Mala zarar verme suçunda, 5728 sayılı Kanun ile değişik CMK 231 gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının yeniden değerlendirilmesi için verilen bozma kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, kasten yaralama suçundan verilen kararın temyiz sınırı nedeniyle kesin olması sebebiyle katılan vekilinin itirazını reddetmiş; tehdit suçundan sanığın isnat edilen fiili işlemediği gerekçesiyle beraatini onamış; mala zarar verme suçundan verilen hükmü ise, 5728 sayılı Kanun ile CMKnın 231. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" düzenlemesi kapsamında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuştur.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
: Mala zarar verme, Tehdit, Kasten yaralamaDosya incelenerek gereği düşünüldü
:1- Kasten yaralama suçundan, 1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesindeki temyiz sınırı ve hükmolunan para cezasının miktarı karşısında, kararın kesin olması nedeniyle katılanlar vekilinin temyiz isteğinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,2- Tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;Yapılan yargılama sonunda yüklenen fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA,3- Mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin olarak;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 11.03.2008 tarih, 2008/7–14 esas, ███████ sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi de nazara alındığında; hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.