Kömür alım satım sözleşmesinden doğan alacak nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali davasında, döviz cinsinden ödeme kaynaklı kur farkı ve temerrüt faizi taleplerinin reddi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kömür alım satım sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen faturalara dair icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup; davacı, kur farkı ve gecikme faizi talep ederken, davalı faturayı döviz cinsinden tam olarak ödediğini savunmuş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri ise, davacının ödeme tarihinde gerçekleşen döviz kurunu kabul etmesi, Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümleri uyarınca kur farkı talep edemeyeceği ve temerrüt için ihtar koşulunun oluşmaması nedeniyle gecikme faizi isteyemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         ███████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
:Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 6.500 ton kok kömürü alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereğince davalıya kömür teslim ettiğini, ancak davalı tarafından ödeme ediminin gereği gibi ifa edilmediğini, davalının sözleşme gereği belirli hale getirilen vadede ödemediği her fatura için temerrüde düştüğünü, müvekkili şirketin adına bahse konu faturalara ilişkin takip dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlık konusu 30.09.2018 tarihli faturanın 480.852,07 USD olacak şekilde, döviz cinsinden tanzim edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme bedeli tutarının nasıl ödeneceğine dair ayrıca bir husus belirtilmediğinden, dava konusu fatura bedelinin müvekkili şirket tarafından 20.02.2019 tarihinde 480.852,07 USD olarak, davacının hesabına eksiksiz ödendiğini, işbu gerekçe ile davacının ilgili faturadan kaynaklı müvekkili şirketten hiçbir ad ve nam altında herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacının, davalıdan 2.786.833,00 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafın ticari defterlerine göre ise taraflar arasında borç ya da alacağın bulunmadığı, tarafların ticari defterleri arasındaki farkın davacı tarafından düzenlenen ve faturada USD tutarı gösterilen faturanın davalı tarafından USD olarak ödenmesi, davacının ticari defterlerine TL olarak kaydetmesi ve ödeme tarihindeki USD kurunun fatura tarihindeki kurdan daha düşük olmasından kaynaklandığı, takip konusu faturaların davacı tarafın ticari defterlerine TL olarak kaydettiği ve davalı tarafça USD olarak vadesinden 51 gün gecikmeli olarak ödenen paranın fatura farkı ve bu farka davacı tarafça gecikme faizi hesaplanarak düzenlenen ve davalı tarafça iade edilen faturalara ilişkin olduğu, davalı tarafından gecikmeli olarak ödenen 480.852,07 USD'nin davacı tarafça iade edilmeyip kabul edildiği, davacının artık alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 99/2,3 hükümleri gereğince davacının fatura tarihindeki döviz kuru üzerinden kur farkını talep etmesinin mümkün olmadığı, bunun yanında taraflar arasında belirlenen vadenin olağan vade olup davalının temerrüde düşmesi için TBK'nın 117/1 hükmü gereğince davacı tarafından ihtar yapılmasının gerektiği, davacı tarafça da bu yönde ihtarın varlığı iddia edilmediği gibi dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, dolayısıyla davacının, davalıdan kur farkı ve gecikme faizi talebinde bulunamayacağı, takip konusu yapılan faturalar ile ilgili olarak takip tarihi itibari ile davalının, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalının icra takibine itirazında haklı olduğu, davalı tarafından davacının kötüniyetinin varlığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, dava ve takip konusu faturanın fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki kur farkından kimin sorumlu olduğu ve temerrüt koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!