Yargıtay, asliye ceza mahkemesinin mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından hükmettiği mahkumiyet kararlarını, temel adli para cezasının hatalı hesaplanması, kamu hizmetine ayrılmış araca zarar verme suçunda yanlış kanun maddesinin uygulanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemelerinin göz ardı edilmesi gerekçeleriyle oybirliğiyle bozmuştur.
Özet: Yerel mahkemenin mala zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından sanıklar hakkında verdiği mahkumiyet kararı; mala zarar verme suçuna ilişkin temel adli para cezasının hatalı belirlenmesi, belediyeye ait araca verilen zararın suç vasfının 765 sayılı TCKnın ilgili maddesinde yanlış nitelendirilerek kamu hizmetine tahsis edilmiş binalara zarar verme suçu kapsamında değerlendirilmesi ve hüküm sonrası yürürlüğe giren CMKnın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesinin sanıkların hukuki durumları açısından değerlendirilmemesi nedenleriyle bozulmuştur.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
: Mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnmeHüküm
: Tüm sanıklar hakkında;1- 765 sayılı TCK'nın 258/1, 55/3, 647 sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme2- 765 sayılı TCK'nın 516/3, 55/3, 72, 647 sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet, ertelemeDosya incelenerek gereği düşünüldü
:Suç tarihinde sanıkların 18 yaşını doldurmamış olmaları nedeniyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25. maddesine aykırı olarak duruşmalarda Cumhuriyet savcısının bulunmaması gerektiğinin gözetilmemesi telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce sonradan benimsenen 13.12.2005 tarih 2005/8-████████ sayılı kararına göre, mala zarar verme suçundan ceza verilirken suç tarihi itibariyle temel adli para cezalarının 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi ile "450 TL" yerine "489 TL" olarak fazla ceza tayini,2- 765 sayılı TCK'nın 516/3. maddesinin kamu hizmetine ayrılmış binalarla eklentilerine veya bunların mütemmim cüz'ünü teşkil eden taşınır nitelikteki eşya ve parçalarına zarar verilmesi halinde uygulanabileceği, belediyeye ait araca zarar veren sanıkların eylemlerinin aynı Kanunun 516/ilk maddesi kapsamında bulunduğu, hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı,3- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesindeki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na ilişkin düzenleme karşısında; suçların niteliği hükmolunan cezaların türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kayıtları da değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 20.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.