Yargıtay 9. Ceza Dairesi, mala zarar verme ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet kararlarını, hatalı bildirimle kaçırılan temyiz süresi sonrası eski hale iade başvurusu kabul edilerek, CMK 231 kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden yeniden değerlendirme zorunluluğu nedeniyle bozmuştur.
Özet: Mala zarar verme ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına karşı, yerel mahkemenin hatalı bildirimi nedeniyle temyiz süresini kaçıran sanıkların müdafii tarafından yapılan eski hale iade talebinin kabul edilerek gerçekleştirilen temyiz incelemesi sonucunda, hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik CMKnın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesi uyarınca, işlenen suçların niteliği, verilen cezalar ve sanıkların adli sicil kayıtları dikkate alınarak hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle ilk derece mahkemesi kararlarının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
: Mala zarar verme, hakaretHüküm
: Her iki sanık hakkında;1- TCK'nın 125/3-a, 52/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet,2- TCK'nın 152/1-a, 50/a, 52/1. maddeleri uyarınca mahkumiyetSanıklar müdafiinin, yerel mahkemenin kanun yolu hakkının bildirimindeki hatalı uygulaması nedeniyle temyiz süresini kaçırdıklarından bahisle CMK'nın 41/1. maddesinde öngörülen süre içinde yaptığı eski hale iade başvurusu ve temyiz istemi ile ilgili değerlendirme ve karar verme yetkisinin aynı Kanunun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'a ait bulunması nedeni ile yerel mahkemenin bu husustaki kararının geçersiz sayılmasına ve isabetli bulunan eski hale iade isteminin kabulüne karar verilmek suretiyle sanıklar müdafiinin süresinde vaki istemi nedeniyle yapılan temyiz incelemesi sonunda dosya incelenerek gereği düşünüldü;Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında; suçların niteliği hükmolunan cezaların türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kayıtları da değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.