Kentsel dönüşüm projesi için duşakabin imalat ve montajı eser sözleşmesinde yükümlülük ihlali kaynaklı menfi tespit ve çek iadesi davası.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı şirket, kentsel dönüşüm projesindeki daireler için davalı ile imzaladığı 374 adet duşakabin imalatı ve montaj sözleşmesinin, davalının 60 günlük sürede edimini yerine getirmemesi üzerine haklı nedenle feshedildiğini belirtmiş; kendi yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın davalının sözleşmeyi ifadan kaçındığını ve fesih bildirimine rağmen kendisine teslim edilen çekleri iade etmediğini ileri sürerek, bu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kentsel dönüşüm projesinde yaşanan gecikmeler nedeniyle davalının çekleri iade etmesi gerektiğini vurgulamıştır.

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... İle davacı ... arasında ... tarihli satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusu ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde kain ... inşaatında kullanılacak duşa kabin imalatı ve montaj işi olduğunu, sözleşmenin; 2. maddesi ile dört farklı boyutta toplam 374 adet duşa kabin imalatı ve teslimi yapılacağı, ürün ve montaj bedelinin toplam ...-TL olacağı, 3. maddesi ile yer teslimi yapılmaya ve imalat ölçüsü alınmaya hazır hale getirildikten sonra mutabakata varılan günden itibaren işin süresinin 60 iş günü olduğu, 13. maddesi ile de ürün ve montaj bedelinin ... vadeli ...-TL bedelli çek, ... vadeli ...-TL bedelli çek, ... vadeli ...-TL bedelli çek, ... vadeli ...-TL bedelli çek, ... vadeli ...-TL bedelli çek karşılığında ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin imzalanmasına müteakip sözleşme konusu ... ... tarihinde imalat ve montaja hazır hale getirilerek yer teslimi sağlandığını, yer teslimi sağlanmış ve çekler davalı tarafa teslim edilmişse de; tarafların karşılıklı mutabakatı sonucu ile bir takım çeklerin vade ve bedeli yenilenmek suretiyle davalıya tekrar teslim edilmediğini, ek protokol ile yenilen ödeme planı doğrultusunda; ... vadeli ...-TL bedelli çek, ... vadeli ...-TL bedelli çek, ... vadeli ...-TL bedelli çek, ... vadeli ...-TL bedelli çek davalıya teslim edildiğini, sonuç olarak davacı şirket gerek yer teslimi gerekse de ödeme yönünden tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davacı şirketin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı şirket davacı şirket yetkilisinin sözlü uyarılarını ve ricalarını sonuçsuz bıraktığını, kendisine defalarca telefon ile sözlü uyarılarda bulunulmuşsa da; sözleşmeyi tam ve gereği gibi ifa edemediğini, gerek yer tesliminin sağlandığı ... tarihi gerekse de çek teslimlerinin yapıldığı tarihler dikkate alındığında, 60 günlük süre dolduğunu ve davalının sözleşme konusu imalat ve montaj işini aynen ifa edemeyeceğini beyan etmesi üzere sözleşmenin devam ettirilmesi imkansız hale geldiğini, sözleşme konusu duşa kabinlerin montajının yapılacağı konut projesi ise ... ilçesi ... Mahallesinde tamamlanmış bir kentsel dönüşüm projesi olduğunu, projede ... bloktan oluşan toplam ... konut yer aldığını, proje kentsel dönüşüm kapsamında olduğu için, taşınmazın arsasında bulunan ... çalışanlarının kooperatif usulü yapmış olduğu eski ... kentsel dönüşüm kapsamında yıkılarak yerine davacı şirket tarafından yapılan ... inşa edildiğini, yapının, kentsel dönüşüm kapsamında olduğu için davacı şirketin harici satış sözleşmesi ile satmış olduğu taşınmazlar dışında 200'e yakın aile, kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılan evlerinin yerine bu dairelerin teslim edilmesini beklediğini, ancak Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince daireleri duşa kabinli olarak teslim etmekle yükümlü olan davacı şirketin, tüm blokları teslime hazır hale getirmiş olmasına rağmen; davalı şirketin sözleşme kurallarını ihlal etmesi nedeniyle taşınmazları teslim edemediğini, bu durum ise davacı şirket aleyhine açılacak gecikme tazminatı davalarına neden olduğunu, bir kısım daire sahipleri ise taşınmazları teslim almak için müvekkil şirkete ihtarname göndermeye başladığını, dava konusu duşa kabin sözleşmesinin ifasının gerçekleştiremeyeceği durumun hal ve şartlarından anlaşıldığından, bir an önce daire teslimlerinin yapılması için davalı ile akdedilen sözleşmesinin feshi ile eksik işlerin başka bir firmaya tamamlattırılması gerektiğini, bu nedenle de; Borçlar Kanunu'nun 124. maddesi, sözleşmenin feshi durumunda borçluya süre verilmesini gerektirmeyen haller kapsamında Antalya ... Noterliğin ... tarihli ... yevmiye numaralı işlemi ile davalı şirkete dava konusu sözleşmenin haklı nedenle feshini bildirir ihtarname keşide edildiğini, ihtarname ile "... tarihli Satış Sözleşmesini fesih ettiğimizi, fesih nedeniyle davalı şirkete teslim edilen ... tarihli ...-TL bedelli, ... tarihli ...-TL bedelli, ... tarihli ...-TL bedelli, ... tarihli ...-TL bedelli çeklerin 1 iş günü içerisinde “... Mah. ...Sok. No:../... .../...” adresinde bulunan şirketimiz muhasebe birimine iade edilmesini" talep edildiğini, ancak davalı konusuz kalan ve fesih edilen sözleşme gereğince iade edilmesi gereken çekleri davacı şirkete iade etmediğini, bununla birlikte; sözleşme ve ihtarname tarihi dikkate alındığında davalının ifasını geciktiren nedenin Covid-19 virüs salgını olmadığı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilmesinden önce sözleşmenin fesih edildiği, herhangi bir mücbir sebep olmaksızının davalının kötüniyetli olarak sözleşmenin ifasından kaçındığı ortada olduğunu, bu nedenle de; diğer çek bedellerinden ve sözleşmeden kaynaklı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla vadesi yaklaşan ... tarihli ...-TL bedelli çek yönünden iş bu menfi tespit davasının açılması zorunlu hale geldiğini, menfi tespit davası, her ne kadar Ticaret Kanunu'nunda sayılan davalar içinde yer alsa da; konusu belli bir paranın, tazminatın ödenmesini içermediğinden son içtihatlar ve uygulamalar doğrultusunda dava şartı Arabuluculuk faaliyetine başvurulmadan da menfi tespit davası açılabileceği düzenlendiğini, belirterek, davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne; davalı şirket ile yapılan ... tarihli sözleşme ve ... tarihli ek protokol dolayısıyla belirlenen yükümlülüklerinin davalı şirket tarafından yerine getirilmemiş olması sebebiyle, davacı şirketin davalı şirket lehine keşide ettiği ... tarihli ...-TL bedelli çek yönünden herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, dava konusu ... tarihli ...-TL bedelli ... seri nolu çekin iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Tensiple birlikte karar verildiğinden davalı cevap verememiştir.
DAVA
:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. maddesine dayanan menfi tespit istemli davadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
:
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile davadan önce arabulucuya başvurmadıklarını belirtmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Yasanın yürürlük tarihi █████/2019'dur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarih █████████E. ████████K. sayılı kararında; "...İlk derece mahkemesi; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Yasanın 18/A maddesi hükümleri belirtilerek, davanın ticaret şirketleri arasındaki faturaya dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olup, davanın ticari dava olduğu ve arabuluculuk yoluna başvurulması zorunluluğu bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, iş bu karar davacı tarafça yazılı gerekçelerle istinaf edilmiştir...Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine..." denilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih ████████E. █████████K. sayılı kararında; "...Anayasa Mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere hangi uyuşmazlığın arabuluculuk kapsamında kalacağının takdiri anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini gözönünde tutarak belirlenmesi gerekir. Uyuşmazlık kriterinden ayrılınarak dava türüne göre arabulucuk çözümüne yönelme elbette kanun koyucunun takdirinde olmakla birlikte bu durum aynı ihtilaftaki taraflar arasındaki silahların eşitliği prensibi ile birlikte değerlendirilmelidir. (Arabulucukta silahların eşitliği; Medeni Yargılama Hukukunda Silahların Eşitliği, Emel Hanağası, sayfa 201-213) Aynı uyuşmazlığın taraflardan birinin dava açmasını dava şartı arabulucuk dava şartına bağlamak, uyuşmazlığın karşı tarafını ise bu dava şartına tabi tutmamak uyuşmazlığın tarafları arasında silahların eşitliği prensibi karşısında zorlama bir yöntem olacaktır... Eda davası veya tespit davası ayrımı arabulucuğa ilişkin anılan düzenlemede yer almamaktadır. İİK.'na tabi menfi tespit davasının anılan düzenlemeden ayrı tutulduğuna dair gerek TTK’da gerekse İİK’da bir hüküm de bulunmamaktadır. İİK kapsamında kalmayan menfi tespit davaları da olabileceği için menfi tespit davasının ayrıntılı olarak İİK’da düzenlenmesi de dava şartı arabulucuk dava şartından muaf olması için yeterli bir done değildir. İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasının aynı zamanda kendiğilinden istirdata dönüşme ihtimali de gözetilmelidir... Yukarıda açıklandığı üzere; kanun metni yoruma muhtaç ifadeler içermesi nedeniyle sırf kanun dili ile sonuca varılamamaktadır. İşin içine yorum katılması gerektiğine göre yorumun kanunun amacına uygun yapılması gerekir. Kanunun amacı ise gerekçesinden ve ruhundan faydalanarak tespit edilmelidir. Somut kanun hükmünün madde metninden olumsuz tespit davalarının dava şartı arabuluculuğa tabi olmadığına dair açık bir düzenleme bulunmadığına göre genel gerekçe ve madde gerekçesinde kullanılan ifadelerden anlaşılan gayeden hareketle yorum yapılmadır. Genel gerekçe ve madde gerekçesi uyuşmazlık kriterine işaret ettiğinden dava türüne göre değil uyuşmazlık türü esas alınarak yapılan değerlendirme sonucunda; eldeki davanın (... ... kredi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen tutarların -miktar belirtilmemiş- istirdadı davası) TTK 5/a maddesi gereğince dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu sonucuna varılmaktadır..." denilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih █████████E. █████████K. sayılı kararında; "...TTK nun 3. kitabında düzenlenen kıymetli evrakla (TTK madde 645-849) ilgili ticari davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu davalar tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak kabul edilir. Kıymetli evrakla ilgili ticari davaların niteliği gereği, taraflar dava konusu hak üzerinde çoğunlukla serbestçe tasarruf edebilmektedirler. Dava arabuluculuğa el verişli olmakla beraber dava şartı arabuluculuk kapsamında kalabilmesi için uyuşmazlık konusunun para alacağının ödenmesine ilişkin olması ve talep sonucunun tazminat veya alacağa ilişkin olması ya da her ikisini birlikte içermesi gerekir. Çek ve bono ile ilgili ticari davalar ise çoğunlukla menfi tespit talepli olarak ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar davacı eldeki menfi tespit davasında zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında kalmadığını ileri sürmüş ise de, TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, menfi tespit davalarının esas itibariyle bir miktar paranın ödemesine ilişkin olmaları da dikkate alındığında dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekir..." denilmiştir.
Davamıza gelince; davacı eser sözleşmesiyle verilen dava konusu çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemi ile dava açmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 3. maddesi gereğince uyuşmazlığın ticari işlerden ve 4. madde gereğince ticari davalardandır. Dava, ticari iş nitelikli eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit istemli dava olduğu, eda davası veya tespit davası ayrımı arabulucuğa ilişkin düzenlemelerde yer almadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanuna tabi menfi tespit davasının anılan düzenlemeden ayrı tutulduğuna dair gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda gerekse 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunda bir hüküm de bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartlarından olduğu, davacı vekilinin açıkça arabuluculuğa başvurmadıklarını belirtmesi nedeniyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2020
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!