Davacıların dolandırıcılık sonucu edinildiğini iddia ettiği taşınmazların tescili davasında, Yargıtayın davalı adına kayıtlı bir bağımsız bölümün para trafiği öncesi mi edinildiğinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle kısmi bozma kararı.
Özet: Davacıların, davalının eşi tarafından kendileri adına taşınmaz alınması için verilen paraların davalı adına taşınmaz alımında kullanılarak dolandırıldığı iddiasıyla açtığı tescil davasında, ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğu belirtilen dolandırıcılık eylemleri sonrası edinilen taşınmazlardan bir kısmı için ilk derece ve istinaf kararlarının onanmasına rağmen, 22 numaralı bağımsız bölümün dolandırıcılık eylemlerinden önce mi sonra mı edinildiğinin ve davalıya ait olup olmadığının, banka kayıtları ve ceza mahkemesi dosyasının detaylı incelenmesi suretiyle yeniden tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay tarafından eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalının eşi dava dışı ...'e adlarına taşınmaz satın alması için banka havalesi ve elden teslim suretiyle toplam 4.050.000,00 TL gönderdiğini, bir süre sonra ...'in müvekkillerinden aldığı paralarla müvekkilleri adına taşınmaz satın almak yerine davalı adına taşınmaz alarak gönderilen parayı kendi menfaatlerine sarf ettiklerinin ortaya çıktığını, bu kez davacı ... ile ... arasında "Borç tespit ve ödenmesine ilişkin protokol" başlıklı adi yazılı belge düzenlendiğini, anılan protokolde ...'in davalı ve kendi adına aldığı gayrimenkulleri devretmeyi taahhüt ettiğini, anılan belgeye dayalı olarak başlatılan icra takibinden sonuç alınamadığını, davalı ve eşinin konusu suç teşkil eden eylemleri nedeniyle müvekkillerinin yaptığı şikayet üzerine aleyhlerine Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, dava konusu taşınmazlara el konulduğunu ve yargılama sonucunda davalı ve eşinin cezalandırılmasına karar verildiğini, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğini taşıdığını, anılan karar ile davalı adına kayıtlı dava konusu .... ada ... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 11 numaralı bağımsız bölümün, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 22 numaralı bağımsız bölümün ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin davacıların dolandırılması suretiyle edinildiğinin sabit olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; müvekkilinin olaylarla ilgisi olmadığını, davacı tarafça müvekkili aleyhine açılan alacak davasının derdest olduğunu, davacıların müvekkiliyle herhangi bir iş veya ticari ilişkilerinin bulunmadığını, müvekkilinin davacıları tanımadığı gibi eşiyle olan işlerinin ayrıntısını bilmediğini, husumetin 2013 yılında çıktığını, ...'in ceza yargılaması sırasında verdiği ifadeden davacılarla iş ilişkisine devam edebilme vaadiyle baskı altında protokolü imzaladığının öğrenildiğini, ... yönünden dahi kesin olmayan protokole dayanılarak davalıya isnatta bulunulamayacağını, müvekkilinin dava konusu taşınmazlardan 22 numaralı bağımsız bölümü 2013 yılı öncesinde müteahhitten harici satış sözleşmesiyle satın aldığını, 2013 yılından sonra edindiği taşınmazların dava konusu diğer taşınmazlar olduğunu ve yine bunları da kendi birikimiyle satın aldığını, müvekkilinin eşi ...'in borcundan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemenin 10.09.2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 22 numaralı bağımsız bölümün para trafiği başladıktan sonra mı yoksa para trafiği başlamadan önce mi davalı tarafından edinildiğinin tespitine yönelik maddi olgunun doğru olarak belirlenmesi için, davalının bu taşınmaza ilişkin dayandığı deliller toplanarak, banka kayıtları ilk açılımından itibaren hesap özetleri ile birlikte temin edilerek, ceza mahkemesi dosyası getirtilerek, dosyanın içeriği mahkumiyet kararının bu taşınmazı da kapsayıp kapsamadığına ilişkin olarak ayrıntılı şekilde incelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesi ile dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 22 numaralı bağımsız bölüm yönünden hükmün bozulması, ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği değerlendirildiğinden İlk Derece Mahkemesince, ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların değeri üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış olup, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin düzeltilerek bu taşınmazlar yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına, dava konusu taşınmazlardan 22 numaralı bağımsız bölüm yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kabulü ile davalı ... adına kayıtlı; ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 22 numaralı bağımsız bölüme ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile eşit oranda davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer talepler hakkında verilen karar kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.Davalı ... temyiz dilekçesinde;a. Davacılar ile dava dışı ... arasındaki para trafiğinin başlangıç tarihinin açıkça tespit edilemediğini,b. İlk para transferinin 18.04.2013 tarihinde gerçekleştiğini, oysa dava konusu dairenin davalı adına 03.01.2013 tarihinde tescil edildiğini,c. Davalı ile dava dışı ... arasında 2012 yılında çok cüzi miktarda para trafiğinin bulunduğunu, eşler arasında olağan sayılabilecek transferlerin söz konusu olduğunu,d. Dava konusu bağımsız bölümün davalının kendi birikimi ile dava dışı yükleniciden harici sözleşme ile satın alındığını, bu hususta inşaat firması yetkilisinin bizzat elinden çıkan sözleşme ve belgelerin İlk Derece Mahkemesine sunulduğunu, ancak bu belgeler dikkate alınmadan verilen kabul kararının hatalı olduğunu, dava dışı inşaat firmasının taraflar arasındaki ticari ilişkide hiçbir dahlinin olmadığını, keza ceza davasında da bir dahlinin bulunmadığını ileri sürmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ...'in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.