Azınlık ortağın, çağrısız ve usulsüz genel kurul kararları ile yönetim kurulu işlemlerinin iptali, şirkete kayyım atanması ve zararların tazmini istemli ticaret davasının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı hissedar, diğer hissedarların usulsüz ve çağrısız genel kurullar düzenleyerek şirketin yönetim yapısını kendi lehlerine değiştirdiklerini, kendisine bilgi akışını kestiklerini, şirket mal varlığını boşaltmaya çalıştıklarını iddia ederek; söz konusu genel kurul kararlarının ve sonrasındaki işlemlerin geçersiz sayılmasını, yönetim yetkilerinin kaldırılmasını, şirkete özel denetçi atanmasını, kayyım tayinini, şirket defterlerinin incelenmesini, şirkete verilen zararların tazminini ve kendisine ödenmeyen kar paylarının tahsilini talep etmektedir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ███████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 10. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılar ... ve ...'nin diğer davalı ... Otel İşletme ve Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.'nin ortakları olduğunu, davacının üniversitede sınıf arkadaşları, onların aile mensupları ve yakın tanıdıkları ile kendi aralarında sermaye toplayarak 2013 yılında otel kurmak ve toprak sahiplerine de kira ödemek amacıyla . ... ... Caddesi üzerinde 8700 Ada, 5,6,7,8,9,17 parsellerde ana mal sahipleri ile anlaşarak ve tapulara %50 ortak olarak metruk binaları yenilediklerini ve butik otele çevirip işletmeye başladıklarını, daha sonra davacının arkadaşlarının taşınmazın toplamda %50'si üzerindeki paylarını farklı binalar için farklı anonim şirketi kurarak, şirket hisseleri üzerinde paylaştıklarını, 8700 ada, 17 no.lu parselin %50'si davalı ... Otel İşletme ve Gayrimenkul Geliştirme A.Ş, parsel 9'un %50 hissesi ise Hotel Turizm İşletmeciliği ve Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. (... A.Ş.) üstüne alındığını, 26.12.2014 tarihinde davacının arkadaşı ...'ın davalı şirketteki %10 hissesini ve ... A.Ş.'den ise parsel 9'un %5 tapusunu devraldığını, yine 2017 yılı Mayıs ayında davacının ortak arkadaşları ve yakınlarının davalı şirketteki paylarını davalı ...'nun kayınpederi olan diğer davalı ... Tahsil Kırali'ye devrettiğini, davacının devir sonrasında davalılar ile birlikte ortak duruma geldiğini ve %10 pay ile azınlık duruma düştüğünü, ortaklık yapısının değişmesinin ardından davacıya tebligat yapılmaksızın çağrısız olarak genel kurul toplandığını ve yönetim kurulu başkanlığına ..., yardımcılığa ise ...'nin getirildiğini, yönetim kuruluna tek imza ile temsil yetkisi verildiğini, davacının iyi niyetle şirket ortağı olarak davalı şirket ortağı ve yöneticiliğine e-posta ve telefonla genel kurul ile yönetim kurulu kararları, ana sözleşme ve satış sözleşmeleri, varlıklar ve yükümlülükler, varsa kira sözleşmesi, pay defteri kopyası gibi bilgileri talep ettiğini, bilgilerin verilmemesi üzerine davacının davalı ... ve ...'ye ihtarname gönderdiğini, daha sonra ...'nin davacıyı arayarak diğer davalı ...'nun şirketin içini boşalttığını, evrakları sakladığını, diğer taşınmazlardaki hisselerini sattığını ve mal varlığını yurt dışına çıkarmaya çalıştığını belirttiğini, ancak davalının sicil kayıtlarını incelediğinde davalıların gizlice usulsüz olarak genel kurul yaptığını, yönetim kuruluna kendilerini seçtiğini, davalıların aslında işbirliği içinde olduklarını öğrendiğini, davalıların bu şekilde şirketi ve davacıyı zarara uğrattığını, davalıların gerek 23.05.2017, gerekse 07.07.2017 tarihinde yaptıkları genel kurulun çağrısız olduğunu, söz konusu genel kurulların kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık taşıdığını ileri sürerek olduğunu, bu nedenle söz konusu genel kurullar ve şirkete seçilen yönetim kurullarının yok hükmünde davalı şirketin 23.05.2017 ve 07.07.2017 tarihli genel kurulların yok hükmünde yada butlanla malul olduğunun tespitine, söz konusu alınan kararların ve sonrasında yönetim kurulunca yapılan tüm işlemlerin geçersiz sayılmasına, şirket kayıt ve defterlerinin uzman bilirkişi tarafından inceletilmesine ve şirkete özel denetçi atanmasına, davalılar ... ve ...'nin yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, aksi halde sınırlandırılmasına, davalı şirkete kayyım atanmasına, şirketin uğradığı zarara karşılık bilirkişilerce yapılacak inceleme sonrasında arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin kısa vadeli krediler için işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve şirkete ödenmesine, şirket tarafından ödenmeyen kâr paylarının geçmişe dönük ödenmesine ve bu hususta fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği gibi çağrısız ve usulüne uygun olmayan bir genel kurul yapılmadığını, 08.05.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davalının henüz pay sahibi olmadığından söz konusu toplantıda bulunmadığını, davalı ...'nin diğer davalı ...'na şirket ile ilgili defterler vs.konusunda da bir husumet bulunmadığını, davalının diğer davalılardan ... Otel A.Ş.'nin %79 payına sahip ortağı ve yönetim kurulu başkan vekili olduğunu, yönetim kurulu karar defteri, ortaklar pay defteri ve genel kurul müzakere defterlerinin ...'na teslim edilmek üzere 04.07.2017 tarihinde ...'a verildiğini, ...'nun söz konusu şirketin işleyişi ile ilgili usulsüzlükler yapmış olduğunu, bu hususların ortaya çıkması için şirketin pay defteri ve yönetim kurulu defterinin şirket merkezinden ... tarafından götürüldüğünü, şirket defterleri incelenmek için ihtarname gönderilerek ...'ndan istenilmiş ise de bu duruma bir cevap verilmediğini, diğer davalı ...'nun şirket ile ilgili yaptığı usulsüzlüklerin ortaya çıkmaması için defterleri gizlediğini ve yönetim kurulu ile genel kurulun toplanmasını engellendiğini, bu husus ile ilgili genel kurulu toplantıya çağırma izni verilmesi ve şirket defterlerinin iadesi talepli dava açıldığını, anılan nedenlerle öncelikle iptali istenilen genel kurul toplantılarının usulüne uygun olarak yapıldığını, iptali durumunda şirketin büyük zarara uğrayacağını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davası ve açıklamalarının maddi gerçeklikleri yansıtmadığını, keyfi ve duyuma dayalı bir kısım iddialarla gerçekler ve sorumlular gizlenmeye çalışıldığını, dava dilekçesinde bahsi geçen şirket, şahıs ve taraflar arasında uzun dönemlerle süregelen bir hukuki ilişki bulunduğunu, yaşanan uyuşmazlıklar da davacının gerçeğe aykırı beyanları ve haksız kazanç elde etmeye yönelik hukuka ve usule aykırı talepleri bulunduğunu, tapu kayıtları incelendiğinde taraflar haricinde davalı şirketin tapu ortağı ve taşınmazı asıl kiraya verenin ... ve komşu parselde ... Sanayi ve Tic. A.Ş. başta olmak üzere tüm bu hukuki ilişkilere dahil olan komşu parsel ve bina maliki 3.kişiler de mevcut bulunduğunu, davacı ile işbirliği içinde olduğu ... ..., ailesi ve huzurdaki diğer davalı ... ile usulsüz dava takip ve temsilinde bulunan vekillerinin işlemleri neticesinde tapu malikleri nezdinde taahhüt ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, adı geçenler tarafından davacı, davalı ve sair üçüncü kişilerden sermaye, kira, yatırım ve benzeri sebeplerle tahsil edilen paraların şahsi amaçlarla kullanıldığını, davalı şirketin ve diğer şirketlerin içlerinin boşaltıldığını, zararlarına sebebiyet verildiğini, bu zararların günden güne arttığını, yine davalının tapu ve hisselerini devrettiği ve malvarlığını yurt dışına kaçırmaya çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalının yalnızca kendisine teklif edilen hisse ve hisseli tapuları almak istediğini, kendisine verilen taahhütlere inanarak hareket ettiğini ve bu taahhütler doğrultusunda ödemeler yaptığını, bu şekilde ... ... ile ailesi ve davalı ...'nin maddi menfaat elde ettiğini, yine ...'nin ... ... ve ailesi ile hukuka ve usule aykırı işbirliğini devam ettirdiğini, davacı ve işbirliği içinde olduğu diğer davalı ... ve dava dışı ... ... ve ailesinin yasa ve usule aykırı şekilde mevcut ticareti sabote edip şirketlerin faaliyetlerini sonlandırmak için kötü niyetli ve ahlaka aykırı davranmakta ve gerek şirket gerekse ortakları aracılığı ile davalı ...'ndan ve bir kısım diğer ortaklarından kira, hisse devir ve binaları ihya etmek üzere yapılan yatırımlara dair yapılan tahsilatlara haksız ve ahlaksız şekilde konmayı planladığını, yine dava dilekçesinde bahsi geçen genel kurulların sırasıyla %75 ve %90 oranındaki nisapla hazır bulunanlar ve oybirliği ile gerçekleştirildiğini, ticari sicil nezdinde tescil ve ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, bu çerçevede 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 416. ve 417. maddeleri hükümleri dikkate alındığında bu genel kurul kararlarının yok hükmünde ya da iptal edilebilir nitelikte olmadığının anlaşılacağını, genel kurulların ve alınan kararların davacının malumu olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.3.Davalı ... Otel İşletme ve Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.'nin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalılar ... ve ...'nin diğer davalı ... Otel İşletme ve Gayrimenkul Geliştirme AŞ'nin ortakları olduğu, hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre davalı şirketin kurulduğu 2013 yılından itibaren her yıl zarar ettiği, bu nedenle 100.000,00 TL kuruluş sermayesinin 89.369,20 TL'sini kaybettiği ve kaydi değerlere göre iflas durumuna geldiği, davalı şirketin 2015 yılından itibaren teknik olarak iflas durumunda olduğu, bu tarihten itibaren faaliyetinin bulunmadığı, yine şirketin incelenen ticari defterleri ve kurumlar vergisi beyannamelerine göre davalılar ... ve ...'nun davalı şirketi zarara uğratmadıkları, davalıların yönetime geçmesinden sonraki dönemde şirket zararının önceki dönemlere göre azaldığı, söz konusu zararın da şirketin zaruri giderlerinden kaynaklandığı, davalı şirketin kâr payı dağıtımı ile ilgili herhangi bir genel kurul kararının bulunmadığı, yine kuruluşundan itibaren hiçbir zaman kâr etmediği, aksine her yıl zarar ettiği, bu nedenle davacının talep edebileceği herhangi bir kâr payı alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA.Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı ... Otel İşletme ve Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. yetkililerinin davalı şirketi zarara uğrattığından bahisle uğranılan zararın tespiti ile söz konusu zararın davalı şirkete ödenmesi, yine davalı şirket tarafından ödenmeyen kâr paylarının tahsili istemine ilişkindir.B.Değerlendirme ve GerekçeMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna davacı vekili, davalı şirketin maliki bulunduğu parsel ile komşu parseller üzerinde otel işletmeciliği yapmak üzere kurulduğunu, ancak bu taşınmazlar üzerinde otel işletmeciliğinin ... Hotel İşletmeciliği A.Ş. adıyla kurulan şirket tarafından yapıldığını, bu şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanının davalılardan ... olduğunu, bilirkişi raporunda şirkete ait ... İli, ..... İlçesi, 8700 ada, 17 sayılı parselde kayıtlı taşınmazın hangi amaçla kullanıldığı, kira gelirinin olup olmadığı, şirketin ana faaliyet konusu olan otel işletmeciliğinin maliki olduğu taşınmazda yapılıp yapılmadığı, işletme olarak kiraya verilip verilmediği, verildi ise buradan elde edilen gelirin ne şekilde kullanıldığı konusunda inceleme yapılmadığını ileri sürerek itiraz etmiş olup Mahkemece 17.06.2020 tarihli celsede bilirkişi raporunun iddiaları değerlendirdiği, taraf itirazları ile ilgili mahkemece karar verilebileceği gerekçesi ile yeniden rapor aldırılması taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, Mahkemece karar yerinde davacı vekilinin rapora vaki itirazları hakkında bir değerlendirme yapılmamış olup, itirazlar cevapsız bırakılmıştır. Bu sebeple eksik incelemeye dayalı hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.