Görevli memura mukavemet, mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarında lehe yasa uygulanmaması, adli sicil kaydı belirtilmemesi ve gerekçeli karar eksiklikleri nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında kasten yaralama, mala zarar verme ve görevli memura mukavemet suçlarından verilen mahkumiyet kararlarını, suçun işlendiği tarihteki ve sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin somut olaya bir bütün halinde ayrı ayrı uygulanarak sanık lehine olanın belirlenmemesi, adli sicil kaydındaki mahkumiyet ilamının dayanağının gösterilmemesi ve gerekçeli karar başlığına suç yeri ve zamanının yazılmaması gibi usul ve yasaya aykırılıklar nedeniyle bozmuş, saldırgan sarhoşluktan verilen idari para cezası yönünden ise temyiz incelemesine yer olmadığına karar vermiştir.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
: Görevli memura mukavemet, Kamu malına zarar verme, Kasten yaralama, Saldırgan sarhoşlukHüküm
: 1-Kasten yaralama suçundan; 765 sayılı TCK'nın 456/4, 457/1, 81/1. maddeleri gereğince mahkumiyet,2-Mala zarar verme suçundan; 765 sayılı TCK'nın 516/1, 522, 81/1. maddeleri gereğince mahkumiyet,3-Görevli memura mukavemet suçundan; 765 sayılı TCK'nın 258/1, 81/2. maddeleri gereğince mahkumiyet,4-Saldırgan sarhoşluk suçundan; 5326 sayılı Kanunun 35. maddesi gereğince 50,00 TL idari para cezasıDosya incelenerek gereği düşünüldü
:1-Sarhoşluk eyleminden kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;Saldırgan sarhoşluk eyleminden tayin olunan idari para cezasının niteliği itibarıyla 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 29. maddesi uyarınca itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından temyiz incelemesine yer olmadığına, gereğinin merciince yapılmasına,2-Mala zarar verme, görevli memura direnme ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;a)5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, suçun işlendiği zamandaki Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması, görevli memura direnme suçundan 765 sayılı Kanuna göre hükmolunan ceza ile 5237 sayılı Kanuna göre hükmedilecek ceza belirlendikten ve mala zarar verme suçu ile kasten yaralama suçunun tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğünden, hapis cezasına hükmedilmişse; cezanın artık adli para cezasına çevrilmeyeceği de nazara alınarak sonucuna göre sanığın lehine olan yasanın tespiti ile lehe yasanın bir bütün halinde uygulanması, bu durumun gerekçeye de yansıtılması suretiyle, hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,b)765 sayılı TCK'nın 81. maddesinin uygulanması sırasında adli sicil kaydındaki hangi mahkumiyet ilamının hükme esas alındığının belirtilmemesi,c)Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 09.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.