Marka tescil başvurusuna 36. sınıf hizmetler için yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talepli davada, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir markanın 36. sınıftaki belirli hizmetler için tescil başvurusunun, davalı sigorta şirketlerinin mevcut markalarıyla karıştırılma ihtimali gerekçesiyle Türkpatent tarafından kısmen reddedilmesi üzerine, davacı ayırt ediciliği savunan bir dava açmıştır; davacı, markasının "sigorta" ibaresinin tanımlayıcı olması ve "..." gibi hayali unsurlarla farklılaştırılması nedeniyle tüketicilerde iltibas yaratmayacağını iddia etmiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek Türkpatent kararını iptal etmiş, bu karar bölge adliye mahkemesince de onanmış ve dava şu anda davalıların temyizi üzerine Yargıtayın incelemesine sunulmuştur.

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
:█████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
:Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
:Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
:████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenipgereği düşünüldü
:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli marka başvurusu ilanına davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından “... sigortacılık ... işidir şekil”, “... aile paket poliçesi ... şekil”, “... araç sigortası platin kasko poliçesi ... şekil”, “... ... şekil”, “...”, “... hayat”, “... sigorta”, “acil ... sigortası”,“acil ... plus sigortası” ibareli markalar ile davalı ...Ş. tarafından da “... ... sigorta”, “... ...”, “... tekafül”, “... emeklilik”, "b ... noktası”, "size ... gelecek” ibareli markalar mesnet gösterilerek itiraz edildiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle marka tescil başvurusundan 36. sınıftaki "Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri, Sigorta hizmetleri.”nin çıkarılmasına karar verildiğini, karara yapılan itirazların da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davacıya ait marka başvurusu ile kısmi redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca benzerlik bulunmadığını, markadaki “sigorta” ibaresinin 36. sınıftaki hizmetler yönünden tanımlayıcı bir ibare olduğunu, markadaki esas unsur olan “...” ibaresinin ise kapsamından çıkarılan 36. sınıftaki hizmetler yönünden piyasada genel olarak kullanılmadığını, marka başvurusundaki “...” ibaresine, “...” ibaresi ve Turkcell ile özdeşleşmiş şekil eklenmek suretiyle taraf markalarının birbirinden farklılaştırıldığını, bununla birlikte, başvuru markasının “bir şeyden umulan, beklenen niteliğe inanıp ona göre davranma” anlamına gelen “...” kelimesi ile “hücre, pil, cep telefonu” anlamına gelen “...” kelimelerinin birleşiminden meydana gelen hayali bir işaret olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2021-M-6137 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait marka ile müvekkiline ait markaların kapsamının ortak olduğunu, davacıya ait markada yer alan “...” ibaresinin “...” ve “...” kelimelerinin yan yana getirilmesi ile oluşturulduğunu, “...” kelimesinin birçok iletişim firması tarafından kullanıldığını ve ayırt edicilik taşımadığını, tüketicilerin “...” ibaresini rahatlıkla “... ...” olarak algılayacağını, YİDK kararının yerinde ve mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Davalı ...Ş. (Eski Unvan
: ... Sigorta A.Ş) vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait tescili istenen “...” markası ile müvekkiline ait “...” ve “...” ihtiva eden çeşitli markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan tüketici nezdinde iltibasın doğacağını ve iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markasının kelime, renk ve şekil unsurunu birlikte barındırdığı, davalı markalarının esaslı unsuru olan "..." ibaresinin ilişkili olduğu hizmetler açısından ayırt edici niteliğinin düşük olup bu hizmetlerin sunuluş şekline ilişkin nitelik bildirdiği, dava konusu markada "..." ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, "..." ibaresi ile birlikte bitişik şekilde yazılan "..." ibaresinden oluşturulduğu, bu şekilde dilimizde anlamı olmayan yeni bir kelime haline geldiği, taraf markaları arasında anlamsal olarak benzerlik olmadığı ancak görsel ve işitsel olarak düşük düzeyde benzerlik bulunduğu, uyuşmazlık konusu olan 36. sınıfta yer alan hizmetlerin ilgili tüketicisinin bilinçli ve dikkat seviyesi yüksek tüketiciler olduğu, ilgili tüketicinin söz konusu hizmetleri satın alırken hızlı hareket etmeyeceği, araştırma yaparak satın alma kararı vereceği, ilgili tüketicilerin taraf markalarını karıştırmayacağı, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-6137 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacının marka başvurusu ile başvurunun reddine mesnet gösterilen markalar arasında iltibasa neden olacak nitelikte benzerlik bulunmadığı iddiasına dayanan YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.B.Değerlendirme ve GerekçeSMK'nın 6/1 hükmünde tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği düzenlenmiştir. Somut olayda davacının "..." ibareli marka başvurusu, itiraz üzerine redde gerekçe gösterilen "... ... sigorta", "...", "... ...", "..." ibareleri markalar nedeni ile 36. sınıftaki finansal ve parasal hizmetler, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri, sigorta hizmetleri bakımından reddedilmiştir. Dava konusu marka başvurusundan çıkarılmasına karar verilen uyuşmazlık konusu hizmetlerin itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunan hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu hususunda anlaşmazlık bulunmamakla birlikte uyuşmazlık, davaya konu markaların SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca benzer olup olmadığı noktasında toplanmıştır.Her ne kadar davacı, başvuru markasında "..." ibaresine "..." ibaresi ve şekil unsuru eklenmesi ile markaların farklılaştığını iddia etmiş ise de başvuru markasına eklenen unsurların başvuru markasını, itiraza gerekçe markalardan farklılaştırılmadığı, davaya konu markaların başvuru kapsamından çıkartılan 36. sınıf hizmetler yönünden ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibari ile ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.