Kira sözleşmesinden kaynaklanan depozito çekine dair menfi tespit davasında Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olup olmadığı değerlendiriliyor.
Özet: Davacı, kira sözleşmesi kapsamında depozito olarak verilen ve taşınmazın tahliyesine rağmen iade edilmeyen 500.000 TLlik çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, çekin ödenmesinin engellenmesi ve icra takibine karşı ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olup; mahkeme, uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklansa da temelinde kira ilişkisi bulunması sebebiyle görevli mahkemenin tespiti amacıyla Türk Ticaret Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri çerçevesinde görev hususunu resen incelemeye almıştır.

T.C.
İSTANBUL22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:███████DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP
: Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekilinin 01.05.2025 tarihli kira sözleşmesinde depozito bedeli olarak 2.000.000 TL ( iki milyon Türk Lirası) 17.07.2025 tarihli çek verileceğini yazılmışsa da, taraflar arasında imzalanan 31.07.2025 tarihli Çek Teslim Tutanağında düzenlendiği üzere, depozito çekinin taraflar arasında değişimi yapıldığını, Çek Teslim Tutanağına istinaden 31.07.2025 vadeli 2.000.000 TL tutarlı ...A.ş.'ye ait olan çekin müvekkilinin ... Ajans ve Ticaret Ltd. Şti.'ne iade edilip yerine; 31.07.2025 tarihinde ...hesabına 500.000 TL banka havalesi yapılması ile 10.08.2025 vadeli 500.000 TL tutarlı 30.08.2025 vadeli 500.000 TL tutarlı 10.09.2025 vadeli 500.000 TL tutarlı çeklerin ...ve ... A.ş.'ne teslim edilmesi kararlaştırıldığını, müvekkillinin tarafından taşınmaz 30.08.2025 tarihinde hasarsız ve eksiksiz/teslim alındığı şekilde tahliye edilerek anahtarlar kiraya verene teslim edildiğini, davalı tarafça yasanın emredici hükmü ile düzenlenen 3 aylık kira bedeli kadar güvence bedeli uhdelerinde bulunan çeklerin tahsili ve banka havalesi neticesinde tamamen tahsil edildiğini, taşınmazın tahliye tarihinden itibaren depozito olarak verilen 10.09.2025 vade tarihli ve 500.000 TL bedelli teminat olarak verilen çekin iadesi talep edilmişse de davalı tarafça kanunun emredici hükmüne aykırı olarak uhdesinde bulundurduğu çek iade edilmediğini, 3 aylık kira bedeli karşılığı olan depozito bedelleri de iade edilmediğini, 10.09.2025 vade tarihli çekin davalı veya üçüncü kişilerce bankaya ibraz edilmesi ve tahsil edilmesi halinde müvekkilinin telafisi güç veya imkansız zararlara uğrayacağını, bu nedenle, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu çek hakkında teminatsız olarak ödeme yasağı kararı ve olası bir icra takibine karşı teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı aleyhine açılan taşınmazın kiralama sözleşmesinden kaynaklı olarak düzenlenen çeklere ilişkin olarak borçlu olmadığının tespiti istemini konu almaktadır.Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.TBK.nın 269.maddesinde düzenlenen tanıma göre; kira sözleşmesi kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu düzenleme çerçevesinde taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesinin kira sözleşmesi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Uyuşmazlık özel hukuk ilişkisinden doğduğundan tarafların tacir olması mahkemenin 6100 Sayılı Kanunun 4/1-a maddesi ile düzenlenmiş bulunan görevini etkilemez.Somut olayda, taraflar arasında kiralama sözleşmesi bulunmakta olup uyuşmazlık bu taşınmazın kiralama sözleşmesi kapsamında verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava, █████/2014 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına ve kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.”Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Yapılan açıklamalar doğrultusunda, uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığından HMK 4. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzaHakim ...e-imza