Tescilli markalar arasında karıştırılma ihtimali oluşturan figüratif işaretin kötü niyetle kullanımından kaynaklanan hükümsüzlük davası kararı.
Özet: Davacı, tescilli markalarının ayırt edici temel unsuru olan figüratif ... karakterinin, davalıya ait ... ... + figüratif ... şekli markasında da benzer biçimde kullanılması nedeniyle tüketicilerde karıştırılma ihtimali doğurduğunu ve tescilin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir; Bölge Adliye Mahkemesi, uzman raporu ve önceki yargı kararlarını dikkate alarak, aynı sınıfta tescilli tarafların markaları arasında yüksek düzeyde benzerlik, davacının seri marka sahipliği, davalının markasındaki ayırt edicilik katmayan unsurlar ve kötüniyetli tescil sebebiyle ortalama tüketicinin yanılabileceği kanaatiyle davayı kabul etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: KabulBölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2006/.., 2005/.., 2011/.., 2011/.. ve 2011/.. numaraları ile tescilli markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin tescilli markalarının ortak özelliğinin “...” ibaresinin yanı sıra esas unsurlarının figüratif “...” harfi olması olduğunu, söz konusu markaların mizanpajına bakıldığında kelime unsurunu oluşturan “...” kelimesinin markanın üst kısmında büyük harf karakterleri ile fakat markanın diğer ana unsurunu oluşturan figüratif “...” harfinin ise daha baskın bir biçimde ve kelime unsuruna göre daha büyük ve daha dikkat çekecek biçimde tertip edildiğini, markalara asıl karakterini veren ana unsurun figüratif “...” harfi olduğunun göze çarptığını, davalı adına 2010/... sayı ile tescilli “... ... + figüratif ... şekli” markasının ise müvekkilinin markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu, nitekim taraflar arasında figüratif “...” harfi sebebiyle pek çok dava görüldüğünü ve müvekkilinin bu davaları kazandığını, bazılarının kesinleştiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2010/... sayılı “... ... + figüratif ... şekli” markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu markanın tescil tarihinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra dava açtığını, davacının davalıya ait diğer markalarla ilgili davalar açtığı halde eldeki dava konusu markayla ilgili dava açmadığını, ayrıca Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ███████ E., ███████ K. (yeni Esas ████████) davanın mevcut olduğunu ve bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili davalının markasında yer alan "..." ibaresinin tanımlayıcı ibare olduğunu, markalar arasında bütüncül izlenimde benzerlik bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 11.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacının seri marka sahibi olduğu, taraf markaları arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu ve her iki taraf markalarının da aynı sınıfta tescilli oldukları, markaların hitap ettiği kitlenin tüm sigara içenler olduğu ve bu nedenle ortalama tüketicinin dikkate alınması gerektiği, ortalama tüketicilere göre değerlendirme yapıldığında markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının "...", "..." ve "..." seri markalarını tescil ettirdiği, tüm markaların davacıya ait markaların esas unsurunu oluşturan figüratif "..." harfini içerdiği ve davalının marka tescillerinin kötüniyetli olduğunun mütalaa edildiği, davacının 2005/... numaralı "...+Şekil" markasının 18.09.2008 tarihinde 34. sınıfta, 2005/ .. numaralı "... ...+Şekil" markasının 18.09.2008 tarihinde 34. sınıfta, 2006/.. numaralı "... ... ...+Şekil" markasının 11.02.2010 tarihinde tescilli olup tescil önceliğinin davacıda olduğu, taraf markalarının 34. sınıfta aynı emtialarda tescilli olduğu, davalı markasının “... ... ...+Şekil” ibaresinden oluştuğu, “...” ibaresinin figüratif “...” unsuru ile davacı tarafça daha önce tescil edildiği gibi tütün mamullerinde ürünün ince olduğunu gösterdiği, yani tanımlayıcı olup davalı markasına ayırt edicilik katmadığı, davalının marka başvurusunda davacının figüratif “...” şekil ibaresini aynı zemin ve yazı tonu ile kullandığı, davalı markasındaki “...” ibaresinin davalı markasına ayırt edicilik katmadığı, taraf markalarındaki sınıfsal aynılık, markadaki ön planda olan “...” harfinin aynı renk ve yazım şekli ile yazılması dikkate alındığında karıştırılma ve davacı markasının serisi gibi algılanma ihtimali bulunduğu, taraflar arasında önceden beri süregelen uyuşmazlıklara ilişkin kesinleşmiş yargı kararlarında da davacı markalarındaki “...” logosunun ayırt edici olup sigara ve tütün mamulleri sektöründe yüksek düzeyde ayırt edici olduğu ve davalı tarafça markasında kullanılması nedeniyle karıştırılma ihtimali yarattığının tespit edildiği, her ne kadar tütün mamullerinin hitap ettiği kitle 18 yaşından büyük, belli alışkanlıklarla hareket eden ve alıştığı tat ve keyfi veren ürünleri ismiyle isteyen kişiler olduğundan dikkat seviyesinin ortalama tüketici olarak tanımlanan tüketici kitlesinden biraz daha yüksek olduğu ve tütün mamullerinin rafta satılmadığı, tüketicinin satıcıdan ismiyle istediği, bu nedenle taraf markaları arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı ileri sürülmüşse de gerek tescile konu emtialar arasında sigara ürünü dışında ürünlerin de bulunması ve gerekse de markalar arasında “...” figüratif unsur yönünden yüksek düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle davacı markasının serisi gibi algılanma riski bulunduğundan bu istinaf sebebine itibar edilmediği, davalı markasının 01.08.2013 tarihinde tescil edildiği, davanın 30.09.2016 tarihinde beş yıllık sessiz kalma süresi dolmadan açıldığı sonuç olarak davanın kabulü ve davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin karar yerinde ise de Mahkeme karar gerekçesi düzeltilmekle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulünün gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm tesis edilerek davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2010/... numaralı "... ... + Figüratif ... Şekil" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı adına tescilli 2010/... sayılı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.V. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.