Mimari eser müellifi ile şirketinin, üniversitenin projeleri izinsiz kullanması, çoğaltması ve değiştirmesi nedeniyle FSEK uyarınca talep ettiği maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Bir mimarlık firması ve projenin müellifi olan ortağı tarafından açılan davada, davalı üniversitenin, kendilerine ait üniversite yerleşkesi mimari projelerini izinsiz olarak çoğaltması, kullanması ve değiştirmesiyle Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan doğan mali ve manevi hakları ihlal ettiği iddia edilmiştir; ilk derece mahkemesi, davalı üniversitenin, davacılara ait mimari projelerden orman, ziraat ve hukuk fakültesi binalarını izinsiz çoğalttığını ve projelerde fonksiyonel de olsa izinsiz değişiklikler yaptığını tespit ederek, davacıların mali ve manevi haklarının ihlal edildiğine karar vererek, emsal sözleşme bedelinin üç katı ile manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
:████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
:Kısmen kabulİLK DERECE MAHKEMESİ
:İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
:███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardır mimarlık alanında hizmet verdiğini, bu kapsamdaki yarışmalarda birçok ödül aldığını, diğer müvekkili ...’un ise dava konusu mimari eserlerin sahibi ve davacı şirketin ortağı olduğunu, “... Devlet Mühendislik- Mimarlık Akademisi” proje işinin, Bayındırlık Bakanlığı tarafından yarışmaya çıkarıldığını, birinciliği kazanan müvekkillerinin sonradan "... Üniversitesi Batı Yerleşkesi” adını alan projeyi uyguladıklarını, Akademinin üniversiteye dönüşmesi ile oluşan ihtiyaçlar doğrultusunda, batı yerleşkesinin devamı olarak bu defa doğu yerleşkesi proje ve uygulamasının yine müvekkilleri tarafından yapıldığını, davalı tarafından müvekkillerinden izin alınmaksızın batı yerleşkesinde müvekkilinin projesi kullanılarak/ uygulanarak eklemeler veya eksiltmeler yapıldığını, doğu yerleşkesinde ise, projesinin yeni binalar ve tadilatlar uygulanması suretiyle benzeri binaların inşa edildiğinin ve ayrı bir ihale ile yerleşkedeki mimari bütünlüğü bozan yeni bir İktisat Fakültesinin inşa edildiğinin öğrenilmesi üzerine ihtarname ile vaki el atmanın giderilmesi için davet yapıldığını, çabaların semeresiz kaldığını, davalının ödeme yapmayı reddettiğini ileri sürerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca müvekkillerinin korunan haklarına vaki el atmanın giderilmesi için anılan yasanın 68. maddesi uyarınca varsa emsal sözleşme bedeli olarak şimdilik 150.000,00 TL’nin belirlenecek miktarırın üç katının, dava tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi ile birlikte, FSEK'in 18. maddesine aykırılık nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sözleşme bedeli talebini 770.137,80 TL'ye çıkarmıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin müvekkili üniversiteye proje yaptığını, diğer davacının ise projenin müellifi olduğunu, davacı şirketin müvekkili üniversiteye karşı dava açabilmesi için diğer davalı proje müellifinden mali hakları yazılı bir sözleşmeyle devralmış ya da ruhsat almış yahut yasal olarak bu hakları kendisine geçmiş olmasının gerektiğini, davacı şirketin dosyaya böyle bir sözleşme ibraz etmediği için aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, dava dilekçesinde FSEK’in 18. maddesine dayanıldığını, davacı ...'un mali haklarını diğer davacıya devrettiyse/ lisansladıysa ya da yasal olarak bu hakları şirkete geçmiş ise artık davacı ...’un aktif husumet ehliyetinden söz edilemeyeceğini, FSEK’in 18. maddesine göre mali hakları devralan ya da ruhsat alan kişinin eserden doğan hakları kullandığını, anılan maddenin gerekçesinde de açıkça bu kullanımın hem mali hem de manevi hakları kapsadığı yazdığını, bu nedenle de projenin müellifinin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında mimari projenin mali haklarının devrine yönelik bir sözleşme bulunmadığından davacı tarafın doğu yerleşkesi mimari projeye yönelik Orman Fakültesi, Ziraat Fakütesi ve Hukuk Fakültesi binaları bakımından çoğaltmaya yönelik rızası bulunmadığı, mimari proje vasfındaki eserin çoğaltılarak kullanıldığı, yapılan değişiklikler açısından ise bunların fonksiyonel olduğu, bu nedenle davacıların mali ve manevi haklarının ihlal edildiği, Orman Fakültesi, Ziraat Fakültesi ve Hukuk Fakültesi binaları; İlahiyat Fakültesi binası projesinden çoğaltma şeklinde yapıldığından bu fakülte binaları için müellife ödenmesi gereken proje bedellerinin Mimarlar Odasının “En az bedel hesabı” hesaplama yöntemine göre çoğaltma bedelinin dikkate alındığı, FSEK’in 70/1 hükmüne dayanılarak manevi tazminat talep edilebilmesi için öncelikle talepte bulunanın FSEK tarafından korunan hak ve menfaatleri olduğunun kanıtlaması gerekeceği, FSEK’in 70/1 hükmü uyarınca manevi tazminat talep edilebilmesi için eser/ hak sahibinin bir zarara uğramasının gerekmeyeceği, sadece Kanun'un saydığı haklardan birisinin ihlâl edilmiş olmasının yeterli olduğu, davacılara ait eserde izinsiz değişiklik yapıldığı için FSEK'in 70/1 hükmü uyarınca manevi tazminat talebi şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, FSEK’in 68. maddesi gereğince belirlenen 256.712,60 TL rayiç bedelin 3 katı olan 770.137,80 TL’nin, dava tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mimari projenin FSEK’in 2/3 hükmü gereğince ilim ve edebiyat eseri niteliği taşıdığı, davacıların eser sahibi olduğu projenin rızaları olmaksızın çoğaltılarak davalı üniversitenin doğu yerleşkesindeki binalarda kullanıldığı, Mahkemece doğu yerleşkesi yönünden FSEK’in 68. maddesine dayalı maddi tazminat isteminin kabul edilmesi yerinde olduğu, mimari projenin ilim eseri olarak, mimari yapının ise güzel sanat eseri olarak korunabileceği, her iki koruma birbirinden bağımsız olduğundan dosyada mahallinde keşif yapılarak alınan raporda Üniversitenin batı yerleşkesinde davaya konu olunan binaların estetik değere sahip olmadığının, güzel sanat eseri olarak değerlendirilemeyeceğinin gerekçeli olarak açıklandığı, ikinci bilirkişi raporunda da mimari projeye dayalı hakların korunması gerektiğinin belirtildiği, bu durumda batı yerleşkesindeki kütüphane bölümünde %20 oranına fonksiyon değişikliği yapılmış ise de FSEK kapsamında korunanın mimari proje olduğu, bilirkişilerin binanın güzel sanat eseri olarak değerlendirilebilecek mimari eser olmadığına dair teknik tespitleri dikkate alındığında kütüphane bölümündeki değişikliğe dayalı maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, bilirkişi raporundaki hesaplama denetime ve hükme elverişli olmakla Dairece hesaplama yapıldığı, Mahkemece kabul edilen toplam 256.712,60 TL’den kütüphane bölümü yönünden ayrı hesaplanan 8.218,60 TL’nin mahsubu ile rayiç değerin 248.494,00 TL olarak hesaplandığı, FSEK’in 68. maddesine göre üç katı tazminatın 745.482,00 TL olduğu, davalı Üniversitenin harçtan muaf olduğu, harçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davanın kısmen kabulüne, FSEK’in 68. maddesi gereğince belirlenen 248.494,00 TL rayiç bedelin üç katı olan 745.482,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacıların eser sahibi oldukları binalarda eklemeler, eksiltmeler, değişiklikler yapıldığı, projenin izinsiz çoğaltılatak yeni binalar ve tadilatlar yapılmak sureti ile eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların ihlal edildiği iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacılar vekilince temyize konu edilen toplam miktar 24.665,80 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.2.Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin MİKTARDAN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.