Danıştay, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca reddedilen göreve iade başvurusunun istinaf ret kararını temyizen inceleyerek onadı.
Özet: Kamu görevinden KHK ile ihraç edilen davacının, FETÖ/PDY ile irtibatı olduğu gerekçesiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı göreve iade başvurusunun reddedilmesi üzerine açtığı iptal davası, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Davacı, temyiz başvurusunda, hakkında somut delil bulunmadığını, ceza hukuku güvencelerinden yararlanması gerektiğini, "irtibat/iltisak" kavramlarının muğlak olduğunu, savunma hakkının ihlal edildiğini, beraat kararı verildiğini, gizli tanık beyanlarına ve HTS kayıtlarına dayanılamayacağını, AİHMin Yüksel Yalçınkaya kararının uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Danıştay, temyiz edilen bölge idare mahkemesi kararının hukuk ve usule uygun olduğunu, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığını belirterek, temyiz istemini reddetmiş ve göreve iade başvurusunun reddi yönündeki kararı onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili
: Av. ...
İstemin Özeti
: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, terör örgütü üyeliği suçunun ancak kasten işlenebilen bir suç olduğu, idari yargı merciilerinin kararın verildiği tarihteki delilleri dikkate alarak karar vermesinin zorunlu olduğu, aynı eylemler nedeniyle bir kişinin iki kez cezalandırılamayacağı, olağanüstü hal dönemlerinde çıkarılan KHK'lar ile yalnızca OHAL süresince ve OHAL'in gerekli kıldığı konularda geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin ölçülü ve geçici nitelikte bir tedbir olmadığı, OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak terimler olduğu, Devlete karşı olan sadakat yükümlüğünü ihlal etmediği, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen delillerin kamu görevinden çıkarıldığı tarihte mevcut olmadığı, hakkında beraat kararı verildiği, bu kararın lehine değerlendirilmesi gerektiği, Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kartta yer alan fişleme listelerine dayanılarak karar verilemeyeceği, söz konusu listelerin doğruluğunun ve ne şekilde oluşturulduğunun belli olmadığı, anılan gizli tanığın ceza yargılamalarında verdiği ifadeler arasında da çelişkiler bulunduğu, hakkındaki HTS tespitlerinin delil olarak değerlendirilmeyeceği, İstinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararının objektif niteliği bulunduğu, kendi dava dosyası hakkında da uygulanması gerektiği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
: ...
Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!