İdarenin, acil çağrıya uymayan hekimin tıbbi ihmali sonucu ödenen tazminatın rücu davası ve yargılamayı etkileyen yeni yasal düzenleme.
Özet: Bir devlet hastanesinin, icapçı nöbetine uymayarak hastanın vefatına sebep olduğu iddia edilen nöroşirürji uzmanı hekimden, hasta yakınlarına ödediği manevi tazminatı rücuen talep ettiği davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri hekimin kusurunu kabul ederek tazminata hükmetmişken, Yargıtay, 27.05.2022de yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun ile sağlık meslek mensuplarına karşı açılan rücu davalarında, yargılaması devam edenler için iki ay içinde Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvuru yapılmaması halinde davanın usulden reddedileceği hükmünün incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E. █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E. ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; dava dışı hasta yakınları tarafından Kocaeli 1. İdare Mahkemesinde açılan dava sonucunda vefat eden hastanın yakınlarına 180.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiğini, hak sahiplerinin hüküm altına alınan miktarı tahsil için idareye başvurması üzerine ilamlı borç ve faizi toplam 298.387,15 TL tahakkuk ettirilerek 3.350,00 TL gelir vergisi kesintisi yapıldıktan sonra hak sahiplerine 295.037,15 TL'nin 30.05.2016 tarihinde ödendiğini, dava dışı hastanın 03.01.2009 tarihinde evinde bayılması üzerine götürüldüğü ... Devlet Hastanesi Acil Serviste pratisyen hekim tarafından gerekli kontrol ve tetkiklerin yapıldığını, tomografi filminde beyinde kanama belirlendiğini, icap nöbetçisi nöroşirürji uzmanı davalı hekimin hastaneye çağrıldığını ancak hekimin çağrıya uymadığını, ertesi gün durumu kötüleşen hastanın tekrar telefon edilmesine rağmen hekimin yine gelmediğini ve aynı gün beyin ölümü ile bir hafta yoğun bakımda kalan hastanın vefat ettiğini, Yüksek Sağlık Şurasının 23.03.2012 tarihli raporunda acilden çağrılan icapçı hekim davalının hastaneye gelmemesi ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunun bildirildiğini, davalının kusuru ile kamu zararına neden olduğunu, idare tarafından ödenen 298.387,15 TL’nin ödeme tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; müvekkilinin olay tarihinde Devlet hastanesinde nöroşirürji uzmanı olduğunu, hastaya tıbben gereken her şeyi yaptığını, herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin ceza almasının sebebinin tıbbi bir hata olmadığını, icapci nöbetçi olduğu dönemde telefonla yönlendirme yaptığını, gerekli bilgileri aldığını, çağrıldığı zaman gitmesi gerektiğini, hastanın hipertansiyondan dolayı gelmediğini, ilk şikayetinin düşme nedeniyle olduğunu, bu tür hastaların kontrole alınarak beklenmesi gerektiğini, bu prosedürün uygulandığını, müvekkilinin çağrılınca geldiğini ve gerekli müdahalaleri yaptığını, kusurlu olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 298.387,15 TL’nin ödeme tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespiti yapılmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hatalı tıbbi müdahale nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir.1. Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13. madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. ” hükmünü haizdir.Dosya kapsamından, davalının ... Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yaptığı, dava dışı hasta yakınları tarafından uygulanan tıbbi ameliyelerde hizmet kusuru olduğundan bahisle Sağlık Bakanlığı aleyhine Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davanın ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.2. Bozma ilamının neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,3. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.