Yargıtay, konut dokunulmazlığını ihlal suçunda gerekçeli kararda eksiklik ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin yeniden değerlendirilmesi gerekliliği nedeniyle hükmü bozarken, mala zarar verme suçundaki kesin karara yapılan temyiz itirazını reddetmiştir.
Özet: Sanık vekilinin temyiz başvurusu üzerine, mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesinleştiğinden temyiz istemi reddedilmiş; ancak konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hüküm, gerekçeli kararda suç yeri ve zamanının belirtilmemesi ve hüküm sonrası yürürlüğe giren, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) düzenlemesinin sanığın hukuki durumuna etkisi açısından yeniden değerlendirme zorunluluğu bulunması gerekçeleriyle bozulmuştur.
9. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi

Suç
: Konut dokunulmazlığını ihlal, Mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü
:
Katılan vekilinin hükmü temyiz etmediği anlaşıldığından sanık vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında mala zarar verme suçuna ilişkin kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
CMUK'nın 305. maddesindeki temyiz sınırı ve hükmolunan para cezasının miktarı karşısında kararın kesin olması nedeniyle sanık müdafiinin anılan suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Konut dokunulmazlığını ihlal suçuna yönelik temyize gelince;
a) Gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, kanuna aykırı,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairezimce de benimsenen 11.03.2008 tarih ve 2008/7-14 esas-███████ sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği ve hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!