Hazine aleyhine açılan, tapusuz taşınmazın imar ve ihya yoluyla kazandırıcı zamanaşımına dayalı tescili talepli davada mirasçıların mülkiyet hakkı tespiti ve Yargıtayın imar uygulaması ile bozma kararı.
Özet: Davacının, kadastro dışı bırakılan bir taşınmazı imar ve ihya ile kazandırıcı zamanaşımı yoluyla adına tescilini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi, dava konusu yerin imar planına alınıp tapuya bağlanması nedeniyle doğrudan tescil hükmü kurulamayacağına karar verirken, belirli parsellerin davacının mirasçıları lehine mülkiyet hakkı bulunduğunu tespit etmiş; ancak Yargıtay, çekişmeli 9 ve 10 numaralı parsellerin 1969da tescil edildiğini ve dava tarihi itibarıyla 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek, bu parseller yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne dair hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davada davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle
: müvekkilinin dava konusu ... köyü sınırları içerisinde bulunan ve sınırları belirtilen taşınmazın tapusuz olduğunu, müvekkili tarafından 25 seneyi aşkın süre önce imar ve ihya edilerek kullanıldığını ve kazandırıcı zamanaşımının dolduğunu bu nedenle bu yerin davacı adına tescilini talep etmiştir.Davacı ... yargılama sırasında 29.09.2008 tarihinde ölmüş, mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müteveffa davacı vekiline vekaletname vermek suretiyle davayı sürdürmüştür.Birleştirilen Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açmış oldukları imar-ihya nedeniyle tescil davalarının Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, 19.01.2012 tarihli celsede verilen ara karar ile bu dava ile birleştirilmek üzere ... Köyü Tüzel Kişiliği hakkında dava açılması için taraflarına süre verildiğini belirterek bu dosyanın Mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; tescili talep edilen taşınmazın ... köyü sınırları dahilinde olduğunu, toprak üzerinde ... köyü ile ... köyünün ayrıldığını, tapuda ... köyü olarak belirtilen ve kadastro geçen ... köyünün de davaya dahil edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında kumluk olarak tescil harici bırakıldığını, zilyetlik, imar-ihya ile kazanılmaya elverişli yerlerden olmadığını ileri sürerek davanın reddine, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 11.03.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; dava konusu öncesi tescil harici yer iken davacı ... tarafından imar ve ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiği ve malik sıfatıyla kesintisiz bir şekilde kullanıldığı, dava tarihine kadar 20 yıllık kullanımın dolduğu, dava konusu yerde yapılan keşif sonucu alınan uzman bilirkişi raporlarından ve dinlenen tanık ile mahalli bilirkişi beyanlarından davacının davasının subuta erdiği, dava konusu yerde 2006 yılında yapılan imar uygulaması sonucunda dava konusu yerin parselasyon çalışmalarının yapıldığı ve İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca 9 ve 10 nolu parsellerde başka şahısların hak sahibi kılındığı, diğer taşınmazların ... adına tapuya bağlandığı, dava konusu yerler tapuya bağlandığından ve imar uygulaması yapıldığından davacı lehine yeniden tescil hükmü kurulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu edilen ve fen bilirkişilerinin 13.07.2009 havale tarihli raporuna ekli krokide sarı ile taralı olarak gösterilen öncesi tescil harici yol iken 2007 tarihinde yapılan imar planı ile kısmen ... köyü ... ada 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlarda kalan 6 nolu parselde 216,55 m², 7 nolu parselde 437 m², 8 nolu parselde 40,55 m², 9 nolu parselde 811,96 m² ve 10 nolu parselde 48,41 m² olacak şekilde davacı ...'ın veraset ilamındaki hisseleri oranında dahili davacıların mülkiyet hakkının olduğunun tespitine, dava konusu yer imar planına alınıp tapuya bağlandığından tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin, 26.10.2015 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararıyla; çekişmeli ... (yeni ...) ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz incelemesinde; çekişmeli taşınmazlar hakkında 1969 yılında yapılan kadastro sırasında tutanak düzenlenerek tapuya tescil edildiği, bu nedenle davacının, bu parsellere yönelik davasının tapu iptal ve tescil davası olduğunun kabulü gerektiği, ne var ki, anılan parsellere ait kadastro tutanaklarının kesinleşme tarihi olan 1969 yılı ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde de öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği göz önüne alındığında davanın reddi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu kabulüne dair yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup davalı Hazine temsilcisi ile davalılar ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bozulmasına, çekişmeli ... (yeni ...) ada 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davanın kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararBozmaya uyan Mahkemenin 16.01.2018 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; dava konusu ... ada 6, 7 ve 8 nolu taşınmazların içinde fen bilirkişilerinin krokisinde A, B ve C harfleriyle gösterilen kısımların tapulama harici yazılmak suretiyle parsel numarası verilmeden tescil harici bırakıldığı, davacıların murisi ... tarafından emek ve para sarfıyla imar-ihya edildiği, imar-ihya işlemine 1970'li yılların başlarında başlanarak taşınmaz üzerindeki çalıların, otların temizlendiği, tarım ve kültür arazisi haline getirildiği, üzerinde tarla bitkileri olan Buğday, Arpa, Yulaf, Susam vb tarımı yapıldığı ve zeytin, dut, badem, incir fidanlarının dikildiği, ekonomik amacına uygun dava tarihinden geriye doğru ortalama 30 yıldır tarla ve bahçe olarak kullanıldığı, taşınmaz üzerinde bir dönem örtü altı tarımı da yapılan seraların bulunduğu, ...'ın vefatından sonra taşınmazın davacı mirasçıları tarafından da kullanılmaya devam edildiği, dava tarihi itibariyle imar-ihyası tamamlanmış olarak ortalama 30 yıldır tarım ve kültür arazisi olarak nizasız, fasılasız zilyet edildiği, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmayıp özel mülkiyete tabi yerlerden olduğu anlaşıldığından dava konusu Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... köyü ... ada (eski: ... ada) 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin fen bilirkişilerinin 06.05.2017 tarihli raporuna ekli krokide sarı, kırmızı ve mavi renk ile taralı olarak gösterilen, öncesi tescil harici yol iken 2007 tarihinde yapılan imar planı ile kısmen ... köyü ... ada (eski: ... ada) 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlarda kalan 6 nolu parselde sarı renk ile taralı A harfi ile gösterilen 216,55 m²'lik kısım, 7 nolu parselde kırmızı renk ile taralı B harfi ile gösterilen 245,51 m²'lik kısım ve 8 nolu parselde mavi renk ile taralı C harfi ile gösterilen 40,55.m²'lik kısım için davacılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 17 ve TMK'nın 713. maddesindeki şartların gerçekleştiği gerekçesiyle bu kısımlara ilişkin açılan davanın kabulüne, ancak tescili istenilen 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 1969 yılında yapılan kadastro sırasında tutanak düzenlenerek tapuya tescil edildiği, bu nedenle davacının bu parsellere yönelik davasının tapu iptal-tescil davası olduğunun kabulü gerektiği, ne var ki, anılan parsellere ait kadastro tutanaklarının kesinleşme tarihi olan 1969 yılı ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde de öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin, 08.03.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; dosya içeriğine ve Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin çekişmeli ... ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelen ve yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, davalı Hazinenin çekişmeli ... ada 6 parsel sayılı taşınmazın 06.05.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (A), ... ada 7 parsel sayılı taşınmazın (B) ve ... ada 8 parsel sayılı taşınmazın (C) harfiyle gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, oysa bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı, bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerektiği, her ne kadar bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde muris ... mirasçıları olan davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar vermek için yeterli bulunmadığı, şöyle ki, bozma ilamında taşınmazın ihdasen Hazine adına tescil tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının getirtilmesi istenildiği halde, Mahkemece ardışık bindirmeli olmayan 1975, 1986 ve 2009 tarihli hava fotoğraflarının getirtildiği, 1981 ve 1992 yıllarına ilişkin hava fotoğrafları getirtilip üzerinde jeodezi ve fotogrametri mühendisine inceleme yaptırılarak çekişmeli taşınmaz bölümlerinin eski tarihli hava fotoğraflarındaki konumu ve durumu ile taşınmaz üzerinde imar–ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmediği gibi, anılan raporun bilimsel verilere uygun ve yeterli incelemeyi içerir nitelikte de bulunmadığı, diğer taraftan ziraatçi bilirkişi kurulu raporunda da taşınmaz bölümlerinin toprak yapısı ve niteliği, zirai durumu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi, taşınmaz bölümünde imar-ihyanın hangi tarihte başlanıldığı-tamamlandığı hususlarında değerlendirme yapılmadığı, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan bilirkişinin kendi görüşünü de içerir rapor hazırlanmadığı, bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemeyeceği, hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre taşınmazın ihdasen Hazine adına tescil tarihi olan 2007 yılından 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafının tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, uydu fotoğrafları ile memleket haritaları ilgili kurumlardan celbedilerek dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ve jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisine incelemesi yaptırılarak çekişme konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesinin istenilmesi ve bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması; ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın mevcut ve geçmişteki niteliği, üzerindeki bitki örtüsü ve toprak yapısı, zirai durumu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi, taşınmaz bölümünde imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte tamamlandığı hususlarında, taşınmazın farklı yönlerden çekilmiş, sınırları kabaca işaretlenmiş renkli fotoğraflarının da yer aldığı, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesinin istenilmesi; fen bilirkişisinden ise taşınmazı komşu parseller ile birlikte gösteren, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor alınması; yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesi, niteliği, zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi ve davacı yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolup dolmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmesi, beyanları arasında oluşabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeye çalışılması ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Mahkemece belirtilen ilkelere uygun olmayacak şekilde hatalı değerlendirme, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararBozmaya uyan Mahkeme ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesinde kain 17.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda ... ada 6 parselde sarı renk ile taralı (A) harfi ile gösterilen 216,55 m2, ... ada 7 parselde kırmızı renk ile taralı (B) harfi ile gösterilen 437,00 m2 ve ... ada 8 parselde mavi renk ile taralı (C) harfi ile gösterilen 40,55 m2 kısmın dava tarihinden geriye doğru yaklaşık 24 yıldır imar-ihyasının tamamlanmış halde tarım arazisi olduğu, buğday, arpa, bakla, domates, karpuz, susam gibi ürünler ekilip biçilmek suretiyle tarla ve bahçesi olarak ekonomik amacına uygun olarak kullanıldığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan orman, mera yaylak kışlak, taşlık kayalık çalılık köy meydanı gibi taşınmazlardan olmadığı, özel mülkiyete konu taşınmazlardan olduğu, davacı açısından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. ile 4721 sayılı TMK'nın 713. maddesi gereğince şartların oluştuğu gerekçesiyle ... ada 6 parselde sarı renk ile taralı (A) harfi ile gösterilen 216,55 m2'lik, ... ada 7 parselde kırmızı renk ile taralı (B) harfi ile gösterilen 437,00 m2'lik ve ... ada 8 parselde mavi renk ile taralı (C) harfi ile gösterilen 40,55 m2'lik davalı ... adına kayıtlı kısımların tapu kaydının iptali ile muris ...'ın Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, dava konusu Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... köyü ... ada 9 parsel ve ... ada 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Mahkemenin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile onandığı ve karar düzeltme yoluna başvurulmayıp karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmadığı belirtilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz NedenleriAsıl ve birleştirilen davada davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olmadığını, kaldı ki davacı tarafın da taşınmazda kazanmaya elverişli zilyetliği ve imar-ihyası olmadığını, davacı tarafın imar-ihya suretiyle zilyetlikle iktisap koşullarını sağlamadığını, yapılan keşif ve alınan raporlar ile hava fotoğrafları incelemesinin eksik olup hükme esas alınamayacağını, alınan raporlarda taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, davacının imar-ihyasının olup olmadığı, var ise ne zaman tamamlandığı, elverişli zilyetliğin olup olmadığının incelenmediğini, eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu, dinlenilen tanıklar ve mahalli bilirkişilerin beyanlarının davayı kanıtlar nitelikte olmayıp çelişkili olduğunu, keşifte toprak analizi ve fotoğraflamasının da eksik olduğunu, bozma ilamındaki eksiklikler giderilmeden karar verildiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya içeriğinden;1969 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... ada 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu yerin tespit harici bırakıldığı, 2007 yılında ... parsel numarası ve 35.359 metrekare yüz ölçümü ile ihdasen Hazine adına tescil edilerek aynı yıl imar uygulamasına girdiği ve ... ada 6 parselde 462 metrekare, ... ada 7 parselde 653 metrekare, ... ada 8 parselde 709 metrekare yüz ölçümü ile Hazine adına tescil edildiği, daha sonra imar uygulamasının iptali ile 2013 yılında yeniden yapılan imar sonucu ... ada 6, 7 ve 8 parsel numaralarını aldığı, ... ada 9 parsel sayılı 925,25 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın, kadastro sırasında 155 ada 1 ve 2 parsel numaraları ile 155 ada 1 parselin davalılar ... ve müşterekleri murisi ..., 2 parselin ise davalı ... ... adına tespit ve tescil edildiği, 2007 yılında yapılan imar uygulaması ile anılan ada ve parsel numarasını, daha sonra imar uygulamasının iptali ile 2013 yılında yeniden yapılan imar sonucu ... ada 9 parsel numarasını aldığı, ... ada ... parsel sayılı 693 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın, kadastro sırasında 170 parsel numarası ile dava dışı ... adına tespit ve tescil edildiği, 1994 yılında satış nedeniyle dava dışı ... Yapı ve Malzemeleri Ticaret A.Ş adına tescil edildiği, 2007 yılında yapılan imar uygulaması ile anılan ada ve parsel numarasını, daha sonra imar uygulamasının iptali ile 2013 yılında yeniden yapılan imar sonucu ... ada 9 parsel numarasını alarak bu kez Hazine ve ... Yapı ve Malzemeleri Ticaret A.Ş adına tescil edildiği; davacı ...'ın, mevki ve yönlerini dava dilekçesinde bildirdiği, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın adına tescili istemiyle dava açtığı, yargılama sırasında davacının hak iddia ettiği yerlerin ... ada (yeni ... ada) 6, 7, 8, 9 ve 10 parsellerin bir bölümünde kaldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleştirilen davada davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Asıl ve birleştirilen davada davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Dosyanın Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,03.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.