanun yoluna gidilebilecektir. Somut olayda olduğu gibi, daha önce temyiz incelemesinden geçen ancak sonrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde bu karar da istinaf yasa yoluna tabi olacaktır. Çünkü 7499 sayılı Yasa ile değişik Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında, bu kararların açıkça istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiş, istisna olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebileceği belirtilmiş, başkaca da bir istisnaya yer verilmemiştir. Kanun Koyucunun aksi kanaatte olması halinde bu hususun da açıkça istisnalar arasında sayılması gerekirdi. Bu anlatılanlar dikkate alındığında, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere incelenmeksizin iadesi yerine, sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak bozmaya ilişkin kararına katılmıyorum. 14.04.2025