Taksirle ölüme neden olma suçundan yargılanan sanıklardan birinin beraat kararı onanırken, diğerinin mahkumiyet hükmü adli para cezası, güvence iadesi ve vekalet ücreti gibi usuli hatalar nedeniyle Yargıtay tarafından bozulmuştur.
Özet: Taksirle ölüme neden olma suçundan yargılanan iki sanıktan birinin beraat kararı, failin taksirinin bulunmadığı gerekçesiyle onanırken; diğer sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü, bilinçli taksir hali dışındaki taksirli suçlarda uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi imkanı karşısında hukuka aykırı gerekçeyle çevrilmeme kararı verilmesi, güvencenin iadesinde yasal maddenin belirtilmemesi, duruşmada vekille temsil edilen katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve tutukluluk süresi mahsubunda yanlış kanun maddesinin gösterilmesi gibi kanuna aykırılıklar nedeniyle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları kabul edilerek bozulmuştur.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
: Taksirle ölüme neden olmaHüküm
: Sanık ... hakkında; BeraatSanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 43. maddeleri uyarınca mahkumiyet,Dosya incelenerek gereği düşünüldü
:1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizlerde;Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından failin taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün ONANMASINA,2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizlere gelince;Tayin edilen cezanın süresi itibariyle koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;a- Bilinçli taksir hali hariç olmak üzere taksirli suçlarda 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi uyarınca koşullarının varlığı halinde uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olması karşısında yasal olmayan gerekçe ile adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,b- Güvencenin iadesine karar verilirken uygulamaya ilişkin kanun maddesinin karar yerinde gösterilmemesi suretiyle, CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,c- Kendisini duruşmada vekille temsil ettiren katılan yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,d- Tutukluluk süresinin mahsubuna karar verilirken 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi yerine, 43. maddesinin yazılması,Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 07.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.